Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

UnHerd: ABD, İsrail politikasını gerçekten değiştirebilecek mi?

Trump ve Netanyahu arasında artan anlaşmazlıklar, ABD-İsrail politikalarını nasıl etkileyecek? ABD, İsrail politikasını gerçekten değiştirebilecek mi?

Trump ve Netanyahu arasında artan anlaşmazlıklar, ABD-İsrail politikalarını nasıl etkileyecek?

İngiltere merkezli yayın organlarından UnHerd’de, İsrail’in Lübnan saldırılarının ardından ABD–İran hattında ortaya çıkan olası bölgesel güvenlik risklerinin ve İsrail’in giderek yalnızlaşan stratejik konumunun değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

İsrail’in özellikle ABD’nin İran ile anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik saldırılarının sürece etkisinin beklenenenden daha fazla olabileceğine dikkat çekilirken, bu durumun Tel Aviv açısından ciddi bir stratejik kırılma yaratabileceği de ifade edildi.

Analizde ayrıca, ABD’nin İran ile anlaşmasının bölgedeki güç dengelerini nasıl etkileyebileceği ve ABD kamuoyundaki İsrail algısındaki değişimin uzun vadeli ittifak yapıları üzerindeki olası sonuçlarına dair öngörülere yer verildi.

İşte UnHerd’de yayınlanan analiz:

Donald Trump yönetimi ile İran rejimi arasında bir anlaşma yapıldı ve İran medyasına göre mutabakat kapsamında ABD, Hürmüz Boğazı üzerinde İran’ın fiili kontrolünü kabul ediyor.

UnHerd: ABD, İsrail politikasını gerçekten değiştirebilecek mi?

Karşılığında ise İran’ın gemi geçişlerine izin vermesi öngörülüyor ve bu da geride kalan günler içerisinde çeşitli aksamalar yaşansa da gerçekleşmiş görünüyor.

Anlaşma ayrıca İran’a karşı uygulanan geniş yaptırım hafifletilmesi, dondurulmuş varlıklarının iadesi ve 300 milyar dolara kadar yeniden inşa fonu sağlanmasını içeriyor.

Buna karşılık ABD’nin neredeyse hiçbir somut kazanım elde etmediği bir senaryo hayata geçiyor. İran’ın füze programı ve nükleer faaliyetlerine dair hiçbir net maddenin olmaması çok sayıda eleştiriye neden oldu ve olmaya devam ediyor. Dahası, anlaşmanın Hizbullah gibi bölgesel aktörleri de açık biçimde koruma altına aldığı iddia ediliyor.

İsrail’de tepki ve iç siyaset

Bu gelişme İsrail içinde ciddi bir siyasi şok etkisi yarattı. Sağdan sola geniş bir yelpazede “ihanet” ve “teslimiyet” gibi ifadeler öne çıktı.

UnHerd: ABD, İsrail politikasını gerçekten değiştirebilecek mi?

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ise anlaşmayı doğrudan eleştirmeden, Trump ile birlikte İran’ın yakın bir nükleer saldırısını engellediklerini iddia eden bir söylem geliştirdi.

Netanyahu’nun mesajı, kötü bir anlaşmanın olası alternatiften daha iyi olduğu yönünde bir meşruiyet üretme çabası olarak değerlendirildi. Ancak kamuoyunda bu açıklamalar ikna edici bulunmadı.

Trump-Netanyahu gerilimi

Donald Trump ile Benjamin Netanyahu arasındaki gerilim de bu süreçte belirginleşti.

Trump’ın, İsrail’in Beyrut’taki bir saldırısı sonrası Netanyahu’ya yönelik sert ifadeleri basına yansıdı. Trump, Netanyahu’nun “yargı eksikliğinden” ve koordinasyonsuz hareket etmesinden rahatsız olduğunu açıkça dile getirdi.

UnHerd: ABD, İsrail politikasını gerçekten değiştirebilecek mi?

Bu durum, Washington ile Tel Aviv arasında özellikle Lübnan sahası üzerinden derinleşen bir güven sorunu oluştuğunu gösteriyor. ABD yönetiminin, İsrail’in bölgesel askeri adımlarını kontrol etmekte zorlandığı algısı güçleniyor.

İran, yalnızca ABD ile müzakere yürütse de, yaptığı her anlaşmanın İsrail ile de bağlaması gerektiğini savunuyor. İsrail ise bu yaklaşımı kabul etmiyor ve Lübnan sınırını savunma gerekçesiyle korumaya çalışıyor.

Bu denklemde Hizbullah’ın rolü kritik olmaya devam ediyor ve özellikle Güney Lübnan’daki İsrail askeri varlığı ve sınır hattındaki karşılıklı drone ve roket saldırıları, yeni bir çatışma döngüsünün her an tetiklenebileceğini gösteriyor.

ABD iç siyasetinde İsrail algısının değişimi

ABD’de İsrail’e yönelik toplumsal destek de son yıllarda belirgin biçimde zayıfladı.

Özellikle genç seçmenler arasında bu düşüş çok daha keskin. Pew anketlerine göre İsrail’in kamuoyu desteği negatif bölgeye geçmiş durumda.

UnHerd: ABD, İsrail politikasını gerçekten değiştirebilecek mi?

Demokrat seçmenlerin büyük çoğunluğu İsrail’e olumsuz bakarken, Cumhuriyetçiler içinde de bu oran giderek artıyor. Demokrat Parti içinde İsrail politikaları artık ciddi bir tartışma konusu haline gelmiş durumda.

2028 seçimleri bağlamında Gavin Newsom gibi isimlerin İsrail’i “apartheid” olarak nitelendirmesi ve Alexandria Ocasio-Cortez gibi figürlerin sert söylemleri, siyasi hattın değiştiğini gösteriyor.

Cumhuriyetçi tarafta ise J.D. Vance gibi isimlerin İsrail konusunda daha ambivalan bir çizgiye kaydığı görülüyor.

Netanyahu’nun stratejik açmazı

Bu tablo içinde Benjamin Netanyahu, ABD iç siyasetindeki değişimi dengelemek için farklı bir strateji geliştirmeye çalışıyor. Artan eleştiriler karşısında ABD askeri yardımlarına bağımlılığı azaltma ve İsrail savunma sanayisini güçlendirme fikri öne çıkıyor.

UnHerd: ABD, İsrail politikasını gerçekten değiştirebilecek mi?

Ancak bu dönüşümün kısa vadede mümkün olmadığı açık. İsrail’in mevcut güvenlik mimarisi büyük ölçüde ABD desteğine dayanıyor. Bu nedenle Washington ile gerilim, Tel Aviv için stratejik bir kırılganlık yaratıyor.

Tüm bu gelişmeler, İsrail’in uzun vadede ABD kamuoyu desteğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Trump’tan Biden’a, Obama’dan Clinton’a kadar birçok ABD başkanının Netanyahu ile yaşadığı gerilimler bu eğilimi güçlendiriyor.

Yaklaşan İsrail seçimleri de bu tabloyu daha belirsiz hale getiriyor ve Netanyahu’nun yeniden iktidar arayışı sürerken, mevcut hükümetin seçimleri kaybetme riski bulunuyor.

Eğer bu dönüşüm gerçekleşmezse, İsrail’in bölgesel ve küresel düzlemde giderek daha yalnız bir pozisyona sürüklenmesi ihtimali giderek güçleniyor.