Marmara Denizi’nin derinliklerinde adeta görünmez bir ölüm tuzağına dönüşen devasa hayalet ağlar, duyarlı bir vatandaşın ihbarıyla gün yüzüne çıkarıldı. Deniz Yaşamını Koruma Derneği ve resmi ekiplerin günlerce süren nefes kesen operasyonuyla dipten çıkarılan ağların büyüklüğü görenleri şaşkına çevirirken, bu devasa kütlenin Çamlıca Kulesi’ni baştan aşağıya sarabilecek boyutlarda olduğu açıklandı.
Mavi Atlas ihbarı ile dev operasyon için düğmeye basıldı
Türkiye’nin denizlerindeki biyoçeşitliliği bilimsel verilerle kayıt altına almayı ve vatandaşların katılımıyla deniz koruma çalışmalarını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen Mavi Atlas projesi, büyük bir çevre başarısına imza attı. Marmara Adası sakini bir dalıcıdan gelen acil ihbar üzerine harekete geçen ekipler, ada açıklarında çok geniş bir alana yayılan hayalet ağların varlığını tespit etti. Gelen kritik koordinatların ardından, deniz altındaki yaşamı tehdit eden bu devasa tuzakları temizlemek için kapsamlı bir operasyon hazırlığı başlatıldı.
Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, sanayi dalgıcı Engin Ege Gencer, gönüllü dalıcı Yener Kuşculuoğlu, hayalet ağ çıkarma teknesi kaptanı Şahin Tuna ve Gizem Ece’den oluşan profesyonel ekip, gerekli tüm teknik malzemeleri kuşanarak yola çıktı. Ağların çıkarılması için hayati önem taşıyan kaldırma balonları, özel kesici ekipmanlar, su altı görüntüleme sistemleri ve üst düzey güvenlik malzemeleri teknelere yüklendi. Ekip, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Marmara Adası’na doğru yelken açtı.
Fırtınalı denizde 12 saat süren zorlu mücadele
Yolculuk, doğa şartlarının zorluğu nedeniyle adeta bir sabır sınavına dönüştü. Yaklaşık 25 knotu bulan sert rüzgar ve yoğun yağış altında ilerlemek zorunda kalan ekipler, pes etmeden yollarına devam etti. Olumsuz hava koşullarında yaklaşık 12 saat süren zorlu deniz yolculuğunun ardından, ekip gece geç saatlerde adaya ulaşmayı başardı.
Sabahın gelmesiyle birlikte Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin de katılımıyla belirlenen koordinatlara açılındı. Operasyonun ilk aşamasında, deniz tabanına indirilen özel su altı kameralarıyla detaylı bir keşif çalışması gerçekleştirildi. Kameralardan elde edilen görüntüler, tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Ağların kayalık alanlara ve derin oyuklara sıkıca dolandığı, akıntının etkisiyle deniz tabanında sürüklenerek adeta görünmez ve ölümcül birer tuzağa dönüştüğü belirlendi.
Ölüm tuzağından kurtarılan canlılar umut oldu
Su altındaki temizlik çalışmaları sırasında ekipler, ağlara takılarak mahsur kalmış çok sayıda deniz canlısıyla karşılaştı. Zamana karşı yarışan dalgıçlar, halen hayatta olduğunu fark ettikleri canlıları ağlardan tek tek ve büyük bir hassasiyetle keserek kurtardı. Kurtarılan canlılar, doğal yaşam alanlarına geri bırakıldı.
Operasyonun en duygusal ve dikkat çekici anlarından biri ise bacağına sıkıca tutunan yavrusuyla ağlara takılan dişi bir keşiş yengecinin kurtarılma anı oldu. Ekiplerin dikkatli müdahalesiyle anne ve yavru yengeç özgürlüğüne kavuştu. Ağların içerisinden kalamar yumurtaları, deniz yıldızları, deniz patlıcanları, yengeçler ve farklı balık türleri çıkarılırken; ne yazık ki uzun süre bu tuzakta mahsur kalan çok sayıda canlının ise hayatını kaybettiği tespit edildi. Kontrollü bir şekilde yüzeye doğru şişirilen balonlarla yükseltilen dev ağlar, daha sonra vinçler yardımıyla tekneye çekildi.
Çamlıca Kulesi boyundaki ağlar geri dönüştürülecek
Dört gün boyunca 6 farklı noktada gerçekleştirilen toplam 7 zorlu dalışın bilançosu, denizlerimizdeki tehlikenin boyutunu net bir şekilde ortaya koydu. Deniz dibinden tam 15 bin metrekare hayalet ağ, 200 metrekare misina ağ, 225 kilo kurşun ağırlık, 30 metre halat ve 50 metre trol kapı halatı çıkarılarak temizlendi. Bu başarılı operasyon sayesinde hem deniz canlılarının yaşam alanları nefes aldı hem de bu ağların deniz dibinde yıllarca
