Tunceli’de 2020 yılından bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku ile Siirt’te kaybolan Mekiye Akyel’in aileleri Diyarbakır’da yürek burkan bir buluşma gerçekleştirdi. “Bir mezarları olsun” diyerek yetkililere seslenen acılı aileler, ceset bulunamasa dahi adaletin yerini bulmasını ve hukuki boşlukların giderilmesini bekliyor.
Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kayıplara karışan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ile 2024 yılında Siirt’in Baykan ilçesinde kaybolan 30 yaşındaki Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir, ortak acılarında buluştu. Mekiye Akyel’in, yıllarca şiddet gördüğü eski eşi İsa Güç ile görüşmeye gittikten sonra bir daha izine rastlanamaması üzerine başlatılan soruşturmada, geçtiğimiz günlerde önemli bir gelişme yaşanmıştı. 23 Şubat 2026 tarihinde İsa Güç, babası İhsan Güç ve kardeşi Hüseyin Güç “kasten öldürmek” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Mekiye Akyel dosyasındaki korkunç iddialar neler
Kardeşinin akıbetini öğrenmek için büyük bir mücadele veren Halime Pilgir, Mekiye’nin bir tandırda yakılarak yok edildiğine dair ciddi iddialar olduğunu ileri sürdü. Gizli tanıkların beyanlarına dikkat çeken Pilgir, kardeşine dair hiçbir izin bulunamadığını belirterek, yetkililerden dört yeğeninin damadın ailesinden alınmasını talep etti. Gülistan Doku’nun dosyasında yıllar sonra gelen tutuklama kararlarını yakından takip eden Pilgir, Doku ailesini ziyaret ederek dayanışma sergiledi.
Acılı ailelerin tek isteği neden bir mezar oldu
Görüşme sırasında duygusal anlar yaşanırken, Bedriye Doku akıbeti belirsiz olan tüm evlatların bulunmasını istedi. Kardeşinin ve Gülistan’ın hakkını arayan Halime Pilgir ise “Şu anda tek istediğim kardeşim ve Gülistan’ın bir mezarı olsun. Ceset yoksa cinayet yoktur diye üstünü kapatmasınlar. Gülistan’ın, Mekiye’nin hakkını yerde bırakmasınlar” dedi. Aileler, delillerin varlığına rağmen cesetlerin bulunamamasının faillerin ceza almasına engel olmaması gerektiğini vurguladı.
Ceset bulunamayan davalarda hukuk nasıl işlemeli
Mekiye Akyel’in avukatı Gurbet Bilbay, somut bir beden bulunmasa dahi mahkumiyet kurulabilmesi için yasal bir düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti. Müvekkilinin ailesinin endişelerini dile getiren Bilbay, “Ceset olmasa da bu insanlar için mahkumiyet kurulsun. Müvekkilimle ilgili şu an üç tutuklama var. Fakat aile bu durumdan endişe ediyor. Serbest bırakılmasından korkuyor. Bu cesetlere ulaşılmadığında ne olacak? Biz bunu merak ediyoruz. Bizim de bu konuyla ilgili şüphelerimiz var. Sonuçta iki cesede de ulaşılamadı. Bununla alakalı gerekenin yapılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
Hukuki süreçte hangi boşluklar endişe yaratıyor
Soruşturmanın gidişatına dair önemli teknik detaylar paylaşan Bilbay, cesedin yok edilmesi ihtimalinin yargılama sürecini tıkamaması gerektiğini söyledi. Bilbay, “Mekiye Akyel ile ilgili tandırda yandığı iddiası var. Nereye gömüldüğü ya da suya mı atıldı, bunu hiçbir şekilde bilmiyoruz. Çoğu insan da bununla ilgili susuyor. Soyut iddialar maalesef mahkumiyet için yeterli değil. Bir düzenleme olsun. Kişiden uzun süre haber alınamaması, güçlü deliller olduğu için mahkumiyet kurulmasını istiyoruz. Savcımız da bu konuda tedirgin. Evet, şu anda tutuklandı ama bu insanların mahkum olup olmayacağıyla ilgili bir garanti yok. Gülistan Doku, Mekiye Akyel, belki niceleri. Bununla ilgili acil bir düzenleme gelsin” ifadelerini kullandı. Her iki kadına yönelik yürütülen soruşturmalar titizlikle devam ediyor.
