Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Çağla Tuğaltay cinayetinde 26 yıl sonra katil kim sorusuna yanıt mı geliyor ve 4 mezar neden açılacak

İstanbul’da 2000 yılında vahşice katledilen 15 yaşındaki lise öğrencisi Çağla

İstanbul’da 2000 yılında vahşice katledilen 15 yaşındaki lise öğrencisi Çağla Tuğaltay dosyasında 26 yıl sonra çok kritik bir gelişme yaşandı. Faili meçhul cinayeti aydınlatmak için Adalet Bakanlığı koordinasyonunda kurulan özel birim harekete geçerken, acılı anne Gülnur Saygı’nın talebiyle şüphe uyandıran 4 ismin mezarlarının açılması gündeme geldi.

Türkiye’nin uzun yıllardır konuştuğu en gizemli dosyalardan biri olan Çağla Tuğaltay cinayetinde yeni bir perde aralanıyor. Şişli’de 26 yıl önce yaşanan ve katilin kim olduğuna dair tek bir somut izin bulunamadığı olayda, Adalet Bakanlığı koordinasyonunda kurulan özel birim devreye girdi. Cinayete dair tüm veriler Interpol veri tabanına işlenirken, failin izi 196 ülkede aranmaya devam ediyor. Ancak yerel düzeyde yürütülen soruşturmada, davanın seyrini değiştirebilecek çok önemli bir adım atıldı.

Şüphe uyandıran 4 isim için mezar açma talebi

Soruşturma sürerken, 26 yıldır bir an olsun pes etmeden evladının katilini arayan anne Gülnur Saygı, dosyada adı geçen ancak bugüne kadar gerekli incelemelerin yapılmadığını savunduğu 4 şüpheli için fethi kabir talebinde bulundu. Öldüğü belirlenen bu kişilerin mezarlarının açılması ve DNA örneklerinin alınması isteniyor. Söz konusu isimlerin Çağla ile aynı apartmanda oturan İsmail Hakkı Ç. ile Fehmi Ç., aynı mahallede yaşayan Bülent F. ve karşı binada ikamet eden Bülent T. olduğu öğrenildi. Eğer savcılık fethi kabir talebini kabul ederse, 4 mezar da açılarak elde edilen DNA örnekleri dosyadaki kanıtlarla karşılaştırılacak.

2013 yılındaki rapor tüm ezberleri bozdu

5 Haziran 2000 tarihinde okuldan çıktıktan sonra saat 16.40 sularında eve dönen ve kısa süre sonra cansız bedeni bulunan Çağla Tuğaltay’ın davasında, yıllar sonra şaşırtıcı bir gerçek ortaya çıkmıştı. 2000 yılında düzenlenen ilk kriminal raporda tırnak altında DNA bulunmadığı belirtilmişti. Ancak 2013 yılında yapılan daha detaylı bir incelemede, bu raporun tam tersi bir sonuç çıktı. Çağla’nın tırnakları arasında, boğuşma sırasında katilden geçtiği değerlendirilen yabancı bir erkeğe ait DNA profili tespit edildi. Bu DNA profili bugüne kadar 80 kişiyle karşılaştırıldı fakat hiçbir eşleşme sağlanamadı.

9 savcı ve yüzlerce polisin çözemediği sır

Çağla Tuğaltay cinayeti dosyasına 26 yıllık süreçte tam 9 savcı baktı ve yüzlerce polis memuru katili bulmak için mesai harcadı. İki kez özel ekip kurulmasına rağmen, ne binanın girişindeki kan lekesinden ne de tırnak altındaki DNA’dan bir sonuç alınabildi. Evin kapısında herhangi bir zorlama olmaması ve eşyaların çalınmaması, katilin tanıdık bir isim olma ihtimalini hep masada tuttu. Şimdi tüm gözler, anne Gülnur Saygı’nın sunduğu fethi kabir talebine çevrildi. Bu mezarların açılması, çeyrek asırlık karanlık sırrın aydınlanması için son umut olabilir.