Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

10 kiloluk dev kedi Prens nasıl İzmit çarşısının maskotu haline geldi

Kocaeli’de 7 yıl önce sokak köpeklerinin saldırısında ağır yaralanan ve

Kocaeli’de 7 yıl önce sokak köpeklerinin saldırısında ağır yaralanan ve mucize eseri hayata tutunan 10 yaşındaki kedi Prens, şimdilerde 10 kiloluk dev cüssesi ve boynundaki gösterişli kolyesiyle İzmit esnafının ve müşterilerin bir numaralı ilgi odağı oldu.

İzmit çarşısında çanta dükkanı işleten Fikret Uslu’nun himayesinde yaşayan Prens, aslında trajik bir geçmişten bugünlere geldi. Yaklaşık yedi yıl önce sokak köpeklerinin saldırısına uğrayarak ağır yaralanan talihsiz kedi, geçirdiği zorlu ameliyatların ardından esnafın yoğun ilgisi ve sevgisiyle sağlığına kavuştu. Bugün tam 10 kilogramlık ağırlığıyla dikkat çeken Prens, sadece bir kedi değil, tüm çarşının ortak değeri olarak kabul ediliyor. Peynircisinden kasabına kadar herkesin tanıdığı bu sevimli dost, dükkanın önünde kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerin odak noktası haline gelmiş durumda.

O sesleniş ile başlayan yedi yıllık dostluk

İşletmeci Fikret Uslu, Prens ile yollarının nasıl kesiştiğini anlatırken o günkü tesadüfü şu sözlerle dile getiriyor: “Prens’e 7 yıl önce başkası bakıyordu. Bakan kişi iş değişikliği yaptı. Ben mağazamın karşısından ‘Prens’ diye kendisine seslendim. O sesleniş, o sesleniş oldu. Sonra yanıma gelen ve bir daha gitmedi. Benim yanıma gelmeden önce Prens’e köpekler saldırmıştı, karın altında ağır yarası vardı. Tabii onlar da can. Kendi alanlarını korumak için bunu yapıyorlar. Prens o saldırıdan sonra büyük ameliyatlar geçirdi. Ameliyatlardan sonra Rabbim ona bir daha ömür biçerek bize bahşetti. O gün bugündür kapımızın önünden ayrılmıyor. Ayrılsa da kapı komşumuza gidiyor, geliyor”

Sabah mesaisi kepenklerin açılmasıyla başlıyor

Prens, dükkanın sadece bir misafiri değil, adeta bir çalışanı gibi hareket ediyor. Her sabah dükkanın açılış saatinde hazır bulunan sevimli kedi için Uslu, “Prens’in bizden fazla istediği bir şey yok. Mağazamızda uyuyor. Akşamları dükkanı kapatıyoruz. Dükkanda maması, suyu, tuvalet kabı her şeyi hazır vaziyette bekliyor. Akşam saatlerinde istirahate geçiyor. Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor. Kendisi de çanta dükkanımızın bir ferdi oldu” ifadelerini kullanıyor.

Peynirciden kasaba uzanan günlük rızık turu

Boynunda taşıdığı büyük “P” harfli kolyesiyle çarşıda tur atan Prens’in tüm esnafla arası oldukça iyi. Fikret Uslu, kedinin sosyal ilişkilerini şu şekilde anlatıyor: “Seveni çok. Prens’e burada bakan birçok esnaf ve müşteriler var. Allah hepsinden razı olsun. Kimsenin Prens’i elinin tersiyle ittiğini görmedim. Kendisine sevgiyle bakıyorlar. Kolyesini bir esnaf arkadaşım yaptı. Sabahları benden rızkını alır, peynircimize gider rızkını alır, ondan sonra kasaba gider, orada da rızkını alır. Bu şekilde dolaşır ama dönüp dolaşıp yine kapımızda bekler. Bazen de sıkılabiliyor tabii, sevgi de bir yere kadar. O da kendi hürriyetini istiyor”

Sadece onu görmek için güzergahını değiştirenler var

Prens’in dükkana bereket getirdiğine inanan Uslu, insanların sırf bu kediyi sevmek için yollarını değiştirdiğini söylüyor. Sabahları Prens’i göremediğinde endişelendiğini belirten Uslu, “Kepengi açtıktan sonra eğer bir dakika içinde o kepengin altından Prens çıkmazsa, ‘acaba başına bir şey mi geldi’ diye büyük endişe duyuyorum. Bütün hayvanlar için aynı duygular içindeyim. Bu benim için bambaşka bir sevgi. Hani derler ya, evlat sevgisi gibi bir sevgi” şeklinde konuşuyor.

Kendi evinde de iki kedisi olduğunu ve hayvanların dükkanına enerji verdiğini vurgulayan Uslu, şu sözlerle insanlara sesleniyor: “Bu canlılar fazla bir şey istemiyor. Kapımızın önünde bir kap yemek ve bir kap da su koymamız yeterli. Ben evimde de iki kedi besliyorum. Kediler gelince evimizin enerjisi değişti, pozitif oldu. Prens de mağazamıza enerji verdi, bereket verdi. Mağazamıza gelenlerin de ilgisini çekiyor. Bazen kapının önünde 15 kişi toplanıyor, Prens’e sevgi gösteriyorlar, fotoğraf çektiriyorlar, mama getirenler de oluyor. Duyarlı insanlarımızdan Allah razı olsun. Bir hanımefendi, ‘otobüse oradan binecektim ama aklıma kedi takıldı. Ben buraya kadar gelip onu görüp gitmek istedim. Bir mama bırakmak istedim’ demişti. Bu sevgi bizi onurlandırıyor.”