Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Türk siyasetinin duayen ismi Hüsamettin Cindoruk son yolculuğuna nasıl uğurlandı

Türk siyasetinin 70 yılına tanıklık eden, eski TBMM Başkanı Hüsamettin

Türk siyasetinin 70 yılına tanıklık eden, eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, İstanbul’da düzenlenen törenle ebediyete uğurlandı. Siyaset dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren cenaze töreninde hem büyük bir hüzün hakimken hem de liderler arasındaki dikkat çekici anlar kamuoyunun gündemine oturdu.

İstanbul’daki evinde rahatsızlanmasının ardından 25 Aralık 2025 tarihinde hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan eski TBMM başkanlarından Hüsamettin Cindoruk, 92 yaşında hayata gözlerini yumdu. Türk siyasetinin çınarlarından biri olan Cindoruk için Teşvikiye Camii’nde öğle namazını müteakip geniş katılımlı bir cenaze töreni düzenlendi. Törende Cindoruk’un eşi Dilek Cindoruk ve çocukları cami avlusunda taziyeleri kabul ederken, Türk bayrağına sarılı naaşın başında polis memurları nöbet tuttu.

Siyaset Dünyasının Önemli İsimleri Cenazede Buluştu

Cindoruk’un son yolculuğunda ailesini ve sevenlerini siyasetin önde gelen figürleri yalnız bırakmadı. Törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, eski bakanlardan Cavit Çağlar, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ve eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu katıldı. Cindoruk’un naaşı, kılınan cenaze namazının ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve CHP Lideri Özgür Özel’in omuzlarında cenaze aracına taşınarak Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel Arasında Dikkat Çeken Anlar

Cenaze törenine damga vuran olaylardan biri ise eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tavrı oldu. Kılıçdaroğlu’nun, tören alanında bulunduğu sırada mevcut CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in önünden geçerken tokalaşmaması ve selamlaşmaması kameralara yansıdı. Bu durum sosyal medyada ve siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırırken, konuyla ilgili ilk açıklama Özgür Özel’den geldi.

Yavuz Ağıralioğlu ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özgür Özel, yaşanan durumu bir dalgınlık olarak nitelendirdi. Özel, “Kemal Bey’in öyle bir selamsızlık gibi bir durumu normalde yok. Cenaze ortamı çok kalabalık. Kemal Bey hiçbirimizi öyle görmezden gelmez zaten yani her fırsatta görüşüyoruz konuşuyoruz onun o anda o dini tören ve o ortamın aşırı kalabalıklığı yüzünden olacak bir dalgınlıktır onun dışında asla Kemal Bey’den böyle bir şey beklemeyiz.” dedi.

Yassıada Mahkemelerinden Meclis Başkanlığına Uzanan Bir Ömür

1933 yılında İzmir’de dünyaya gelen Hüsamettin Cindoruk, hukukçu kimliği ve siyasi dehasıyla merkez sağın en önemli aktörlerinden biriydi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra siyasi kariyerine Demokrat Parti gençlik kollarında başlayan Cindoruk, Türkiye’nin en zorlu dönemlerine bizzat şahitlik etti. 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından Yassıada yargılamalarında 18 Demokrat Partili ismin avukatlığını üstlenen Cindoruk, mahkeme heyetine hakaret ettiği gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılmıştı.

1980 darbesi sonrasında Süleyman Demirel ile birlikte Zincirbozan’da zorunlu ikamete tabi tutulan Cindoruk, yasaklı dönemde Doğru Yol Partisi’nin (DYP) kuruluşunda kritik rol oynadı. Emanetçi genel başkan olarak partinin başına geçen Cindoruk, yasakların kalkmasıyla görevi Süleyman Demirel’e devretti. 1991 ile 1995 yılları arasında TBMM Başkanlığı görevini yürüten Cindoruk, Demirel’in Cumhurbaşkanı seçilmesiyle bir süre vekaleten Cumhurbaşkanlığı makamında da bulundu.

Demokrat Türkiye Partisi ve Siyasetteki Son Yılları

Siyasi yaşamı boyunca ilkeli duruşuyla tanınan Cindoruk, Tansu Çiller’in DYP Genel Başkanı olmasının ardından partiden ayrılarak 1997 yılında Demokrat Türkiye Partisi’ni (DTP) kurdu. 28 Şubat sürecinde kurulan koalisyon hükümetlerinde kilit rol oynayan Cindoruk, 1999 seçimlerinde partisinin baraj altında kalmasıyla genel başkanlıktan ayrıldı. 2009 yılında tekrar aktif siyasete dönerek Demokrat Parti Genel Başkanı seçilen tecrübeli siyasetçi, Anavatan Partisi ile birleşme sürecini başarıyla yöneterek 2011 yılına kadar bu görevi sürdürdü.