Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Giresun’da her gün ölümle burun buruna gelen vatandaşların çığlığını kim duyacak ve bu tehlikeli köprüler ne zaman yenilenecek

Giresun’un Bulancak ilçesinde, çürüyen tahtalar ve paslanmış teller üzerinde hayata

Giresun’un Bulancak ilçesinde, çürüyen tahtalar ve paslanmış teller üzerinde hayata tutunmaya çalışan köylülerin yaşadığı dram yürekleri dağlıyor. Cenazelerin dereden taşındığı, çocukların okula giderken ölümle yüzleştiği ve yangınlarda itfaiyenin ulaşamadığı mahallelerde halk, bir facia yaşanmadan önce seslerinin duyulmasını bekliyor.

Giresun’un Bulancak ilçesinde Kovanlık grup yolu ile Yeşilhisar köyünü birbirinden ayıran Pazarsuyu Deresi üzerindeki tahta ve demir asma köprüler, bölge halkı için adeta bir ölüm tuzağına dönüşmüş durumda. Yıllardır yenilenmeyen ve bakımsızlık nedeniyle çürümeye terk edilen bu köprüler, özellikle sel dönemlerinde can güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Alternatif bir geçiş güzergahı bulunmayan köy sakinleri, her gün bu tehlikeli parkuru kullanmak zorunda kalıyor.

Çaresizliğin Penceresinden Bir Yaşam Mücadelesi

Yeşilhisar köyü sakinlerinden Mecit Baş, yaşadıkları çileyi ve karşı karşıya kaldıkları riskleri çarpıcı ifadelerle dile getirdi. Kendisini bildi bileli aynı sorunla boğuştuklarını belirten Baş, “Bu köprüde yıllardır mücadele veriyoruz ama sonuç alamadık. Engelli çocuğum var, okula gidip gelirken büyük zorluk yaşıyoruz. Kendim bu köprüden düştüm, yaralandım. Sel suları yüksek olmadığı için boğulmaktan kurtuldum. Annemin cenazesini bile tabutla köprüden geçiremediğimiz için dereden taşımak zorunda kaldık” diyerek yaşanan mağduriyetin boyutlarını gözler önüne serdi.

Doğal Afetlerde Tamamen Mahsur Kalıyorlar

Bölgede sel sularının yükselmesiyle birlikte hayatın tamamen durduğunu vurgulayan köylüler, temel ihtiyaçlarına bile ulaşamaz hale geliyor. Çelik teller üzerindeki çürümüş tahtaların her an kırılma riski taşıdığını belirten Mecit Baş, “Çelik teller üzerinde, çürümüş tahtalarla karşıya geçiyoruz. Dere taştığında tamamen mahsur kalıyoruz. Ne köye ulaşabiliyoruz ne de ilçe merkezine gidip temel ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyoruz. Sel suları yükseldiğinde yoldaysak eve geçemiyoruz, evdeysek yola ulaşamıyoruz. Evimizde yangın çıktı, evimiz yandı itfaiye gelemedi” ifadelerini kullandı.

Düşen de Var Ölen de

Bölgedeki tehlikenin sadece tek bir köprüyle sınırlı olmadığını, komşu ve akrabalarının da benzer derme çatma köprüleri kullanmak zorunda kaldığını ifade eden vatandaşlar, geçmişteki acı tecrübeleri hatırlatıyor. Can kayıplarının yaşandığı bölgede halkın talebi ise oldukça mütevazı ancak hayati önem taşıyor.

Mecit Baş, yetkililere seslenerek sözlerini şöyle tamamladı: “Köyümüzün aynı yol güzergahındaki komşularımız, akrabalarımız da kendi imkanlarıyla yaptığı asma ahşap köprüleri kullanıyor. Hatta engelli bir vatandaşımız var, köprüden düşme vakaları yaşanıyor. Aynı köprüde geçmişte can kayıpları dahi oldu. Ancak vatandaşlar olarak sel sularına rağmen kullanmaya devam ediyoruz ve her an yıkılma riski taşıyan ahşap asma köprülerimizin yapılmasını istiyoruz. Bize araba geçecek beton köprüler değil, can güvenliğimizi sağlayacak yaya köprüler olsa yeter”