Türkiye’nin muz üretim üssü Antalya’da seradan alım fiyatlarının 20 liraya kadar gerilemesi üreticileri isyan noktasına getirdi. Üretim maliyetlerinin katlandığı bir dönemde yaşanan bu beklenmedik düşüşün arkasındaki nedenler neler ve yerli üreticiyi zor durumda bırakan ithalat kıskacı nasıl aşılacak? İşte üreticilerin feryat ettiği o çarpıcı gelişmelerin tüm detayları.
Antalyalı üreticiler, son dönemde seradan muz alım fiyatlarında yaşanan sert düşüşe büyük tepki gösteriyor. Türkiye genelinde muz üretiminde geçmiş yıllarda sağlanan büyük ivme, bugün pazar dengelerinin değişmesi ve artan maliyetler nedeniyle yerli üreticiyi zor bir sınavla karşı karşıya bıraktı.
Türkiye’de 2015 yılına kadar sadece Mersin’in Anamur ve Bozyazı ilçeleri ile Antalya’nın Gazipaşa ve Alanya ilçelerinde sınırlı bir alanda yapılabilen muz üretimi, üreticilere sağlanan sübvansiyonlu tarım kredisi, hibe ve desteklerle örtü altında adeta çağ atladı. Bu desteklemeler sayesinde üretim hacmi kısa sürede dört kata yakın bir artış gösterdi. Uzun yıllar boyunca sadece sahilde açık alanda yapılan muz yetiştiriciliği, artık bu iki ilin neredeyse bütün sahil ilçelerinde örtü altında ve seralarda 12 ay boyunca kesintisiz hasat edilebilir bir sektöre dönüştü.
Üretim Rekorlarından Günümüzdeki Düşüş Trendine
Tarımsal desteklerle birlikte 2010-2015 yılları arasında yıllık 210 bin ila 270 bin ton seviyesinde seyreden muz üretimi, 2016 yılından itibaren hızla yükselişe geçti. Resmi verilere göre üretim miktarı 2016 yılında 305 bin ton, 2017’de 369 bin ton, 2018’de 498 bin ton, 2019’de 548 bin ton, 2020’de 728 bin ton ve 2021’de 883 bin ton olarak kayıtlara geçti. Üretimin zirve noktası ise 997 bin ton ile 2022 yılı oldu. Ancak bu rekor seviyenin ardından düşüş trendi başladı. Üretim miktarı 2023 yılında 930 bin tona, 2024 yılında 875 bin tona gerilerken, 2025 yılında ise 864 bin ton seviyesinde gerçekleşti.
Manavgat Örtü Altı Muz Üretiminde Liderliğe Yükseldi
Örtü altı muz üretiminde en önemli merkezlerden biri haline gelen Antalya’nın Manavgat ilçesinde kurulan modern sera alanları bugün 25 bin dönüme ulaştı. Bölgede 10 yıldır serada profesyonel muz üretimi yapan Mustafa Sami Atalay, yaklaşık 8-9 yıl önce sadece 300-500 dönüm olan sera varlığının bugün hızla çoğalarak 25 bin dönüm seviyesine ulaştığını vurguladı. Modern seracılık teknikleri sayesinde bazı tesislerde 12 ay boyunca kesintisiz üretim yapılabildiğini belirten Atalay, üretim döngüsünü şu sözlerle anlattı:
“Altı ay sonra doğumlar başlar, 10-12 ay sonra meyvelerin kesimi yapılır. Bu 2 döneme denk gelen dönemlerin haricinde yoğun kesim olmaz. Ancak şimdi bizler 12 ay üretime geçtik. Isıtma ve filiz bırakmadaki avantajları kullanarak 12 ay üretim yapıyoruz. Bir taraftan kesim, bir taraftan doğum var.”
İthalat Rejimi ve Katlanan Maliyetler Üreticiyi Zorluyor
İç piyasaya yönelik herhangi bir tüketim veya talep sıkıntısı yaşanmadığını belirten üretici Mustafa Sami Atalay, esas sorunun ithalat politikalarından kaynaklandığını dile getirdi. İthal ürünlerin piyasaya girmesiyle yerli üreticinin rekabet gücünün kırıldığını belirten Atalay, “Lakin burada bizi sıkıntıya sokan ithalat rejimi. İthal mal girdiği zaman patinaj atıyoruz. Çünkü dışarıdan alınan muzun maliyetiyle bizdeki muzun maliyeti çok farklı.” diyerek yaşadıkları çıkmazı özetledi.
Girdi maliyetlerinin fahiş oranda artmasına rağmen muz satış fiyatlarının gerilemesine isyan eden Atalay, “Bizde işçilik, gübre, mazot veya diğer girdiler dörde katladı. Fakat muz fiyatı yerinde sayıyor.” ifadelerini kullandı. Birinci sınıf ürünlerin dahi değerinin altında satıldığını vurgulayan Atalay, içinde bulundukları ekonomik tezatlığı şu çarpıcı sözlerle tamamladı:
“- Hele günümüzde muz 20-25 lira. 20-25 lira olur mu birinci sınıf muz? İkinci kalite muza da 10 lira fiyat veriliyor. Şimdi 10 lira iki sakız parası, bir yumurta parası, bir ekmek 15 lira. Bir çikolatalı gofret 25 lira.”
