Giresun’da 2018 yılında şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rabia Naz Vatan’ın ölümüyle ilgili dosya, baba Şaban Vatan’ın yeni suç duyurusuyla tekrar gündeme oturdu. Gülistan Doku dosyasındaki hareketliliğin ardından Adalet Bakanlığı’na seslenen acılı baba, olay günü okul çantasının saatler sonra aynı bölgede belirmesini “delillerin karartıldığı ve değiştirildiği” şüphesiyle yargıya taşırken, Anayasa Mahkemesi’nin soruşturmadaki özensizliğe dikkat çeken raporu tüm dikkatleri yeniden bu davaya çevirdi.
Giresun’da 13 Nisan 2018 tarihinde evinin önünde yaralı halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın ölümü üzerindeki sis perdesi henüz aralanmadı. Son günlerde Gülistan Doku dosyasında yaşanan gelişmeler kayıp ve şüpheli ölüm dosyası bekleyen aileler için yeni bir umut ışığı olurken, baba Şaban Vatan bu süreci hızlandıracak kritik bir adım attı. Dönemin olay yeri inceleme polisleri, kolluk görevlileri ve soruşturmayı yürüten savcılar hakkında suç duyurusunda bulunan Vatan, adaletin yerini bulması için yetkililere çağrıda bulundu.
Olay yeri incelemesindeki şüphe uyandıran boşluklar
Şaban Vatan’ın suç duyurusunda en dikkat çeken noktalardan birini, küçük kıza ait okul çantasının bulunma süreci oluşturuyor. Türkiye gazetesinin aktardığı bilgilere göre Vatan, kızının çantasının ilk incelemeler sırasında bölgede olmadığını ancak saatler sonra aynı noktada aniden ortaya çıktığını belirtti. Olay yeri incelemesi sırasında herhangi bir video kaydı alınmamasının ve ilk etapta tespit edilemeyen bir delilin sonradan bölgeye gelmesinin “delillerin karartıldığı ve değiştirildiği” yönündeki şüpheleri kuvvetlendirdiğini öne sürdü. Bu iddialar, davanın seyrini değiştirebilecek bir ihmaller zincirine işaret ediyor.
Anayasa Mahkemesi soruşturmadaki ihmalleri tescilledi
Rabia Naz dosyasındaki bu çarpıcı detaylar sadece ailenin iddialarıyla sınırlı kalmıyor. Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından hazırlanan raporda da soruşturmanın gidişatına dair sert tespitler yer alıyor. Yüksek Mahkeme, 1 Eylül 2025 tarihinde verdiği kararda, soruşturmanın “özensiz yürütüldüğü” gerekçesiyle yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmetmişti. Kararda, olay yerinin çok kalabalık olmasına rağmen “delillerin bulunarak toplanması ve muhafaza altına alınması ile değiştirilmesinin önlenmesi amacıyla” koruma altına alınmadığı vurgulandı. Ayrıca savcının olay yerine gitmediği ve çevredeki incelemeler sırasında görüntü kaydı yapılmadığı belirtilerek, “Bu durum olayın koşullarının aydınlatılmasına katkı sunması muhtemel delillerin toplanmasında özensizlik ve ciddiyetsizlik gösterildiğini ortaya koymaktadır” ifadesine yer verildi.
Kayıp çanta ve delil listesine girmeyen çoraplar
AYM kararında okul çantasına dair yer alan tespitler, dosyadaki şüphelerin haklılığını destekler nitelikte görünüyor. Olay yerinde ilk incelemeyi yapan kolluk görevlilerinin çatıya çıkmalarına rağmen çantayı bulamadıkları, çantanın ancak akşam saatlerinde sivil vatandaşlar tarafından görüldüğü kayıtlara geçti. Mahkeme bu durumu, çantanın sonradan çatıda ortaya çıkmasının olay yeri güvenliğinin sağlanmamasının bir sonucu olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu durum, çantanın sonradan çatıda ortaya çıkmasının olay yeri ve çevresinin şüpheli ölüm vakasında kontrol altına alınmamasının/muhafaza edilmemesinin yani özensizliğin ve kayıtsızlığın bir sonucu olarak gerçekleştiği yönünde güçlü bir izlenim ve çantanın alana sonradan konulduğu, varsa çanta içinde/üzerinde mevcut delillerin ortadan kaldırıldığı veya değiştirildiği yönünde haklı bir şüphe uyandırmaktadır.” Bunun yanı sıra ölümün aydınlatılması için kritik önemdeki çorapların delil listesine dahi konulmaması ve bazı ifadelerin aylar sonra alınması, soruşturmadaki zincirleme ihmalleri gözler önüne seriyor.
Şaban Vatan’dan Adalet Bakanı’na doğrudan çağrı
Kişisel sosyal medya hesabı üzerinden Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenen Şaban Vatan, dosyada yer alan ve gözden kaçtığını düşündüğü bir detayı yeniden paylaştı. Bir ortopedi uzmanının Rabia Naz’ın ayağındaki kesik yaralarına olaydan önce pansuman yapıldığına dair görüşlerini hatırlatan Vatan, Bakan Gürlek’e “Lütfen okur musunuz belirttiğim detayı. Resmi olarak ifade mevcut” mesajıyla ulaştı. Bakan Gürlek’in daha önce Gülistan Doku, Rabia Naz Vatan ve Rojin Kabaiş dosyalarının öncelikli konular arasında olduğunu açıklaması, ailenin beklentisini artırdı.
Baba Vatan’ın kaza ve intihar süsü iddiası
Soruşturma sürecinde 16 Temmuz 2020 tarihinde verilen takipsizlik kararı, “başkası tarafından kasten ya da taksirle öldürüldüğü yönünde herhangi bir delilin tespit edilemediği” gerekçesine dayandırılmıştı. Ancak baba Şaban Vatan bu sonuca en başından beri karşı çıkarak şu ifadeleri kullanmıştı: “Kızıma araba çarpmış ama geçirdiği çarpma ölümü ile sonuçlanacak kaza değil. Çarpanlar evimin yanına bırakarak teras kattan atlayıp intihar etmiş gibi bir hava vermeye çalıştılar. Kızım kan kaybından öldü.” Kızının kabrini ziyaret eden ve Adalet Bakanlığı ile irtibata geçen Vatan, “İnşallah artık gereken yapılır.” diyerek davanın yeniden titizlikle ele alınmasını bekliyor.
