Ayasofya Camisi’nde çift başlı kartal simgeli Bizans bayrağı açarak provokasyon yapan ve üzerlerinde “Ya Ortodoks ol ya da öl” yazılı bayrakla yakalanan iki Yunan turist hakkında mahkemeden flaş bir karar geldi. İki aydır cezaevinde bulunan turistlerin davasında yaşanan sıcak gelişmenin detayları haberimizde.
İstanbul’un ve dünya tarihinin en önemli sembollerinden biri olan Ayasofya Camisi’nde nisan ayında yaşanan bayrak kriziyle ilgili yeni bir hukuki gelişme yaşandı. Cami içerisinde Bizans bayrağı açtıkları gerekçesiyle tutuklanan iki Yunan turist hakkında mahkemeden tahliye kararı çıktı. Gazeteci Dilek Yaman Demir’in haberine göre, iki aydır cezaevinde tutuklu bulunan şüpheliler serbest bırakıldı.
Ayasofya’daki Bayrak Provokasyonu Nasıl Yaşandı?
Nisan ayında yaşanan olay, Yunanistan’dan gelen beş kişilik bir turist kafilesinin öğle saatlerinde Ayasofya’yı ziyarete gelmesiyle başladı. Güvenlik noktalarından geçerek kontrollü kapıdan camiye giriş yapan kafile, tarihi mekanı gezmeye başladı.
Ziyaret sırasında kafilenin üst kattaki ziyaretçilere açık bölüme geçmesiyle provokasyonun fitili ateşlendi. Turistlerden biri, cebinden gizlice çıkardığı çift başlı kartal figürlü Bizans bayrağını açtı. Fotoğrafının çekildiğinden emin olan şüpheli, daha sonra bayrağı yanındaki arkadaşına devretti. Diğer şüphelinin de bayrakla fotoğraf çektirmesinin ardından durum fark edilerek güvenlik güçleri tarafından anında müdahale edildi. Yapılan incelemelerde, el konulan bayrağın üzerinde “Ya Ortodoks ol ya da öl” ifadelerinin yazılı olduğu belirlendi.
Tutuklanan Yunan Turistler Hakkında Kaç Yıl Hapis İsteniyor?
Yaşanan skandalın ardından 35 yaşındaki Mazis Michael ve 42 yaşındaki Kostantina Mazi gözaltına alınarak sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. Hazırlanan iddianamede, iki turist hakkında halkın bir kesimini aşağılama suçundan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
İddianamede ayrıca, Ayasofya’nın Türk tarihinin, egemenliğinin ve kültür mirasının en önemli sembollerinden biri olduğu vurgulanarak, cami içerisinde bu bayrağın açılmasıyla dini ve milli değerlerin açıkça aşağılanmaya çalışıldığı ifade edildi. İki aydır cezaevinde bulunan sanıklar hakkında verilen tahliye kararı ise davanın gidişatında yeni bir dönemi başlattı.
