Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, OECD 6. Beceriler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada teknolojinin ve yapay zekanın dünyayı geri dönülemez bir eşiğe getirdiğini belirterek, “Dünya keskin bir dönüşüm sürecinde” uyarısında bulundu. Robotik teknolojilerin ve “karanlık fabrikaların” yaygınlaştığı yeni düzende insan unsurunun geleceğine dair çarpıcı değerlendirmeler yapan Erdoğan, bu sürecin nasıl yönetileceğinin büyük bir muamma olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından düzenlenen 6. Beceriler Zirvesi’nde önemli açıklamalarda bulundu. Yapay zekanın geldiği son aşamayı ve teknolojinin üretim biçimleri üzerindeki etkisini değerlendiren Erdoğan, bu değişimin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Değişim dalgasını durdurmanın mümkün olmadığını belirten Erdoğan, “Bunun insanlığa neler kazandırıp neler kaybettirdiğinin hesabını akademisyenlerimiz yapmakta ama bu değişim dalgasını durdurmak mümkün değil. Değişimi sağlıklı şekilde yönetmek bizim elimizde. Bu, biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir.” ifadelerini kullandı.
Yapay Zeka ve Robotik Teknolojiler Büyük Bir Muamma mı
Teknolojik gelişmelerin üretim biçimlerini kökten değiştirdiğini ve yeni iş alanlarının ortaya çıktığını vurgulayan Erdoğan, ülkelerin başarısını belirleyecek temel unsurun insani beceriler olacağını söyledi. Robotik teknolojilerin yaygınlaşmasının getirdiği endişelere dikkat çeken Cumhurbaşkanı, küresel robot piyasasının mevcut 100 milyar dolarlık hacminden 2050 yılında 25 trilyon dolarlık devasa bir pazara dönüşeceğinin öngörüldüğünü paylaştı. “Karanlık fabrika” olarak adlandırılan ve tamamen otomasyona dayalı üretim tesislerinin yaygınlaşmasının insan gücü üzerindeki etkilerine değinen Erdoğan, “Yapay zekanın talimat verdiği, robotların uyguladığı, hiçbir aşamasında insan unsurunun olmadığı bu yeni durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor.” dedi.
Güncelliğini Kaybetmiş Bilgi Sahibi İçin Bir Yük müdür
Bilginin ülkeler ve bireyler için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun farkında olduklarını söyleyen Erdoğan, bilginin işlenmesi ve yeni durumlara uyarlanmasının önemine vurgu yaptı. “Bilginin bir ülke, bir şirket veya bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun farkındayız. Güncelliğini kaybetmiş bilgi sahibi için yüktür. Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor.” diyen Erdoğan, eğitimin tüm paydaşlarının çağa ayak uydurması gerektiğini belirtti. OECD değerlendirmelerine göre birçok ülkede öğrenci temel becerilerinde gerileme yaşandığını ifade eden Cumhurbaşkanı, eğitimin yeniden şekillendirilmesinin bir ihtiyaç olduğunu ve öğrenmenin artık hayatın tamamına yayılan dinamik bir süreç haline geldiğini ekledi.
Kadın İstihdamı ve Eğitimde Yeni Dönem Hedefleri Neler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında kadınlara yönelik hayata geçirilen projelere ve istihdam verilerine de geniş yer ayırdı. Türkiye’nin kadın istihdamında 20-25 yıl önce hayal dahi edilemeyen başarılara imza attığını belirten Erdoğan, göreve geldiklerinde yüzde 27.9 olan iş gücüne katılım oranını yüzde 34.7’ye çıkardıklarını söyledi. Kadın kamu çalışanlarının oranının son 12 yılda yüzde 43.38’e yükseldiğini vurgulayan Erdoğan, kadınları eğitimden yoksun bırakan her türlü bariyerin kaldırıldığını ifade etti. Ayrıca, yeni yasalaşan düzenleme ile kadınlara yönelik doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarıldığını belirterek, “Geçen hafta Meclisimizde kabul edilen bir kanunla çok önemli bir kolaylığı da kadınların hizmetine sunduk. Doğum izni süresini 24 haftaya yükselttik. Aynı şekilde gençlerimizin eğitimi ve istihdamı için de tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” dedi.
Eğitimin bütçedeki payına da değinen Erdoğan, her yıl bütçede aslan payının eğitime ayrıldığını ve mesleki eğitimin yeniden bir cazibe merkezi haline getirildiğini belirtti. Gençleri geleceğin mesleklerine hazırlamak adına çeşitli programlar yürüttüklerini söyleyen Erdoğan, “Çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyoruz. 6 Ocak’ta kamuoyumuzla paylaştığımız “gençliğin üretim çağı-güç” programı bunlardan biridir.” diyerek sözlerini tamamladı.
