Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte Türkiye’yi bekleyen büyük tehlike gözler önüne serildi. En kritik çocuk sağlığı branşlarındaki kadroların neredeyse tamamı boş kalırken, uzmanlar gelecekte yaşanabilecek büyük bir sağlık krizine karşı uyarılarda bulunuyor. İşte Türkiye’nin sağlık geleceğini tehdit eden o korkutucu tablonun detayları…
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) açıklanan 2026-Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2026-YDUS) sonuçları, çocuk sağlığı alanında çok ciddi bir krizin kapıda olduğunu gösterdi. Yüksek riskli ve yoğun çalışma yükü olan çocuk yan dal uzmanlık kadrolarının neredeyse tamamı bu yıl da boş kaldı. Melike Şahin’in haberine göre, en kritik branşlarda dahi doluluk oranları tek haneli rakamlarda kaldı.
Sınav sonuçlarına göre çocuk yoğun bakım kadroları için açılan 118 kişilik kontenjanı yalnızca 5 doktor tercih etti. Bu durum, çocuk yoğun bakım branşının yüzde 96’sının boş kaldığı anlamına geliyor. Benzer şekilde, hayati öneme sahip yenidoğan branşında açılan 250 doktorluk kadronun ise sadece yüzde 9’u dolabildi. Çocuk acil servislerinde doluluk oranı yüzde 16’da kalırken, çocuk hematolojisinde ise bu oran sadece yüzde 15 olarak kayıtlara geçti.
Gelecekte Çocuk Doktoru Bulmak İmkansız mı Olacak
Tıpta yan dal uzmanlık sınavının yerleştirme sonuçları, yakın geleceğe dair çocuk doktoru bulamama endişelerini ciddi şekilde artırıyor. Konuyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, gelecekte yoğun bakım ihtiyacı olan bir çocuğun hekim bulmakta büyük zorluk çekeceğini vurguladı.
Yaşanan bu kritik durumu bir halk sağlığı sorunu olarak nitelendiren Prof. Dr. Kasapçopur, endişelerini şu sözlerle dile getirdi: “5 yıl sonra umarım ‘Biz haklı çıkmıştık’ demeyiz. Yanılmışız deriz. Çocuk kanser hastalığına bakacak, çocuk hematoloğu, kardiyoloğu ve yenidoğan hekimi bulmakta zorlanacağız.”
Genç Doktorlar Bu Branşları Neden Tercih Etmiyor
Bir çocuk yan dal uzmanının yetişmesi, zorunlu hizmet süreleriyle birlikte tam 17 yılı buluyor. Eğitim süresinin uzunluğu ve çalışma şartlarının ağırlığı, genç hekimlerin bu alanlardan uzaklaşmasına neden oluyor. Defalarca yapılan zorunlu hizmetler, son yıllarda artış gösteren malpraktis davaları ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları, yan dal branşlarının tercih edilmemesinin en büyük sebepleri arasında yer alıyor.
Hekimlerin karşılaştığı bu zorluklara değinen Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, sistemdeki adaletsizliğe dikkat çekerek şunları söyledi: “Diyelim ki siz çocuk kanser uzmanı oldunuz. Üç kez zorunlu hizmet yapıyorsunuz. Kritik dallarda çalışan arkadaşlarımıza farklı bir kat sayının olması gerekiyor. Yan dal yaptığınızda ana dalda hasta bakmanız kısıtlanıyor. Bu da çok önemli bir sorun.”
