Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Dünyanın gözü neden Türkiye’de olacak ve bu sene hangi kritik zirveler yapılacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin küresel diplomasideki yükselen rolüne dikkat

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin küresel diplomasideki yükselen rolüne dikkat çekerek 2026 yılının tam bir “zirveler yılı” olacağını müjdeledi. Antalya Diplomasi Forumu’ndan NATO Liderler Zirvesi’ne, devasa katılımlı COP31’den Türk Devletleri Teşkilatı buluşmasına kadar pek çok dev organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde barışın ve güvenli limanın adı olarak öne çıkıyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Antalya’nın Belek Turizm Merkezi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Antalya Diplomasi Forumu” kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Dünyanın içinden geçtiği zorlu süreci değerlendiren Yılmaz, kurumların zayıfladığı ve uluslararası hukukun ağır darbeler aldığı bir dönemde yaşandığını vurguladı. Çatışmaların ve jeopolitik gerilimlerin artmasının büyük bir belirsizlik doğurduğunu ifade eden Yılmaz, bu durumun küresel ölçekteki etkilerine değindi.

Küresel Belirsizlik Ortamında Türkiye’nin Stratejik Duruşu

Yaşanan gerilimlerin hem siyasi hem de ekonomik alanda riskleri tırmandırdığını belirten Cevdet Yılmaz, “Hem siyasi hem ekonomik alanda riskleri yükseltiyor” diyerek mevcut tabloyu özetledi. Türkiye’nin bu karmaşık ortamda izlediği denge politikasının önemine işaret eden Yılmaz, ülkenin bir istikrar adası olarak kalma başarısını şu sözlerle aktardı:

“Böyle bir ortamda Türkiye Cumhuriyeti olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, bir taraftan bu gerilimlerin dışında kendisini tutuyor, istikrarını muhafaza ediyor, güvenli liman olma vasfını güçlendiriyor, diğer taraftan da bu belirsizlik ortamında çatışma yerine diplomasinin öncülüğünü yapıyor. Barışın, adaletin, hukukun öncülüğünü yapıyor. İşte bunun en somut yansımalarından biri de Antalya Diplomasi Forumu.”

Diplomasinin Eksikliği İnsanlığa Hangi Bedelleri Ödetiyor

Özellikle Gazze’de tanıklık edilen insani dramlar ve bölgedeki tırmanan çatışmaların diplomasinin değerini bir kez daha kanıtladığını söyleyen Yılmaz, İsrail, ABD ve İran eksenindeki gerilimlere dikkat çekti. Diplomatik kanalların kapalı olmasının ağır sonuçları beraberinde getirdiğini ifade eden Yılmaz, konuya dair çarpıcı bir tespitte bulundu:

“Diplomasi olmayınca insanlığın ne kadar büyük bedeller ödediğini İsrail-ABD ve İran savaşında gördük. İnsani bedellerin yanı sıra çevresel, ekolojik ve ekonomik maliyetleri gördük. Özellikle enerji piyasalarında, arz tedarik zincirlerinde kırılmalar, gübre gibi çok kritik, insanlık için çok kritik birtakım girdilerle ilgili sorunlarda bütün bunları yaşadık.”

Türkiye Neden Kıtalar ve Kültürler Arası Bir Köprü

Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin sadece coğrafi konumuyla değil, sahip olduğu kültürel derinlikle de eşsiz bir noktada durduğunu belirtti. Türkiye’nin 2026 yılında yaşayacağı yoğun diplomasi trafiğini anımsatan Yılmaz, NATO Liderler Zirvesi ve Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi gibi kritik buluşmaların yanı sıra COP31’in önemine vurgu yaptı.

“COP31 dediğimiz dünyanın en büyük organizasyonu. 200’e yakın ülkenin katılacağı bir organizasyondan bahsediyoruz. İki hafta sürecek. Antalya’da gerçekleşecek inşallah. Dolayısıyla bu yıl zirveler yılı. İrili ufaklı başka birçok organizasyon da olacak. Bunların Türkiye’de olması gerçekten anlamlı, çünkü Türkiye sadece coğrafya olarak değil, kültürel olarak da farklı dünyaları algılayabilme, anlayabilme konumunda olan bir ülke.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Liderliği ve Küresel Barış Vizyonu

Türkiye’nin tarihten gelen birikimiyle dünyaya geniş bir perspektiften bakabildiğini söyleyen Yılmaz, bu bakış açısının barış ve istikrar için elzem olduğunu savundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tecrübesinin küresel ölçekte bir değer olduğunu belirten Yılmaz, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

“Tarihimizden gelen, birikimimizden gelen bir bakış açımız var. Biz doğuyu da biliyoruz, batıyı da biliyoruz, kuzeyi de güneyi de biliyoruz. Dolayısıyla Türkiye daha geniş bir perspektifle bakabiliyor. Sadece kıtalar arasında değil, bakış açıları, zihniyetler, kültürler arasında da köprüler kurabiliyor. Bu da barış için istikrar için çok gerekli. Herkesle konuşabilen, farklı görüşleri bir masada buluşturabilen bir ülke Türkiye. Barıştan, diplomasiden, diyalogdan, hukuktan, adaletten yana bir bakış açısı var. Bütün bu değerler bugün insanlığın çok ihtiyaç duyduğu değerler. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bunun öncülüğünü, liderliğini yapmaya devam edecek.”