Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, koruyucu aile hizmetinin son 20 yılda 21 kat artarak büyük bir başarı hikayesine dönüştüğünü açıkladı. Gönül Elçileri Koruyucu Aile Vizyon Çalıştayı’nda konuşan Bakan Göktaş, hem sisteme dahil olan ailelere sağlanan yeni sosyal hakların müjdesini verdi hem de nesilden nesle aktarılan duygu dolu hayat hikayelerini paylaşarak toplumsal dayanışmanın önemini vurguladı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların sevgi dolu bir aile ortamında büyümesi amacıyla yürütülen koruyucu aile modelinde son dönemde elde edilen büyük başarıları kamuoyuyla paylaştı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda düzenlenen “Gönül Elçileri Koruyucu Aile Vizyon Çalıştayı” kapanış programında konuşan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, sahadaki büyük emek ve milletin güçlü desteğiyle koruyucu aile hizmetinin son 20 yılda 21 kat arttığını bildirdi. Göktaş, Koruyucu Aile Günü’nün güçlü bağları oluşturan, aidiyetin, karşılıksız sevginin ve koşulsuz emeğin günü olduğunu belirtti. Bakan Göktaş, “Gönül Elçileri Projesini” bir iyilik hareketine dönüştüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a teşekkür etti.
Nesilden Nesle Aktarılan Merhamet Mirası
Bugüne kadar binlerce çocuğun kapılardan içeri umutla girdiğini, o yuvalarda sevgiyi, güveni ve aidiyeti yeniden bulduğunu aktaran Göktaş, devlet himayesindeki çocukların hayatlarındaki büyük dönüşümü şu sözlerle özetledi:
“Devletimizin himayesindeki binlerce çocuğumuzun umutları, o yuvalarda yeşerdi. Bazen tek bir cümle, bütün bu hakikati anlatmaya yeter. ‘Benim için Elif Su neyse Rabia da o.’ Bu cümle, koruyucu ailesi olduğu çocuğu kendi evladından ayırmayan bir annenin gönlünden döküldü. Damla’nın hikayesi ise bize bir iyiliğin yalnızca bir hayatı değil, nesilleri de değiştirdiğini gösteriyor. Damla, koruyucu aile olan anne ve babasının yanında bu merhameti yaşayarak büyüdü ve bir gün, o da aynı yolu seçti, bir çocuğa yuva oldu. Böylece bir evde başlayan iyilik, bir başka çocuğun hayatında yeniden filizlendi.”
Koruyucu aileliğin yalnızca bugünü değiştiren bir hizmet olmadığını, nesilden nesle aktarılan bir merhamet mirası olduğunu dile getiren Göktaş, “Bu salondaki her bir koruyucu ailemiz, o mirası geleceğe taşıyan gönül elçileridir. Sizlerin varlığıyla çocuklarımız hayata güvenle tutunuyor. Sizlerin açtığı her kapı, bir çocuğun geleceğine açılan umut kapısı oluyor.” dedi.
