İstanbul Pendik’te otopark meselesi yüzünden çıkan tartışmada komşusu Hüseyin Teke’yi küçük kızının gözleri önünde kurşun yağmuruna tutarak öldüren oto galeri sahibi Seyfettin B.’nin savcılık ifadesi ortaya çıktı. “Her şey bir anda oldu” diyerek kendisini savunan zanlının anlatımları ve olay anına dair görgü tanıklarının beyanları, apartman dairesinde yaşanan dehşetin boyutunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
İstanbul’un Pendik ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde 23 Mart tarihinde yaşanan trajik olayda, aynı binada ikamet eden komşular arasında otopark alanı kullanımı nedeniyle başlayan gerginlik cinayetle sonuçlandı. İddiaya göre, oto galeri sahibi olan Seyfettin B.’nin iş yerine ait fazla araçları bina otoparkına park etmesi, komşusu Hüseyin Teke ile aralarında telefonla başlayan bir tartışmaya yol açtı. Kısa sürede büyüyen bu gerginlik, tarafların apartman içerisinde yüz yüze gelmesiyle kanlı bir hesaplaşmaya dönüştü.
Küçük Kızının Gözleri Önünde Hayatını Kaybetti
Apartman boşluğunda karşılaşan taraflar arasındaki tartışma saniyeler içinde kavgaya evrildi. Seyfettin B.’nin yanında taşıdığı silahı ateşlemesi sonucu Hüseyin Teke, 11 yaşındaki kızının yanında ağır yaralandı. Aldığı ilk kurşun yarasına rağmen saldırganın elindeki silahı etkisiz hale getirmeye çalışan Teke, arbede sırasında silahın ikinci kez ateş almasıyla kalbinden vuruldu. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen talihsiz adam kurtarılamazken, hafif yaralanan Seyfettin B. tedavisinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Zanlının Savunması Her Şey Bir Anda Oldu
Cinayet zanlısı Seyfettin B., savcılıkta verdiği ifadesinde olay anını tam olarak hatırlamadığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Her şey bir anda oldu. Hüseyin’in bana ateş ettiğini gördükten sonra kendimi savunmak için ateş etmiş olabilirim. Hedef gözetmedim. Öldürme kastım yoktu. Ölen Hüseyin Teke komşum olur. Kendisiyle aramızda önceden husumet yoktur. Şahıs, benim hatırladığım kadarıyla 2 alt katımda ikamet etmekteydi. Otopark tarihinde araçlarımızdan birini otoparkta kendi yerime park etmiştim, diğer aracımızı da aracının olmadığını bildiğim Fatih isimli komşumuzun yerine park etmiştim. Akşam saat 19.00 sıralarında Hüseyin Teke beni arayarak aracımı ne zaman çıkartacağımı, kendisinin araçlarını koyamaması sebebiyle sıkıntı yaşadığını söyledi. 1-2 gün sonra çıkacağını söyledim. Konuşmayı sonlandırdık.”
İfadesinin devamında gerginliğin nasıl tırmandığını anlatan Seyfettin B., “Sonrasında ben, aracı Fatih abinin yerine park ettiğimi hatırlayarak Hüseyin Teke’yi geri aradım. Onun yerine park etmediğimi, beni neden aradığını sordum. Bunun üzerine şahıs sinirle ‘Sen Allah mısın? Ben seni arayamaz mıyım?’ diye tepki gösterdi. Konuşma sırasında ikimiz de gerildik, konuyu yüz yüze konuşalım diyerek telefonu kapattık. Benim ikametimde kendime ait taşıma ruhsatlı tabancam vardır. Bu tabancamı her zaman ikametimden çıkarken yanıma alırım. Yine o gün tabancayı alıp Hüseyin’in dairesinin bulunduğu kata indim, Hüseyin de beni bekliyordu. Benimle bağırarak konuşmaya başladı. Hakaret etmedi ancak telefondaki ‘Sen Allah mısın?’ söylemlerini tekrarladı. Sonra da üzerinden tabancasını çıkardı, benim boğazıma dayadı. ‘Seni öldüreceğim’ şeklinde sözler söyledi. Bunun üzerine ben de tabancamı çıkardım ve ona gösterdim, ancak yere doğrulttum.” şeklinde konuştu.
Amacım Silahı Görüp Geri Adım Atmasıydı
Olayın tırmandığı anlara dair detaylar veren zanlı, annesinin de olaya tanıklık ettiğini belirterek, “Amacım silahı görüp geri adım atmasıydı. İkimiz de dip dibeydik. Hüseyin Teke beni kendi dairesinin önüne kadar çekiştirdi ve ittirdi. Bu esnada seslerimizi duyan annem Songül Bıyık yanımıza geldi. Annem bizi o halde görünce panikledi. Hüseyin’e bağırdı. Ben annemi o halde görünce çok üzüldüm. Silahımı cebime koyup annemle birlikte kendi daireme doğru çıkarken Hüseyin Teke peşimizden geldi. Beni kendine doğru çekiştirip tabancasıyla ateş etti. Olayın şokuyla nereye ateş ettiğini, kaç el ateş ettiğini anlamadım. Ayağımdan yaralandığımı görünce kendimi kaybettim. Annemi de göremedim, her şey bir anda siyah beyaz oldu. Tabancamla Hüseyin’e ateş ettiğim anı hatırlamıyorum. Hedef gözetme şansım zaten yoktu. Kaç el ateş ettiğimi de hatırlamıyorum.” dedi.
Pişman olduğunu dile getiren Seyfettin B., ifadesini şu sözlerle tamamladı: “Tabancamda 14 mermi vardı. Olaydan sonra emniyette silahımda 7 mermi kaldığını söylediler. Gözümü açtığımda ayağımın koptuğunu görünce kendimi asansöre attım ve kendi katıma çıktım. Ne Hüseyin’i ne de annemi görmedim. Silahımın kurulu olduğunu görünce şarjörü çıkarttım ve emniyete aldım. Okan isimli komşumuz yanıma geldi ve havluyla müdahalede bulundu. Kesinlikle Hüseyin’i öldürme kastıyla hareket etmemiştim. Hüseyin’in ateş etmesi üzerine kendimi kaybederek ateş ettim. Zaten aramızda öldürmeyi gerektirecek bir husumet yoktu. Hüseyin’in eşi olaydan sonra yerden bir şeyler aldığımı söylemiş ise de ben kendimde olmadığım için böyle bir şey yapmış olamam. İkametimde bir adet ruhsatlı, olayda kullanılan tabancam, bir adet kurusıkı tabanca ve bir adet boncuk tabancası bulunduruyordum. Olayda ben de yaralandım. Tedavim halen devam etmektedir. 2 defa ameliyat oldum. Olay sebebiyle pişmanım. Üzerime atılı suçlamayı anlattığım haliyle kabul ederim.”
Görgü Tanığı Dehşet Anlarını Anlattı
Binada yaşayan ve kavgayı ayırmak için aşağı inen tanık Okan Sadi ise emniyetteki ifadesinde gördüklerini şu şekilde aktardı: “Daire kapısını açıp kulak verdiğimde, aşağı katta Hüseyin Teke ile Seyfettin B.’nin tartışma seslerini duyan dördüncü kat komşusu, bağrışmaların ikinci kattan geldiğini belirtti. Merdivenden indiğim esnada Seyfettin B.’nin, Hüseyin Teke’ye yumruk attığını gördüm. İkisinin de elinde tabanca vardı. Seyfettin B.’nin yanında annesi olan Şengül B.’ta vardı. Yumruk atıldığını ve ellerinde silah olduğunu görünce geri yukarı doğru çıktım.”
Tanık Sadi, silah seslerinin ardından yaşananları ise şu sözlerle tarif etti: “Ben yukarı çıktığım gibi silah sesleri gelmeye başladı. Kimin kimi vurduğunu göremedim ancak ikisinin de elinde tabanca vardı. Yukarı çıkıp kendi ikametime girdim. Silah sesleri bittikten sonra çığlık sesleri duydum. Bunun üzerine tekrar aşağı indim. Hüseyin Teke’nin merdiven önünde yüzüstü, hareketsiz şekilde kanlar içinde yattığını gördüm. Hüseyin Teke’nin yanına gitmek isterken yukarıdan merdivenden bir kadın aşağı inerek Seyfettin B.’nin 4. kat asansör önünde kanlar içinde yerde olduğunu söyledi. Ben de evden havlu alarak Seyfettin B.’nin yanına çıkıp yaralandığı ayağına havlu ile tampon yaptım. Yaşanan bu olayda neden kavga ettiklerine dair bir bilgim yoktu ancak olay sonrasında kapalı otoparkta yer anlaşmazlığı yüzünden kavga ettiklerini öğrendim.”
