Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Ankara’daki 13 yıllık sır perdesi nasıl aralandı Kemal Güven Aydoğan’ı kimler öldürdü

Ankara’da 2013 yılında evinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden

Ankara’da 2013 yılında evinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Kemal Güven Aydoğan cinayetinde yıllar sonra adalet yerini buldu. Faili meçhul dosyaların yeniden incelenmesi için kurulan özel ekibin titiz çalışmasıyla raftan indirilen dosyada, maktulün eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında müebbet hapis istemiyle dava açıldı.

Faili meçhul dosyalar tek tek inceleniyor

Türkiye genelinde karanlıkta kalmış olayların aydınlatılması amacıyla Adalet Bakanlığı bünyesinde önemli bir adım atıldı. Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla başlayan süreç, faili meçhul kalmış yüzlerce dosyanın yeniden mercek altına alınmasına vesile oldu. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla hayata geçirilen Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, 75 ilde toplam 638 dosyayı yeniden inceleme kararı aldı. Bu kapsamda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 2013 yılında Mamak ilçesinde işlenen Kemal Güven Aydoğan cinayetini yeniden gündemine aldı.

Mamak’taki karanlık gecede neler yaşandı

Kemal Güven Aydoğan, 1 Şubat 2013 tarihinde gece saatlerinde Mamak’taki evinde kimliği belirsiz kişi veya kişilerce öldürülmüştü. Olayın ardından başlatılan ilk soruşturmada bir şüpheli hakkında dava açılmış olsa da sanık 2014 yılında delil yetersizliğinden beraat etti. Uzun yıllar sessiz kalan dosya, 2019 yılında gelen bir ihbarla tamamen yeni bir boyut kazandı. İhbarcı M.K., Aydoğan’ın ölümünden eşi Ş.K., kayınpederi B.K. ve N.Y. isimli şahsın sorumlu olduğunu iddia ederek suç duyurusunda bulundu.

İhbarın ardından derinleşen soruşturma ve telefon trafiği

Yapılan yeni araştırmalarda, taraflar arasında geçmişe dayalı derin bir husumet olduğu saptandı. Uyuşturucu ticareti iddiaları ve aile içi dedikodular nedeniyle yaşanan gerginliğin, olay öncesinde fiziksel kavgalara dönüştüğü belirlendi. Müfettişlerin incelediği HTS kayıtları, cinayet günü ve sonrasında şüpheliler arasında olağan dışı bir telefon trafiği yaşandığını ortaya koydu. İlk etapta somut delil bulunamadığı gerekçesiyle verilen takipsizlik kararı, maktulün annesinin kararlı itirazı üzerine kaldırıldı ve soruşturma daha da derinleştirildi.

Cinayet silahının izi Elmadağ’da bulundu

Soruşturma kapsamında cinayette kullanılan tüfeğin izi sürülürken, silahın olaydan sonra defalarca el değiştirdiği tespit edildi. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda tüfeğin en son Elmadağ ilçesinde bir şahsın eline geçtiği anlaşıldı. Şüphelilerden N.Y.’nin açık cezaevinden firar ettiği ancak kısa sürede yakalanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi. Gözaltına alınan diğer şüpheliler B.K. ve Ş.K. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, H.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Müebbet hapis istemiyle yargılama süreci başlıyor

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Şüpheliler hakkında “iştirak halinde kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor. 13 yıl sonra gelen bu kritik gelişme, faili meçhul kalan diğer dosyalar için de bir umut ışığı olurken, adaletin yıllar sonra da olsa yerini bulması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.