CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kamuoyunda uzun süredir tartışılan dokunulmazlıkların kaldırılması kararıyla ilgili sessizliğini bozarak ezber bozan açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabı üzerinden detaylı bir paylaşım yapan Kılıçdaroğlu, o dönemde iktidarın kurduğu büyük siyasi tuzağı nasıl bozduklarını ve hedefe konulan muhalefetin asıl duruşunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV röportajında dile getirdiği ve büyük yankı uyandıran sözlerine açıklık getirdi. “Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler” başlığı altında bir açıklama yayınlayan Kılıçdaroğlu, geçmişte yaşanan tarihi sürecin yalan bilgilerle manipüle edilmek istendiğini vurguladı.
İktidarın Kurduğu Siyasi Tuzak Nasıl Bozuldu?
Kılıçdaroğlu, o dönemde iktidar tarafından hazırlanan tehlikeli bir siyasi oyunu bozmak amacıyla dokunulmazlıkların kaldırılmasına “evet” dediklerini belirtti. Alınan kararın ardındaki hukuki beklentiyi ve sonrasında iktidarın attığı hukuk dışı adımları anlatan CHP lideri, süreci şu sözlerle özetledi:
“Dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması gerekiyordu. Ancak iktidar milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutuklandı.”
Yaşanan hukuksuz süreçte asıl suçlanması gereken odağın muhalefet olmadığını kesin bir dille ifade eden Kılıçdaroğlu, hedef saptırmaya çalışan çevrelerin yalanlarına geçit vermeyeceklerini dile getirdi.
Adalet Yürüyüşü Çizgisinden Milim Sapma Yok
Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi kendilerinin çıkardığını belirten Kılıçdaroğlu, adaletin herkes için eşit uygulanması gerektiğinin altını çizdi. Kendi siyasi çizgilerinde ve adalet arayışlarında hiçbir kırılma yaşanmadığını vurgulayan CHP lideri, şöyle devam etti:
“Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır”
Kılıçdaroğlu açıklamasının sonunda; Selahattin Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının ve haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarının hakkını sonuna kadar savunmaya ve aramaya kararlılıkla devam edeceğini belirtti.
