Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Bir dizi dekoru nasıl oldu da bilimsel makaleye konu olan tarihi eser ilan edildi

İstanbul Tuzla’da çekilen “Tozkoparan İskender” dizisi için üretilen ahşap bir

İstanbul Tuzla’da çekilen “Tozkoparan İskender” dizisi için üretilen ahşap bir dekorun önce resmi makamlarca “tarihi eser” olarak tescil edilmesi, ardından üzerine akademik makaleler yazılarak bilim dünyasına tanıtılması şaşkınlık yarattı. Hayali bir karakterin Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşadığının iddia edildiği o skandalın tüm detayları ortaya çıktı.

İstanbul’un Tuzla ilçesinde 2019 yılında çekimleri gerçekleştirilen bir çocuk dizisi, Türk akademi ve koruma tarihine geçecek cinsten bir karışıklığın fitilini ateşledi. TRT Genç kanalında yayınlanan Tozkoparan İskender dizisi için hazırlanan ve çekimler bittikten sonra alanda bırakılan ahşap bir dekor, uzmanlar tarafından gerçek bir “menzil taşı” zannedildi. Bu büyük yanılgı, sadece bir tahmin olarak kalmadı ve 26 Şubat 2025 tarihinde İstanbul 5 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından resmi olarak tarihi eser sıfatıyla kayıt altına alındı.

Tescil işleminin ardından söz konusu ahşap parça, koruma ve konservasyon işlemleri için İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ne nakledildi. Ancak olay burada son bulmadı. İki araştırmacı, dizi dekoru olduğu anlaşılamayan bu obje üzerinden kapsamlı bir akademik çalışma yürüterek Karadeniz Araştırmaları isimli hakemli dergide bir makale yayımladı.

Hayali Karakter Yeniçeri Ocağına Kabul Edildi

Yayımlanan bilimsel makalede, dizi karakteri olan Tozkoparan İskender’in gerçek bir tarihi şahsiyet olduğu ve bulunan bu ahşap parçanın ona ait “ilk ve tek menzil taşı” olduğu iddia edildi. Makalede, bir kurgu karakteri için şu ifadelere yer verildi: “Tozkoparan İskender, Türk okçuluk tarihinin en büyük üç kemankeşinden biri olup yaşadığı devre damga vurmuş isimlerdendir. Ekmekçiler Bölüğü’nde acemi oğlan iken küçük yaşta okçuluğa heves etmiş olan İskender, Fatih devri kemankeşlerinden Molla Hüsrev’in kulu Kadıkulu Hüsam’dan okçuluk dersleri görüp kabza almıştır.”

Araştırmacıların hayal gücü makale boyunca devam etti. Hiç yaşamamış bir karakterin orduyla seferlere katıldığı ve rekorlar kırdığı bilimsel bir dille şöyle anlatıldı: “Ayrıca Şeyh Hamdullah Efendi’den de bir süre okçuluk dersleri alan İskender, gösterdiği başarıları sebebiyle Yeniçeri Ocağı’na kabul edilmiştir. Tozkoparan İskender, döneminin en uzun menzil rekorlarını kırmış ve en çok menzil bozan kemankeş olarak tarihe geçmiştir. İmparatorluğun çeşitli vilayetlerinde on farklı rekor kırarak adına menzil taşı diktirmiştir.”

Akademik Dünyayı Sarsan Eleştiri Yazısı

Bu “bilimsel” çalışma üzerine, 2026 yılında Dr. Şükrü Seçin Anık tarafından bir eleştiri makalesi kaleme alındı ve önceki çalışmadaki iddialar reddedildi. Karadeniz Araştırmaları Dergisi’nin 23. cildinde yayımlanan bu düzeltme yazısında, popüler kültürün akademik çalışmaları nasıl sabote ettiği vurgulandı. Dr. Anık, eleştiri yazısında şu çarpıcı ifadeleri kullandı: “Ahmet Şen ve Sude Saki tarafından Karadeniz Araştırmaları Dergisi’nin 88. sayısında yayınlanan makale (Şen & Saki, 2025, s. 1659-1671), sosyal bilimlerde multidisipliner çalışmaların ehemmiyetini ortaya koyması koyuyor olması bir yana, popüler kültürün yarattığı bilgi kirliliğinin akademik çalışmaları nasıl sabote ettiğinin en açık göstergesidir.”

Durumu “trajikomik” olarak nitelendiren Öğretim Üyesi Dr. Anık, söz konusu objenin bizzat kendisinin danışmanlık yaptığı bir set dekoru olduğunu açıkladı. Anık, “Alanım itibarıyla okçuluğa dair akademik çalışmaları takip ediyorum. Okçular Vakfı’nda çalışırken hazırlanmasında danışmanlık yaptığım dizi dekorunun tarihi menzil taşı zannedilip hakkında akademik makale yazıldığını görünce şaşırdım. Zaten dekor, dizinin 14. bölümünde görünüyor. Menzil taşları mermerden olur. Okçular Vakfının yanı sıra bu konuda akademik çalışma yapan birçok isim var. Keşke danışsalardı” diyerek yaşanan akademik ihmali gözler önüne serdi.

Dizi Tanıtımı Gerçek Sanıldı

Olayın odağındaki dizi karakteri Tozkoparan İskender, TRT ekranlarında yayınlanan yapımda şu sözlerle tanıtılmıştı: “12 yaşında olmasına rağmen olağanüstü yeteneklere sahip olan kemankeş İskender, 2020 yılından yaşadığı döneme geri dönmez ise tarihin seyri değişecek.” Dizideki bu kurgusal zaman yolculuğu ve karakter hikayesi, araştırmacılar tarafından tarihsel bir gerçeklik olarak kabul edilince, ortaya Türk bilim tarihine geçecek bu garip hadise çıktı. Yaşananlar, akademik dünyada kaynak taraması ve saha araştırması süreçlerinin ne kadar hassas yürütülmesi gerektiğini bir kez daha kanıtladı.