Reşit Kemal AS – 02 Nisan 2026
Bazı çocuklar vardır…
Sizinle aynı gökyüzüne bakar ama aynı dünyayı görmez.
Aynı odada oturur ama başka bir evrende yaşar.
Siz konuşursunuz… onlar susar.
Ama o sessizlik, aslında insanlığın en yüksek çığlığıdır.
Bugün, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü.
Ama gelin dürüst olalım…
Bu sadece bir “farkındalık günü” değil.
Bu, bizim insanlığımızla yüzleşme günümüz.
📌 Onlar Eksik Değil… Biz Anlayamıyoruz
Otizm bir eksiklik değil.
Bir fazlalık…
Duygunun, hassasiyetin, algının fazlalığı.
Bir ses… bize sıradan gelir,
onlar için fırtınadır.
Bir ışık… bize aydınlık gelir,
onlar için göz yakıcı bir çığlıktır.
Biz dünyaya uyum sağlarız,
onlar dünyaya katlanır.
Ve en acısı şu:
Biz hala onları “düzeltmeye” çalışıyoruz…
Oysa düzelmesi gereken, onları anlamayan biziz.
📌 Bir Annenin Sessiz Çöküşü
Bir annenin gözlerine baktınız mı hiç?
Otizmli bir çocuğun annesine…
Gece herkes uyurken, o uyuyamaz.
Çünkü çocuğu konuşmaz…
Ama onun yerine bütün korkuları konuşur.
“Ben ölürsem, ona kim bakacak?”
Bu cümle…
Bu ülkede binlerce annenin boğazında düğümlü duruyor.
Babalar susar.
Toplum bakar ama görmez.
Devlet çoğu zaman geç kalır.
Ama o anne… asla vazgeçmez.
İşte asıl kahramanlık budur.
Sessiz, alkışsız, görünmeyen bir direniş…
📌 Asıl Engelli Kim?
Otizmli çocuk değil…
Onu dışlayan okul engellidir.
Otizmli birey değil…
Ona iş vermeyen sistem engellidir.
Sorun onların farklılığı değil…
Sorun bizim tahammülsüzlüğümüz.
Bir çocuk parkta bağırdı diye
onu susturmaya çalışan gözler…
Asıl sessiz kalması gerekenlerdir.
📌 Bir Gün Değil, Bir Vicdan Meselesi
Bugün mavi ışıklar yakacağız…
Sosyal medyada paylaşımlar yapacağız…
Belki birkaç cümleyle “farkındalık” göstereceğiz.
Peki ya yarın?
Yarın yine o çocuk
aynı parkta yalnız kalacaksa…
Yarın yine o anne
aynı korkuyla yaşayacaksa…
Bugün yaptığımız her şey,
sadece bir vicdan makyajıdır.
📍 Onları Değil, Kendimizi Değiştirelim
Otizm bir hastalık değil…
Bir bakış açısıdır.
Ve belki de bu dünyaya,
bizden daha temiz bakan bir penceredir.
Onları susturmayın…
Onları zorlamayın…
Onları “normalleştirmeye” çalışmayın…
Çünkü belki de
asıl normal olan onlar,
yoldan çıkan biziz.
Bugün bir çocuğun elini tutun.
Bir annenin yükünü anlayın.
Ve kendinize şu soruyu sorun:
“Ben gerçekten insan mıyım…
yoksa sadece kalabalığın bir parçası mı?”


YORUMLAR