Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Gülistan Doku dosyasında her şeyi değiştirecek o mesajlar ne anlama geliyor? Kim kimi savcıyla tehdit etti?

Tunceli’de altı yıl önce ortadan kaybolan Gülistan Doku soruşturması, dosyaya

Tunceli’de altı yıl önce ortadan kaybolan Gülistan Doku soruşturması, dosyaya giren yeni delillerle birlikte cinayet şüphesi üzerinden derinleşiyor. Firari şüpheli Umut Altaş ile babası Celal Altaş arasındaki şok edici mesajlaşmalar, genç kadının akıbetine dair gizli kalmış gerçeklerin üzerindeki perdeyi aralamaya hazırlanıyor.

Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku dosyasında, yıllar süren sessizliğin ardından kritik bir eşiğe gelindi. Tunceli Başsavcısı Ebru Cansu tarafından yürütülen ve titizlikle incelenen deliller, soruşturmanın artık bir cinayet dosyası olarak ele alınmasına neden oldu. Bu kapsamda tutuklanan 12 kişi arasında yer alan Celal Altaş ile oğlu Umut Altaş’ın kendi aralarındaki yazışmalar, dosyanın en somut kanıtlarından biri olarak kayıtlara geçti.

PTS Kayıtları ve Firari Şüphelinin Gizemli Yolculuğu

Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün, Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel ile aynı araçta bulunduğu Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarıyla kesinleşen Umut Altaş, soruşturmanın en kilit isimlerinden biri olarak görülüyor. Gizli tanık “Şubat” tarafından ortaya atılan iddialar ise kan donduracak cinsten. Gizli tanık, Sonel’in Altaş ile birlikte genç kadına yönelik ağır bir suç işlediğini ileri sürerken, baba Celal Altaş ise oğlunun olaya iştirak etmediğini ancak bazı durumlara şahitlik etmiş olabileceğini savundu.

Baba Celal Altaş, verdiği ifadede oğlunun kendisine söylediklerini şu sözlerle aktardı: “Bu olayla ilgili hiçbir şekilde olaya iştirakım veya yardımım yoktur. Umut’la defalarca görüştüm, ‘Tanımıyorum, bilgim yok’ dedi. Ancak bir görüşmemizde ‘Mustafa Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum’ dedi. Başka bir konuşmada ise ‘Bana para gönderin, ben tehdit ediliyorum, yüklü miktarda para lazım’ dedi. Neden tehdit edildiğini anlamadım.” Şu an kırmızı bültenle aranan Umut Altaş’ın, 2022 yılında Meksika üzerinden yasa dışı yollarla ABD’ye geçtiği biliniyor.

“Ötecem Her Şeyi”: Şantaj ve İtiraf Tehditleri Dosyada

Sabah gazetesinin haberine göre, dosyaya giren en sarsıcı gelişme 9 Ocak 2026 tarihli yazışmalar oldu. ABD’de firari durumda olan Umut Altaş’ın babasından yüklü miktarda para talep ettiği ve alamayınca itiraf tehdidinde bulunduğu görüldü. Yazışmalarda Umut Altaş babasına, “Sen öyle kolay sanıyorsun değil mi? Yaptıklarınızın bir bedeli olacak. Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum” mesajını gönderdi.

Baba Celal Altaş’ın bu talebe “Oldu, ne halin varsa gör”, “Size gönderdiğim 150 bin doları geri gönderin” şeklinde karşılık vermesi üzerine gerilim daha da tırmandı. Umut Altaş’ın bu yanıta karşılık savcıyı işaret ederek savurduğu tehditler ise soruşturmanın merkezine oturdu: “Bugün para gelmezse savcı hanımı arar, her şeyi anlatırım. Beni Amerika’ya niye yolladığınızı söylerim.”

“Her Şeyden Haberin Var O Zaman Şerefsiz”

Yazışmaların devamında baba ve oğul arasındaki diyalog, olayın üzerindeki sis perdesini daha da kalınlaştırdı. Celal Altaş’ın “Her şeyden haberin var o zaman şerefsiz” şeklindeki çıkışına, oğlu Umut Altaş’tan meydan okuyan bir yanıt geldi: “Kim yer bu numaraları. Sen herkesi kendin gibi salak sanıyorsun. Ötecem lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak.”

Celal Altaş’ın son olarak “İnşallah öt her şeyi. Haydi oğlum benim” dediği bu yazışmalar, Gülistan Doku’nun başına ne geldiğine dair çok kritik ipuçları barındırıyor. Emniyet ve savcılık birimleri, bu tehditlerin arkasındaki somut bilgileri ve Umut Altaş’ın “anlatırım” dediği gerçeklerin peşine düşmüş durumda. Soruşturma, yeni deliller ışığında genişleyerek devam ediyor.