Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

NASA atmosferde yanmak üzere olan dev teleskobu kurtarmak için uzayda nasıl bir çılgınlığa imza atıyor

NASA, Dünya atmosferine girerek yanma riskiyle karşı karşıya olan emektar

NASA, Dünya atmosferine girerek yanma riskiyle karşı karşıya olan emektar Swift Uzay Teleskobu’nu kurtarmak için tarihte eşi benzeri görülmemiş bir robotik operasyon başlatıyor. Jet uçağından fırlatılacak bir roketle başlayacak bu heyecan verici kurtarma görevi, uzay çöplüğü olmaya aday uyduların kaderini tümüyle değiştirebilir.

NASA, Dünya’ya doğru alçalan ve kısa süre içinde atmosferde yanması beklenen Neil Gehrels Swift Uzay Teleskobu’nu kurtarmak amacıyla robotik bir uzay görevi başlatıyor. Aylar sürmesi planlanan operasyon, ABD’li girişim Katalyst tarafından geliştirilen kurtarma robotunun bugün Pegasus roketiyle fırlatılmasıyla başlayacak. Pegasus roketi klasik bir fırlatma rampasından değil, havalanan bir jet uçağından bırakılarak ateşlenecek. NASA astrofizikçisi Regina Caputo, görev için “Bu görevin her yönü çılgınca.” ifadelerini kullandı.

Kurtarma robotu uzay boşluğundaki teleskobu nasıl yakalayacak

LINK adı verilen robot, Swift teleskobunun bulunduğu yörüngeye ulaştıktan sonra uzayın geniş boşluğunda teleskobu bulmaya çalışacak. Daha sonra üç hareketli koluyla teleskoba kenetlenmesi ve onu yaklaşık bir ay sürecek manevralarla mevcut konumundan yaklaşık 300 kilometre daha yüksek, güvenli bir yörüngeye taşıması hedefleniyor. Böylece teleskobun Dünya atmosferine girerek yanmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. NASA Astrofizik Bölümü Direktörü Shawn Domagal-Goldman, görevin birçok ilki aynı anda barındırdığını belirterek, “Bunu deniyor olmamız bile büyük bir başarı.” dedi.

İki yıllık görev için tasarlanan efsane yirmi yılı nasıl devirdi

2004 yılında uzaya gönderilen Neil Gehrels Swift, başlangıçta yalnızca iki yıl görev yapacak şekilde tasarlanmıştı. Teleskobun temel görevi, evrende meydana gelen en güçlü patlamalar arasında yer alan gama ışını patlamalarını gözlemlemekti. Gama ışını patlamaları çok kısa sürdüğü için Swift, araştırmacılarla sürekli iletişim kurabilmesi amacıyla yaklaşık 600 kilometre yükseklikte alçak Dünya yörüngesine yerleştirildi.

Güneş fırtınaları teleskobun yörüngesini nasıl etkiledi

Ancak bu yörüngenin önemli bir dezavantajı bulunuyor. Kendi itki sistemine sahip olmayan Swift, Güneş’in aktif dönemlerinde Dünya atmosferinin genişlemesi nedeniyle oluşan sürtünmenin etkisiyle zamanla irtifa kaybediyor. Bu durum alçak Dünya yörüngesindeki birçok uydu için doğal bir süreç olarak görülüyor. 2025 yılının başlarında yapılan hesaplamalar teleskobun görev ömrünün sonuna yaklaştığını ortaya koyunca NASA kurtarma seçeneğini değerlendirmeye başladı.

Milyon dolarlık teleskop bilim dünyası için neden hala vazgeçilmez

20 yılı aşkın süredir görev yapan Swift, özellikle gama ışını patlamalarına çok kısa sürede yönelerek gözlem yapabilmesi sayesinde bilim insanları tarafından hala yoğun şekilde kullanılıyor. Teleskobun hizmet dışı kalması halinde aynı kapasiteyi sağlayacak yeni bir sistemin kısa sürede devreye alınması mümkün görünmüyor. Yaklaşık 250 milyon dolara inşa edilen teleskobu kurtarma görevinin maliyetinin ise 30 milyon dolar olması bekleniyor.

Yüzde 50 başarı ihtimali olan bu tarihi görev yeni bir uzay çağını başlatabilir mi

Görev, uzayda daha önce denenmemiş birçok manevrayı içerdiği için önemli riskler barındırıyor. Mühendislerin teleskobun arka kısmına ait ayrıntılı görüntülere sahip olmaması, robotun tam olarak nereye kenetleneceğini önceden bilememesi anlamına geliyor. NASA’dan Regina Caputo, görevin başarı şansını esprili bir şekilde “Belki yüzde 50’ye 50.” sözleriyle değerlendirdi.

Buna rağmen NASA ve Katalyst, görevin başarılı olması halinde yakıt ikmali, yörünge değiştirme, onarım ve modernizasyon gibi işlemlerle eski uyduların yeniden kullanılmasının önünü açabileceğini düşünüyor. Katalyst Başkan Yardımcısı Robert Lamontagne ise bu girişimin “uyduların yakıt ikmali yapılabildiği, yeniden konumlandırılabildiği, onarılabildiği ve yükseltilebildiği yeni bir uzay ekonomisinin başlangıcı” olabileceğini söyledi.