Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ortadoğu’da tırmanan gerilim sonrası Türkiye’ye diz çöktürmek isteyenlere nasıl meydan okudu

Bu haberin fotoğrafı yok

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ortadoğu’daki savaşın 27. gününde yaptığı tarihi konuşmada bölgedeki büyük tehlikeye dikkat çekti. “Kimse Türkiye’ye diz çöktüremeyecek” diyen Erdoğan, İsrail’in saldırılarından mezhepçilik uyarısına, ekonomik hedeflerden Mescid-i Aksa’daki kısıtlamalara kadar pek çok kritik konuda çarpıcı mesajlar verdi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda gündeme dair hayati açıklamalarda bulundu. Ortadoğu’daki çatışmaların gölgesinde bölgenin içinden geçtiği zorlu süreci değerlendiren Erdoğan, İsrail yönetimini sert ifadelerle eleştirirken Türkiye’nin milli duruşundan taviz vermeyeceğinin altını çizdi. Savaşın 27. gününde tansiyonun düşmediği coğrafyada, Türkiye’nin barışın teminatı olmaya devam edeceğini vurguladı.

Bölgemiz Son Asrın En Sancılı Günlerini Yaşıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortadoğu’daki mevcut durumu son yüz yılın en büyük krizi olarak nitelendirdi. Masum çocukların hedef alındığı saldırılara değinen Erdoğan, “İsrail’in kışkırtmalarıyla 28 Şubat’ta İran’a karşı başlatılan savaş, bölgemizi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ediyor. Hiçbir günahı olmayan, hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar okullarında ders dinlerken füzelerin ve bombaların hedefi oluyor. Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor. Gözünü nefret ve kin bürümüş soykırım şebekesi, güya dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor.” ifadelerini kullandı.

Sınırların ötesinde yaşanan acıların Türkiye’nin kendi acısı olduğunu belirten Erdoğan, “Şunu bir defa açık açık söylemek isterim: Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısıyla yürekleri Kerbela’ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir. Bombaların enkaza çevirdiği şehirler aynı şekilde bizim şehirlerimizdir. Tahrip edilen, yıkılan, talan ve tarumar edilen yerler bizim bölgemizdir.” diyerek insani dramın boyutuna dikkat çekti.

Mezhepçilik Tuzağına Karşı Hayati Uyarı

Konuşmasında mezhepçilik fitnesine karşı bölge halklarına ve liderlerine seslenen Erdoğan, dökülen kanın renginin ve kimliğinin olmadığını ifade etti. Müslüman coğrafyasındaki ayrışmanın sadece saldırganların işine yaradığını söyleyen Erdoğan, “Bakın burada içim kan ağlayarak soruyorum; İsfahan’da, Tebriz’de, Tahran’da dökülen gözyaşlarının Erbil’de, Amman’da, Bağdat’ta, Beyrut’ta, Sana’da, Doha’da, Riyad’da ve bölgemizin diğer kardeş şehirlerinde dökülenlerden Allah aşkına ne farkı var? Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali olmasının, Murtaza olmasının, Ömer olmasının, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var?” sorusunu yöneltti.

Savaşın faturasının tüm insanlığa kesildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı, “İster İran’da ister Körfez’de olsun, atılan her füzeyle zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz? Bu anlamsız savaş sebebiyle kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi? 27 gündür hiçbir ilke, değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın, Türk, Kürt, Arap ya da Farisi olmamızın Allah aşkına bir farkı var mı? Bakınız tüm samimiyetimle soruyorum; mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kanlar, soruyorum, bizim değil mi?” diyerek birlik çağrısında bulundu.

Mescid-i Aksa ve Ekonomik Kararlılık Mesajı

İbadet özgürlüğüne yönelik kısıtlamalara da değinen Erdoğan, Mescid-i Aksa’da yaşanan durumun kabul edilemez olduğunu belirtti. Erdoğan, “Mescid-i Aksa’da 1967’den bu yana ilk kez bayram namazı eda edilmedi. Bu kural tanımazlık iki milyar Müslümanın inancına yapılmış küstah bir saldırıdır. Hangi bahaneyle olursa olsun, Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet etme hakkı gasbedilemez, engellenemez, yasaklanamaz.” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Savaşın küresel ve yerel ekonomiye etkilerini de değerlendiren Cumhurbaşkanı, halkı koruma sözü verdi. Ekonomik hedeflere bağlılığın sürdüğünü ifade eden Erdoğan, “Önceliğimiz savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden halkımızı korumaktır. Belirsizliğin ve tedirginliğin küresel düzeyde tırmandığı mevcut şartlarda piyasalarda dalgalanmaların yaşanmasını doğal karşılıyoruz. Dönemsel sıkıntılarımız olabilir. Geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan arızi durumlar Allah’ın izniyle bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır. Hedeflerimize bağlıyız. İnşallah eninde sonunda menzile vasıl olacağız.” dedi.

Kimse Bu Türkiye’ye Diz Çöktüremeyecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her türlü iç ve dış baskıya rağmen dimdik ayakta kalacağını belirterek konuşmasını şu güçlü ifadelerle noktaladı: “Şunu herkes bilsin ki devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine, savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız. Nice kifayetsiz muhteristen yediği darbelere rağmen yıkılmayan, sendelemeyen, tam tersine kaya gibi sağlam duran bir Türkiye gerçeği var. Kimse bu Türkiye’ye diz çöktüremeyecek. Göreceksiniz inşallah kazanan Türkiye olacak. Kazanan 86 milyon mensubuyla Türk milleti olacak. Kazanan kardeşlik olacak, barış olacak, adalet olacak, barışı savunanlar olacak.”

Muhalefetin tutumunu da eleştiren Erdoğan, Türkiye’nin izlediği politikanın doğruluğuna olan inancını yineledi. Erdoğan, “Türkiye doğru yoldadır, doğru yerdedir, doğru bir politika izlemektedir. Hem kardeş İran halkı hem kardeş Körfez ülkeleri hem de tüm dünya bunun bilincindedir. Türkiye partisi olmayı bir türlü beceremeyen CHP’nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz. CHP’li aktörlerce körüklenen savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacağız.” diyerek sözlerini tamamladı.