Reşit Kemal AS – 13 Haziran 2026
Rusya-Ukrayna savaşı artık sadece bir savaş değil, adeta bir yıpratma maratonuna dönüştü.
Birinci Dünya Savaşı’nda milyonlarca insan öldü, şehirler yerle bir oldu. Elbette can kaybı açısından bugünkü savaşla kıyaslanamaz. Ancak süre açısından baktığımızda Rusya-Ukrayna savaşı artık tarihin en uzun ve en maliyetli çatışmalarından biri haline gelmiş durumda.
Karşısında sadece Ukrayna yok.
ABD var.
NATO var.
Avrupa Birliği var.
Batı medyası var.
Ekonomik yaptırımlar var.
Finans sistemi var.
Yani Moskova’nın gözünden bakıldığında Rusya, tek bir ülkeye değil, organize olmuş bir ülkeler grubuna karşı mücadele ediyor.
Savaşın uzaması da tam olarak bu yüzden Rusya’da farklı hesapların yapılmasına neden oluyor.
Bugün Kremlin’de sorulan sorulardan biri şu olabilir:
“Bu savaşı uzatan ülkelerin Ortadoğu’daki çıkarlarına zarar verecek bir hamle yapılabilir mi?”
İşte burada İran dosyası devreye giriyor.
Rusya ile İran yıllardır aynı cephede görünse de bu ilişki hiçbir zaman gerçek bir ittifak olmadı. Taraflar birbirine ihtiyaç duyduğu kadar yakınlaştı.
Rusya’nın önceliği her zaman kendi çıkarları oldu.
İran’ın önceliği ise kendi rejiminin devamı.
Bu nedenle Moskova yarın şartlar değişirse yeni ortaklıklar kurabilir.
Peki Rusya İsrail ile daha yakın bir iş birliğine giderse ne olur?
Öncelikle Ortadoğu dengeleri tamamen değişir.
İran kendisini yalnız hisseder.
Suriye’deki güç dengeleri yeniden şekillenir.
Körfez ülkeleri Moskova’ya daha sıcak bakmaya başlayabilir.
Batı cephesinde ise büyük bir şaşkınlık oluşabilir.
Çünkü yıllardır Rusya’yı İran ekseninde okumaya alışmış olan birçok merkez yeni tabloyu anlamakta zorlanacaktır.
Ancak burada unutulmaması gereken önemli bir nokta var.
Rusya’nın İsrail ile ilişkilerini geliştirmesi, Batı’nın Rusya üzerindeki baskısını otomatik olarak kaldırmaz.
Çünkü Ukrayna meselesi Moskova için artık sadece toprak meselesi değil, güvenlik ve rejim meselesi haline geldi.
Bu yüzden Kremlin’in temel hedefi değişmez.
Ancak savaş uzadıkça Rusya’nın yeni kartlar açması da kaçınılmaz hale gelir.
Belki de önümüzdeki dönemde en büyük sürpriz cephede değil, diplomasi masasında yaşanacak.
Bazen savaşlar tanklarla değil, dost değiştirerek kazanılır.
Tarihte birçok kez görüldü ki devletler için ebedi dostluklar yoktur.
Ebedi çıkarlar vardır.


YORUMLAR