Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Türkiye’de her iki kişiden biri kime bakıyor ve yeni açıklanan 2025 verileri neye işaret ediyor

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan “İş ve Aile Yaşamının Uyumu

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan “İş ve Aile Yaşamının Uyumu 2025” bülteni, toplumun sırtındaki bakım yükünü çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. 59 milyon kişiyi kapsayan araştırmaya göre, her iki kişiden birine yakınının çocuk, yaşlı veya engelli bakımıyla ilgilendiği belirlenirken, özellikle kadınların üzerindeki sorumluluk dikkat çekici boyutlara ulaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), milyonlarca vatandaşın günlük yaşamını doğrudan etkileyen “İş ve Aile Yaşamının Uyumu 2025” başlıklı çalışmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Avrupa Birliği ülkeleriyle eş zamanlı olarak gerçekleştirilen bu kapsamlı araştırma, Türkiye’deki iş ve özel hayat dengesinin ne kadar hassas bir çizgide olduğunu kanıtladı. 18-74 yaş grubundaki yaklaşık 59 milyon bireyi kapsayan veriler, bakım sorumluluğunun toplumsal yapının merkezinde yer aldığını gösteriyor.

Bakım sorumluluğu toplumun yarısına mı yaklaştı

Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, Türkiye’de her 100 kişiden yaklaşık 43’ünün düzenli olarak bir yakınına bakıyor olması oldu. Toplamda 59 milyon kişiyi temsil eden bu grupta, bireylerin yüzde 43,1’inin çocuk, torun, hasta veya engelli akrabalarının sorumluluğunu üstlendiği görüldü. Bu durum, çalışma hayatı ile evdeki sorumluluklar arasındaki makasın daraldığını ve bireylerin üzerindeki duygusal ve fiziksel yükün arttığını açıkça ortaya koyuyor.

Kadınların üzerindeki yük ne kadar arttı

Veriler detaylandırıldığında, bakım sorumluluğunun cinsiyetler arasında eşit dağılmadığı bir kez daha tescillendi. Kadınlarda bakım üstlenme oranının erkeklere kıyasla çok daha yüksek seviyelerde seyrettiği belirlenirken, bu tablonun iş gücüne katılım süreçlerini de doğrudan etkilediği ifade ediliyor. Özellikle çocuk ve yaşlı bakımı gibi süreklilik arz eden görevlerin büyük bir kısmının kadınlar tarafından göğüslenmesi, sosyal politikaların geleceği açısından kritik bir veri seti sunuyor.

Avrupa Birliği ile eş zamanlı araştırma ne diyor

Türkiye’nin sosyal dokusunu anlamak adına büyük önem taşıyan bu çalışma, sadece yerel bir analizle sınırlı kalmadı. “İş ve Aile Yaşamının Uyumu 2025” araştırması, Avrupa Birliği üye ülkeleriyle aynı standartlarda ve aynı tarihlerde uygulandı. Bu durum, Türkiye’deki bakım yükü ve iş yaşamı dengesinin uluslararası standartlarda kıyaslanabilmesine olanak tanırken, elde edilen verilerin küresel çaptaki sosyal eğilimlerle ne ölçüde örtüştüğünü de gözler önüne seriyor.