Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

TIME: Trump-Şi zirvesinden neler bekleniyor?

İran savaşı, Rusya-Ukrayna Savaşı, Tayvan, Yapay Zeka ve diğer kritik başlıklar. Trump-Şi zirvesinden neler bekleniyor?

İran savaşı, Rusya-Ukrayna Savaşı, Tayvan, Yapay Zeka ve diğer kritik

ABD’nin önde gelen yayın organlarından TIME’da, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleşmesi beklenen zirvenin arka planının ve Washington-Pekin hattındaki stratejik çıkmazın değerlendirildiği kapsamlı bir analiz yayınlandı.

Küresel enerji krizi, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nda artan gerilime rağmen ABD ile Çin arasında somut bir uzlaşı ihtimalinin oldukça düşük olduğuna dikkat çekilen analizde, Pekin yönetiminin mevcut jeopolitik ortamda kendisini avantajlı bir konumda gördüğü ve bu nedenle Washington lehine stratejik taviz vermeye yanaşmadığı vurgulandı.

Analizde; Çin’in enerji güvenliği stratejileri, ABD-Çin ilişkilerinde derinleşen “diyalog yorgunluğu”, Tayvan ve yapay zekâ rekabeti gibi kritik başlıklara ilişkin uzman görüşlerine yer verilirken, Trump yönetiminin dağınık dış politika yaklaşımının Washington’ın uzun vadeli Çin stratejisini zayıflattığı yönündeki değerlendirmeler de öne çıkarıldı.

İşte TIME’da yayınlanan analiz:

Önümüzdeki hafta ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin’e giderek Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesi bekleniyor.

TIME: Trump-Şi zirvesinden neler bekleniyor?

Diplomatik protokollerin eksiksiz işletileceği, görkemli karşılama törenlerinin yapılacağı ve tarafların kamuoyuna “iş birliği mesajları” vereceği öngörülüyor.

Ancak mevcut jeopolitik tablo, bu zirvenin sembolik görüntülerin ötesine geçip geçemeyeceği konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor. Özellikle İran çevresinde yeniden tırmanan kriz ve Hürmüz Boğazı’ndaki kırılgan ateşkesin çatırdaması, Trump’ın Çin ziyaretinin bile gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair belirsizlik oluşturmuş durumda.

Buna rağmen uzmanların büyük bölümü, zirve gerçekleşse dahi somut ve stratejik sonuçlar üretmesinin son derece düşük ihtimal olduğu görüşünde birleşiyor.

TIME: Trump-Şi zirvesinden neler bekleniyor?

Singapur’daki Nanyang Teknoloji Üniversitesi’nde görev yapan eski Pentagon yetkilisi Drew Thompson, görüşmelerden kayda değer bir sonuç çıkacağına inanmadığını söylerken, Cornell Üniversitesi’nden Çin uzmanı Allen Carlson da “anlamlı bir ilerleme ihtimalinin sıfıra yakın” olduğunu ifade ediyor.

Enerji krizinde Çin’in avantajı

Dünya ekonomisi, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan çift taraflı abluka nedeniyle ciddi enerji baskısıyla karşı karşıya bulunuyor. IMF’ye göre bu durum küresel resesyon riskini artırıyor.

TIME: Trump-Şi zirvesinden neler bekleniyor?

Çin açısından tablo teorik olarak oldukça riskli görünüyor. Çünkü Pekin’in petrol ithalatının yaklaşık yarısı ve LNG ithalatının üçte bire yakını Hürmüz üzerinden geçiyor. Ayrıca savaş öncesinde Çin’in petrol ithalatının yaklaşık yüzde 13’ü doğrudan İran’dan sağlanıyordu.

Ancak Pekin yönetimi krizi beklenenden daha rahat atlattı. Bunun temel nedenleri arasında devasa stratejik enerji rezervleri, fosil ve alternatif enerji kaynaklarını eş zamanlı geliştirme politikası ve kara boru hattı ağlarının güçlendirilmesi yer alıyor.

İngiltere merkezli Nottingham Üniversitesi Asya Araştırmaları Enstitüsü’nden Jonathan Sullivan’a göre Çin şu anda oldukça rahat bir pozisyonda bulunuyor. Sullivan, Pekin’in enerji krizini beklenenden daha iyi yönettiğini ve ABD’nin kendi yarattığı jeopolitik karmaşanın içine sürüklenmesini dikkatle izlediğini belirtiyor.

Bu durum Şi Cinping’in İran krizini çözmek adına Washington lehine ekstra bir çaba göstermesini de gereksiz hale getiriyor.

Washington-Pekin hattında kronik çıkmaz

ABD ile Çin arasındaki zirvelerin büyük bölümünde benzer bir döngü yaşanıyor. Beyaz Saray’a gelen her yeni başkan, Çin ile “büyük uzlaşı” sağlayabileceğini düşünüyor. Devlet destekleri, damping, piyasa erişimi, teknoloji transferleri ve ticaret dengesi gibi başlıklarda ilerleme beklentisi oluşuyor.

TIME: Trump-Şi zirvesinden neler bekleniyor?

Ancak yıllar süren görüşmelere rağmen Pekin yönetimi temel stratejik alanlarda geri adım atmıyor. Sonuçta ABD iç siyaseti ve seçim takvimi ağır basıyor, süreçler ise tıkanıyor.

Fentanil üretiminde kullanılan kimyasal maddelerin Çin’den ihracatı bunun en çarpıcı örneklerinden biri olarak gösteriliyor. ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi bu sorunu ilk kez 2015’te ciddi tehdit olarak tanımlasa da geçen on yıla rağmen somut ilerleme sağlanamadı.

Benzer şekilde Tibet politikaları, Uygur meselesi, fikri mülkiyet ihlalleri, Hong Kong’daki özgürlüklerin aşınması, Tayvan üzerindeki baskılar, Rusya’ya verilen destek ve siber casusluk gibi alanlarda da ciddi bir ilerleme kaydedilmiş değil.

TIME: Trump-Şi zirvesinden neler bekleniyor?

Avustralya’daki La Trobe Üniversitesi’nden uluslararası ilişkiler profesörü Nick Bisley’e göre ABD ile Çin’in görüşmeye devam etmesi önemli olsa da geçmiş deneyimler Pekin’in çoğu zaman verilen sözleri tam anlamıyla uygulamadığını gösteriyor.

Ekonomik rekabet sistemsel hale geldi

Trump’ın insan hakları konularına ilgi göstermemesi, Washington-Pekin hattındaki bazı klasik kriz başlıklarını geri plana itmiş durumda. Ancak ekonomik rekabet alanında da Çin’in geri adım atmaya niyetli olmadığı görülüyor.

TIME: Trump-Şi zirvesinden neler bekleniyor?

Çin Komünist Partisi’nin yayımladığı tüm Beş Yıllık Kalkınma Planları, ekonomik bağımsızlık ve teknolojik kendine yeterlilik hedeflerini temel öncelik olarak tanımlıyor. “Made in China 2025”, “China Standards 2035” ve “Dual Circulation” gibi stratejiler de büyüme ve stratejik otonominin karşılıklılık ilkesinin önüne geçtiğini gösteriyor.

Londra Üniversitesi SOAS Çin Enstitüsü Direktörü Steve Tsang’a göre Pekin’in vereceği tavizler büyük ölçüde sembolik düzeyde kalıyor ve çoğu zaman uygulamaya geçirilmiyor. Tsang, Trump açısından ise asıl önemli unsurun bunu iç politikada “zafer” olarak pazarlayabilmek olduğunu savunuyor.

Soybean anlaşmaları da bunun örneklerinden biri olarak görülüyor. Çin’in ABD’den belirli miktarda soya fasulyesi alma taahhüdü vermesine rağmen Pekin’in daha ucuz Brezilya ürünlerine yönelmeye devam ettiği belirtiliyor.

Diyalog yorgunluğu derinleşiyor

Washington ile Pekin arasındaki stratejik diyalog mekanizmalarının büyük bölümü yıllar içinde işlevsiz hale geldi.

TIME: Trump-Şi zirvesinden neler bekleniyor?

George W. Bush döneminde başlatılan ABD-Çin Stratejik Ekonomik Diyaloğu daha sonra Obama döneminde genişletildi ancak 2017’de sona erdi. 1983’te kurulan Ortak Ticaret Komitesi de son toplantısını 2016’da yaptı.

Eski Pentagon yetkilisi Drew Thompson’a göre süreç resmi olarak tamamen bitirilmese de taraflar fiilen bu mekanizmalardan vazgeçmiş durumda. Thompson, iki taraf arasında ciddi bir “diyalog yorgunluğu” oluştuğunu ifade ediyor.

Joe Biden döneminde de bu platformların yeniden canlandırılmaması dikkat çekiyor. Biden yönetimi Trump’ın Çin’e yönelik sert yaklaşımını daha kontrollü biçimde sürdürse de Pekin’le ilişkilerde yapısal dönüşüm sağlayamadı.

Trump yönetiminin strateji sorunu

Trump’ın ikinci dönem dış politikası, ilk dönemine kıyasla çok daha dağınık bir görüntü veriyor. İran merkezli çatışmaların yanı sıra Grönland, Kanada ve Panama’ya yönelik sert çıkışlar; Avrupa Birliği ve İngiltere ile yaşanan ekonomik gerilimler Washington’ın küresel stratejik odağını bulanıklaştırmış durumda.

TIME: Trump-Şi zirvesinden neler bekleniyor? Her ne kadar Trump ekibinde Çin karşıtı isimler bulunsa da ABD Dışişleri Bakanlığı’ndaki Çin uzmanlığının ciddi şekilde zayıfladığı değerlendiriliyor.

Trump’ın en önemli baskı aracı olan gümrük tarifeleri de ABD Yüksek Mahkemesi’nin aldığı karar sonrası eskisi kadar etkili değil. Buna karşın Washington’ın son dönemde Çin’e yönelik bazı dikkat çekici tavizler verdiği görülüyor.

Nvidia’nın gelişmiş yapay zekâ çiplerinin Çin’e satışına izin verilmesi ve Tayvan’a yönelik 13 milyar dolarlık silah satışının askıya alınması, birçok uzman tarafından Washington’ın stratejik tutarsızlığı şeklinde yorumlanıyor.

Nick Bisley’e göre dünyanın en güçlü ülkesinin şu anda uzun vadeli strateji üretmekte zorlanan bir yönetim anlayışıyla hareket ettiği görülüyor.

Tayvan ve yapay zekâ başlığı

Zirvede en kritik başlıklardan birinin Tayvan olması bekleniyor. Pekin yönetiminin Trump’tan ABD’nin Tayvan bağımsızlığını desteklemediğine dair daha net ifadeler talep edebileceği konuşuluyor.

TIME: Trump-Şi zirvesinden neler bekleniyor?

Ancak uzmanlar bu konuda da ciddi ilerleme beklemiyor. Çin’in kendi pozisyonunu yeniden vurgulaması, Washington’ın ise buna açık itirazda bulunmaması olası senaryo olarak değerlendiriliyor.

Diğer önemli başlık ise yapay zekâ olacak. Dünyanın en gelişmiş yapay zekâ modellerinin büyük kısmını üreten iki ülke arasındaki rekabet giderek sertleşiyor.

Şi ile Biden arasında 2023’te yapılan görüşmelerde yapay zekânın nükleer silah sistemlerinde kullanılmaması konusunda mutabakat sağlanmıştı. Ancak Trump yönetiminin yapay zekâyı daha çok stratejik üstünlük aracı olarak görmesi nedeniyle risk azaltma alanında kapsamlı iş birliği ihtimali zayıf görülüyor.

TIME: Trump-Şi zirvesinden neler bekleniyor?

Son günlerde Washington’ın Çin’i Amerikan yapay zekâ modellerini “endüstriyel ölçekte” çalmakla suçlaması ve Pekin’in Meta’nın Çin bağlantılı yapay zekâ şirketi Manus’u satın alma girişimini engellemesi, bu rekabetin daha da sertleşeceğine işaret ediyor.

Sonuç

Trump ile Şi arasında gerçekleşmesi beklenen zirvenin yüksek diplomatik gösterilere sahne olması muhtemel görünüyor. Ancak mevcut jeopolitik rekabet, ekonomik ayrışma ve stratejik güvensizlik ortamı dikkate alındığında tarafların yapısal sorunlarda ilerleme sağlaması oldukça zor görünüyor.

TIME: Trump-Şi zirvesinden neler bekleniyor?

Bugün Washington-Pekin hattındaki temel mesele artık yalnızca ticaret anlaşmazlıkları değil; enerji güvenliği, yapay zekâ rekabeti, Tayvan meselesi ve küresel güç dengelerinin yeniden şekillenmesi haline gelmiş durumda.

Bu nedenle zirvenin en önemli çıktısının, somut anlaşmalardan çok tarafların “diyaloğun sürdüğü” görüntüsünü koruması olması bekleniyor.