Tunceli’de 2020 yılından bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında altı yıl sonra kan donduran gelişmeler yaşanıyor. Gizli tanık “Şubat”ın cinsel istismar iddiaları, hastane kayıtlarının kasten silindiğine dair teknik raporlar ve ilk kez resmi belgelere giren “maktüle” ifadesi, genç kızın akıbetine dair sır perdesini aralarken kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı.
Tunceli’de üniversite eğitimi gördüğü sırada 5 Ocak 2020 tarihinde ortadan kaybolan Gülistan Doku dosyasında, yıllar süren sessizlik yerini sarsıcı iddialara bıraktı. Soruşturma dosyasına dahil olan “Şubat” kod adlı gizli tanığın ifadeleri, olayın seyrini tamamen değiştirdi. Gizli tanık, Doku’nun 27 Aralık 2019 tarihinde, aralarında dönemin valisinin oğlunun da bulunduğu üç kişi tarafından Tunceli Gençlik Merkezi’ne götürüldüğünü, burada cinsel istismara ve şiddete maruz kaldığını iddia etti. Bu beyanlar, Doku’nun kaybolmadan günler önce büyük bir baskı ve şiddet sarmalına alındığı şüphesini güçlendirdi.
Hastane kayıtlarındaki profesyonel müdahale ve gebelik şüphesi
Soruşturmanın en dikkat çekici noktalarından birini ise hastane kayıtlarında tespit edilen usulsüzlükler oluşturdu. Yapılan detaylı incelemelerde, Gülistan Doku’nun 31 Aralık saat 09.09’da Tunceli Devlet Hastanesi’ne gittiği ancak o güne ait tüm dijital izlerin yok edildiği belirlendi. Hastanenin veri tabanını inceleyen bilişim firması tarafından savcılığa sunulan raporda, “Sistem loglarının bulunmaması olağan bir durum olarak değerlendirilememekte; ilgili güne ait log kayıtlarının kasten ve yetkisiz teknik bir müdahale ile silindiği anlaşılmaktadır.” tespiti yer aldı.
Hastane yönetimi her ne kadar Doku’nun o gün hastaneye hiç gelmediğini savunsa da, dosyaya giren belgelerdeki teknik detaylar farklı bir tablo çiziyor. Kayıtlarda rastlanan “Bulgular-Gebe-Plan-Çocukkey-Htkey-Fetuskalses-Hbkey-Pelvisanatomi-Pelvisağrılık” gibi başlıkların gebelik süreciyle ilgili olduğu değerlendiriliyor. Özellikle kalp sesi başlığı altında yer alan 120-136-140-150 şeklindeki ölçümler, Doku’nun o gün bir gebelik muayenesinden geçmiş olabileceği ihtimalini doğurdu. Başsavcılık şimdi, silinen bu verilerin genç kızın hamilelik durumuyla bir bağlantısı olup olmadığını titizlikle araştırıyor.
İlk kez maktüle denildi ve tutuklamalar başladı
Dosyadaki en kritik hukuki değişim ise tutuklama tutanaklarına yansıdı. Gülistan Doku’dan ilk kez “maktüle” olarak bahsedilmesi, soruşturma makamlarının artık olayı bir cinayet dosyası olarak ele aldığını tescilledi. Bu kapsamda yürütülen operasyonlarda, aralarında eski valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abarakov’un da bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen isimlerden Erdoğan Elaldı “Kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanırken, delilleri yok etmekle suçlanan ihraç polis memuru Gökhan Ertok da tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ertok’un, etkin pişmanlık yasasından faydalanmak için talepte bulunduğu öğrenildi.
Eski valiye soruşturma ve açığa alma kararı
Olayın idari boyutu da derinleşiyor. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkındaki iddialar üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla geniş kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. İddiaları araştırmak üzere mülkiye müfettişleri görevlendirilirken, soruşturmanın selameti açısından Tuncay Sonel açığa alındı. 21 yaşındaki Gülistan Doku’nun ailesinin 6 Ocak 2020’de başlattığı hukuk mücadelesi, yeni bulgular ve tutuklamalarla birlikte kritik bir aşamaya geçmiş durumda.
