Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Çağla Tuğaltay cinayeti 26 yıl sonra nasıl aydınlanıyor ve o gün evde neler yaşandı

İstanbul Şişli’de 15 yaşındayken evinde vahşice katledilen Çağla Tuğaltay dosyasında

İstanbul Şişli’de 15 yaşındayken evinde vahşice katledilen Çağla Tuğaltay dosyasında tam 26 yıl sonra sessizlik bozuldu. Savcılık koordinesinde olay yerinde yapılan titiz inceleme, apartmandaki ses analizleri ve açılacak olan mezarlar katilin izini bulmaya yardımcı olacak mı? İşte faili meçhul kalan cinayetteki son durum ve tüyleri diken diken eden yeni detaylar.

Türkiye’nin yıllardır konuştuğu ve faili meçhul cinayetler listesinde yer alan Çağla Tuğaltay dosyasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında dev bir adım atıldı. 1997 yılında Şişli’deki evinde öldürülen genç kızın katilini bulmak için ekipler, 26 yıl sonra olayın yaşandığı bina ve çevresinde kapsamlı bir keşif gerçekleştirdi. Cinayet gününün adeta saniye saniye canlandırıldığı bu çalışmada, failin izine dair yeni ipuçları arandı.

Olay Günü Apartmanda Neler Yaşandı

Keşif çalışmaları kapsamında Çağla Tuğaltay’ın eve geliş güzergahı, apartman içerisindeki seslerin dışarıdan duyulup duyulamayacağı ve tanık ifadelerinin teknik açıdan doğruluğu mercek altına alındı. Binadaki görüş açıları ve anahtar sesinin dahi duyulma ihtimali üzerinde duran ekipler, cinayetin işlendiği dairede ve çevre apartmanlarda detaylı analizler yaptı.

Kızının katilinin bulunması için yıllardır mücadele eden anne Gülnur Tuğaltay, son incelemelerin kendilerini umutlandırdığını belirterek şunları söyledi: “Çok detaylı bir araştırma yapılmış, arkadaki gecekondudan 7 tane delil torbasıyla çıkartmışlar. Belge mi artık neyse şüpheli olabilecek. Luminon inceleme yapılmış yan apartmanlara bakılmış ses duyulur mu anahtar sesine kadar incelemişler. Kan izleri neredeydi onu tespit etmişler. Tabi bu bizi çok heyecanlandırdı duygulandırdı.”

Modern Teknolojiyle Dosya Yeniden Açıldı

Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul suçları araştırma dairesinin girişimiyle raftan indirilen dosyada, teknolojik imkanlar sonuna kadar kullanılıyor. Çağla Tuğaltay’ın üzerinden alınan DNA örnekleri bugüne kadar 80 kişiyle karşılaştırılmış ancak bir eşleşme sağlanamamıştı. Şimdi ise cinayet günü apartmana girdiği tespit edilen 12 kişiden daha DNA örneği alınması kararlaştırıldı.

Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kar, gelişen adli tıp tekniklerinin yıllar sonra bile sonuç verebileceğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Yıllar geçmesine rağmen isterse yeri değiştirilsin isterse başka yere gömülsün hatta daha ilerisini söyleyeyim yakılsa dahi kalan liflerden hala DNA elde etme şansımız var. Yeni yapılan adli tıp çalışmaları elbiselere bulaşmış vücut sıvılarının DNA’ların çamaşır makinesinde 2-3 kez yıkansa dahi tespit edilebileceğini söylüyor.”

Şüphelilerin Mezarları Açılıyor

Soruşturmanın en dikkat çekici aşamalarından biri ise fethi kabir işlemi olacak. Cinayetin işlendiği tarihten sonra doğal sebeplerle hayatını kaybeden ve fail olabileceği değerlendirilen 4 kişinin mezarı açılacak. Bu kişilerden ikisinin Çağla ile aynı apartmanda yaşadığı, diğer ikisinin ise aynı mahalleden olduğu bilgisine ulaşıldı. Mezar açma işlemleriyle elde edilecek DNA profilleri, 26 yıl önceki örneklerle karşılaştırılarak katilin kimliği netleştirilmeye çalışılacak.