Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Ezgi Apartmanı davasında ortalık nasıl karıştı ve şov yapılacak bir dosya çıkışı kime ait?

Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve simge davalardan biri haline gelen

Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve simge davalardan biri haline gelen Ezgi Apartmanı duruşmasında tansiyon zirveye çıktı. Sanık avukatının mahkeme salonunda dile getirdiği “Ezgi Apartmanı şov yapılacak bir dosya” sözleri müşteki avukatlarının sert tepkisiyle karşılaşırken, 85 sayfalık yeni bilirkişi raporu ve flaş tahliye kararı davanın seyrini değiştirdi.

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde yerle bir olan ve çok sayıda kişiye mezar olan Ezgi Apartmanı ile ilgili 7’si kamu görevlisi toplam 11 kişinin yargılandığı davaya devam edildi. Mahkeme salonunda savunmaların yapıldığı sırada sanık avukatının kullandığı ifadeler, salonun bir anda karışmasına ve duruşmaya ara verilmesine neden oldu. Mahkeme Başkanı, bir önceki duruşmada Pamukkale Üniversitesi’ne gönderilen beklenen bilirkişi raporunun dosyaya ulaştığını belirterek oturumu açtı.

85 sayfalık bilirkişi raporunda kimler asli kusurlu bulundu?

Dava dosyasına giren 8 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 85 sayfalık kapsamlı raporda çarpıcı tespitler yer aldı. Raporda; müteahhit, statik proje müellifi, fenni mesul, pastane işletmesi ve belediye görevlilerinin asli kusurlu olduğu açıkça belirtildi. Sanıklardan fenni mesul Mehmet Tekin, rapora itiraz ederek heyetin teknik veriler yerine şahsi kanaatlerle hüküm verdiğini iddia etti.

Mehmet Tekin savunmasında, arsa sahibiyle müteahhit arasındaki sözleşmede geçen dubleks dairenin gerçekte var olmadığını savunarak, “O fotoğraflar tanıtım kataloğu, binada dubleks daire yoktur. Çatıya çıkan merdiven yoktur. Ben 40 yıllık inşaat mühendisiyim fenni mesulün proje denetleme yetkisi yoktur. Bilirkişiler edebiyatçılar gibi rapor yazmasınlar” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, binadaki yapısal değişiklik iddiaları üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

İç mimar Ertan Danacı suçluysam suçumu çekeyim dedi

Duruşmada söz alan tutuklu iç mimar Ertan Danacı, sadece dekorasyon işi yaptığını ve işverenle yaptığı sözleşmenin dışına çıkmadığını savundu. Kendisine yönelik haksız bir kampanya yürütüldüğünü öne süren Danacı, “Aslında haksız bir linç kampanyası var. İlk başlarda ben buraya tanık olarak gelmiştim ama şu an sanık olarak karşınızdayız. Bu binayı tasarlayan, yapan tutuklu bir kişi kalmadı. Raporlarda kusurlu olmayan ben tutukluyum.” dedi.

Danacı savunmasının devamında uzun süredir tutuklu olmasına tepki göstererek, “Bu kadar benim lehime olan şeyler varken neden hala tutukluyum? Suçluysam suçumu çekeyim. Hayatım alt üst oldu. Ailem, işim bitti. Kim suçluysa o cezasını çeksin. O yüzden tahliyemi talep ediyorum raporlara göre suçsuzum ve en çok tutuklu bulunan benim.” şeklinde konuştu.

Sözleşmeyi bakmadan imzaladım itirafı mahkemeye damga vurdu

Tutuklu pastane işletmecisi Mustafa Pekel ise hakkındaki suçlamaları reddederek bilirkişi raporunun aleyhte olan kısımlarını kabul etmediğini söyledi. Mahkeme Başkanının, tadilat detaylarının sözleşmede yer almadığını hatırlatması üzerine Pekel dikkat çeken bir yanıt verdi. Pekel, “Ertan Bey ile işi sözleşme karşılığı verdiğimiz için anahtar teslimi deriz. Sözleşmenin içeriğini de bilmiyorum, sözleşmeye bakmadan imzaladım. Biz Ertan Bey ile buranın ihtiyaçları olan dekorasyonla ilgili anlaşmalar yaparız. Yıkım, sökümle ilgili havalandırma yapılacaksa havalandırma firması aranıyor, su tesisatı yapılacaksa su tesisatçısı aranıyor.” dedi.

Mahkeme Başkanının, iç mimarın sadece sözleşmedeki işleri yapıp yapmadığına dair sorusuna ise Pekel “Evet” yanıtını verdi. Diğer işletmeci Sami Kervancıoğlu da benzer bir savunma yaparak tadilatlarla ilgisi olmadığını, sözleşmenin Mustafa Pekel ve Ertan Danacı arasında yapıldığını iddia ederek beraatini talep etti.

Şov yapılacak bir dosya çıkışı duruşmayı savaş alanına çevirdi

Duruşmanın en gergin anları, Sami Kervancıoğlu’nun avukatı ve aynı zamanda damadı olan Mesut Çakar’ın savunması sırasında yaşandı. Çakar, davanın sosyal medya üzerinden yönlendirildiğini iddia ederek, “Ama ne yazık ki Twitter yargısı olarak şu anki en zor dosya. Çünkü yargılamanın başından beri iddia makamı sanıklar hakkında lehte ve aleyhte olan delilleri toplamakla görevli bir makam ama sayın iddia makamı bizim lehimize olan bir kelimeyi dahi dosya kapsamına almamıştır.” dedi.

Avukat Mesut Çakar’ın savunmasının devamında kullandığı, “Biz iddia makamının dosyaya çok ön yargılı olduğunu veya Twitter mahkemesine uyduğunu düşünüyoruz. Bizim suçumuz sosyal medyada algı yaratmamak mı?” ve “Birtakım meslektaşlarım şey yapacak ama yüzlerce deprem dosyası var neden onlara yönelik bir hayır için duruşmalara girilmiyor? Çünkü Ezgi Apartmanı şov yapılacak bir dosya.” sözleri üzerine salonda sesler yükseldi.

Rezan Epözdemir sert çıktı herkes haddini bilecek

Bu sözlere tepki gösteren müşteki avukatı Rezan Epözdemir, hem Mesut Çakar’a hem de duruşmayı yöneten Mahkeme Başkanı’na seslendi. Epözdemir, “Bu nasıl bir saygısızlık. Sizin meslektaşınıza hakaret ediyor, saygısızlık yapılıyor kesmiyorsunuz. Aynı şeyi biz yapsaydık keserdiniz sayın başkan. Böyle bir saygısızlık olabilir mi? Kadın gelmiş bizden yardım istiyor, vekilliğini yapmayalım mı? Ben Rönasans’ta yapıyorum, burada yapıyorum, yüzlerce dosyada yapıyorum. Saygısızlığın, terbiyesizliğin anlamı yok. Herkes haddini bilecek.” diyerek tepkisini dile getirdi.

Karşılıklı atışmaların büyümesi ve salonun kontrolünün güçleşmesi üzerine Mahkeme Başkanı duruşmaya ara vermek zorunda kaldı. Aranın ardından kararını açıklayan heyet, iç mimar Ertan Danacı’nın tahliyesine karar verirken, Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’in tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Ayrıca, bilirkişi raporundaki çelişkilerin giderilmesi için ek rapor istenmesine ve kusurlu bulunan bazı belediye görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilerek dava 6 Temmuz tarihine ertelendi.