Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

RFE/RL: ABD’nin deniz ablukası neden başarılı olamıyor?

ABD’nin deniz ablukası neden başarılı olamıyor? İşte ABD deniz ablukasının sınırlılıkları ve oluşturduğu yeni dinamikler.

ABD'nin deniz ablukası neden başarılı olamıyor? İşte ABD deniz ablukasının

ABD merkezli yayın kuruluşlarından RFE/RL’de, ABD’nin Hürmüz Boğazı merkezli deniz ablukasına rağmen İran’ın alternatif ticaret ve enerji hatları üzerinden ekonomik dayanıklılığını nasıl sürdürmeye çalıştığının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ülkenin altyapısında ve sanayi kapasitesinde ciddi hasar yarattığına dikkat çekilen analizde, Washington yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerinden uyguladığı ablukanın Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı ancak İran’ın geniş kara sınırları ve alternatif lojistik ağları sayesinde tamamen izole edilmesinin zor olduğu vurgulandı.

Analizde; İran’ın Pakistan ve Hazar Denizi üzerinden yeni ticaret koridorları oluşturduğu, Çin’e yönelik petrol ihracatında ise demiryolu seçeneklerini devreye almaya çalıştığı belirtilirken, uzman görüşleri eşliğinde ABD deniz ablukasının sınırlılıklarına ve savaş ekonomisinin oluşturduğu yeni ticaret dinamiklerine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

İşte RFE/RL’de yayınlanan analiz:

28 Şubat’ta başlayan savaşla birlikte ABD’nin Hürmüz Boğazı merkezli deniz ablukasını devreye sokması ise Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı daha da artırdı.

RFE/RL: ABD'nin deniz ablukası neden başarılı olamıyor?

Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz’de İran’ın ticaret kapasitesinin ciddi ölçüde sınırlandırılması, özellikle petrol ihracatı açısından Tahran’ı alternatif güzergah arayışına itti.

Bu süreçte İran; Pakistan ve Türkiye üzerinden kara taşımacılığına yönelirken, Rusya üzerinden Hazar Denizi hattını daha aktif kullanmaya başladı. Ayrıca Çin’e yönelik petrol sevkiyatında demiryolu seçeneği de yeniden gündeme taşındı.

Deniz ablukasının sınırları

ABD Başkanı Donald Trump, Nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada İran’ın petrol altyapısının “çökeceğini” ve deniz ablukasının Tahran’ın ekonomik can damarı olan petrol ihracatını durma noktasına getirdiğini savundu.

RFE/RL: ABD'nin deniz ablukası neden başarılı olamıyor?

Ancak birçok uzman, Hürmüz Boğazı üzerindeki baskının İran’ı kısa sürede teslim olmaya ya da Washington’un şartlarını kabul etmeye zorlamayacağı görüşünde birleşiyor.

İranlı yetkililer ise ablukanın temel gıda ve tüketim ürünlerine erişimi engellemediğini savunuyor. Tarım Bakanı Gulamrıza Nuri, ülkenin geniş kara sınırları sayesinde farklı güzergâhlardan ithalat yapılabildiğini belirterek, temel ürün tedarikinde ciddi bir sorun yaşanmadığını açıkladı.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Defense Priorities’in Orta Doğu Programı Direktörü Rosemary Kelanic de İran’ın coğrafi avantajlarının ABD deniz ablukasının etkisini sınırladığını düşünüyor.

Yaklaşık 90 milyon nüfusa sahip İran’ın yedi ülkeyle toplam 6 bin kilometreyi aşan kara sınırına ve Hazar Denizi boyunca yaklaşık 700 kilometrelik kıyı hattına sahip olması, Tahran’a alternatif lojistik esneklik sağlıyor.

RFE/RL: ABD'nin deniz ablukası neden başarılı olamıyor?

Kelanic’e göre komşu ülkeler üzerinden kara taşımacılığı, deniz ablukasının yarattığı kesintileri tam olarak telafi etmese de savaş ekonomisinin ihtiyaç duyduğu temel ürün akışını sürdürebilir. Bunun ticaret hacmini düşürebileceği ve maliyetleri artırabileceği belirtilse de İran’ın sistemin etrafından dolaşabilecek çok sayıda seçeneğe sahip olduğu değerlendiriliyor.

Kara koridorları öne çıkıyor

İran Parlamentosu üyelerinden İbrahim Necefi, ülkenin Pakistan, Azerbaycan ve Ermenistan üzerinden kara yollarını aktif biçimde kullandığını açıkladı. Buna ek olarak Hazar Denizi hattı da yeniden yoğun şekilde devreye alınmış durumda.

RFE/RL: ABD'nin deniz ablukası neden başarılı olamıyor?

Pakistan’ın 25 Nisan’da İran’a gidecek üçüncü ülke yüklerine limanlarını açması dikkat çekici bir gelişme oldu. Gwadar, Karaçi ve Kasım limanlarından İran sınırına uzanan altı ayrı kara hattı oluşturuldu. Bu güzergâhların özellikle pirinç, et ve bebek maması gibi temel ürünlerin taşınmasında kullanılacağı belirtiliyor.

ABD ablukasının 13 Nisan’da başlamasının ardından İran’a gönderilmesi planlanan yaklaşık 3 bin konteynerin Pakistan limanlarında beklediği ifade ediliyor.

Diğer taraftan Türkiye ile İran arasındaki Kapıköy-Razi sınır kapısı da stratejik önemini artırmış durumda. Batı Asya’yı Avrupa’ya bağlayan transit koridor, iki ülke arasındaki ticari akış açısından kritik bir rol oynuyor.

Rusya da Hazar Denizi üzerinden İran’ın Bandar Enzeli Limanı’na sevkiyatları yeniden canlandırdı. İsrail’in 18 Mart’ta düzenlediği saldırılarda Bandar Enzeli’de hasar meydana gelmişti. Tel Aviv yönetimi burada İran Deniz Kuvvetleri’ne ait askeri hedeflerin vurulduğunu açıklamıştı.

RFE/RL: ABD'nin deniz ablukası neden başarılı olamıyor?

Batılı medya kuruluşları, Moskova ile Tahran’ın Hazar hattını yaptırım altındaki petrol ve silah transferleri için kullandığını öne sürerken, aynı güzergâhın gıda ticareti açısından da önemli olduğu belirtiliyor. İsrail saldırılarının ardından kısa süre duran tahıl ticareti daha sonra yeniden başladı.

Emtia ve deniz taşımacılığı analiz şirketi Kpler’e göre Nisan ortasından itibaren Rusya, Kazakistan ve Türkmenistan’dan tahıl, mısır ve ayçiçek yağı taşıyan yaklaşık bir düzine gemi İran’ın Hazar limanlarına ulaştı.

Çin hattı ve demiryolu seçeneği

İran’ın en kritik meselesi ise petrol ihracatının devamlılığını sağlamak olarak görülüyor.

ABD deniz ablukası İran’ın deniz yoluyla yaptığı petrol ihracatını ciddi biçimde sekteye uğratsa da tamamen durdurabilmiş değil. Vortexa ve Lloyd’s List verilerine göre bazı İran bağlantılı tankerler abluka hattını aşmayı başardı.

RFE/RL: ABD'nin deniz ablukası neden başarılı olamıyor?

Uzmanlar, abluka başlamadan önce denizde bulunan yaklaşık 130 milyon varillik İran petrolünün Tahran’a kısa vadede zaman kazandırdığını değerlendiriyor. Bu nedenle İran’ın en az birkaç ay daha mevcut baskıya dayanabileceği ifade ediliyor.

Ancak Tahran uzun vadeli alternatifler üzerinde de çalışıyor. İran Petrol İhracatçıları Birliği Sözcüsü Hamid Hüseyni’ye göre Çin’e demiryolu üzerinden petrol sevkiyatı seçenekler arasında yer alıyor.

İran’ı Çin’in Yiwu ve Şian şehirlerine bağlayan demiryolu altyapısı, Kazakistan-Türkmenistan-İran koridoruyla entegre şekilde çalışıyor. Çin’in 2025’te tamamladığı 10 bin 400 kilometrelik yük hattı ise bu koridorun stratejik değerini artırdı.

Steve Hanke, demiryolunun stratejik düzeyde anlamlı hacimler taşıyabileceğini ancak kısa vadede tanker taşımacılığının yerini alamayacağını belirtiyor. Buna rağmen hattın iki önemli avantaj sunduğuna dikkat çekiliyor: Batılı donanmaların kontrol ettiği deniz yollarının dışında kalması ve dolar sistemi kullanılmadan yuan üzerinden ödeme yapılabilmesi.

RFE/RL: ABD'nin deniz ablukası neden başarılı olamıyor?

Kelanic ise İran’ın deniz dışında kara üzerinden petrol sevkiyatı yapabileceğini belirtiyor. Irak’ın geçmişte yaptığı gibi petrolün kara yolu üzerinden Suriye’ye, oradan da Akdeniz’e taşınmasının mümkün olduğu değerlendiriliyor.

Kısa vadede tanker kamyonu kapasitesinin sınırlayıcı unsur olacağı belirtilse de üçüncü ülkelerin İran’a lojistik destek sağlayabileceği ve bunun hem siyasi hem ekonomik çıkarlarla bağlantılı olabileceği ifade ediliyor.

Sonuç

ABD’nin Hürmüz merkezli deniz ablukası İran ekonomisi üzerinde ciddi baskı yaratmış durumda. Ancak Tahran’ın geniş kara sınırları, Hazar Denizi bağlantısı ve Çin-Rusya eksenli alternatif ticaret ağları, İran’ın tamamen izole edilmesini zorlaştırıyor.

RFE/RL: ABD'nin deniz ablukası neden başarılı olamıyor?

Mevcut tablo, modern savaşlarda yalnızca askeri üstünlüğün değil, lojistik dayanıklılığın ve alternatif ticaret koridorlarının da belirleyici hale geldiğini gösteriyor.

İran örneği, büyük ölçekli deniz ablukalarının dahi kara bağlantıları güçlü devletleri tamamen felç etmekte yetersiz kalabileceğini ortaya koyuyor.