Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

ABD ve İran arasındaki bitmek bilmeyen bu kriz ne zaman sona erecek ve geçmişte neler yaşandı

Onlarca yıla yayılan siyasi krizler, ağır ekonomik yaptırımlar ve sınır

Onlarca yıla yayılan siyasi krizler, ağır ekonomik yaptırımlar ve sınır tanımayan karşılıklı restleşmelerle şekillenen ABD-İran ilişkileri, bugün de dünya gündeminin en sıcak başlığı olmaya devam ediyor. Peki, tarihin tozlu sayfalarından günümüze uzanan bu büyük gerilimin perde arkasında hangi kritik olaylar yatıyor ve bu düşmanlık nasıl kökleşti? İşte iki ülkeyi defalarca savaşın eşiğine getiren o tarihi dönüm noktaları ve krizin anatomisi.

Diplomasi trafiğinden büyük kopuşa giden süreç nasıl başladı

ABD ile İran arasındaki ilişkiler, 1979 yılındaki İslam Devrimi’ne kadar oldukça farklı bir seyir izliyordu. Ancak Tahran’daki ABD Büyükelçiliği’nin basılması ve Amerikalı diplomatların rehin alınmasıyla başlayan süreç, iki ülke arasındaki köprülerin tamamen atılmasına neden oldu. Bu olay, Washington ve Tahran hattında on yıllar sürecek bir düşmanlığın ilk büyük kıvılcımı olarak tarihe geçti. O günden bu yana iki ülke arasındaki diplomatik kanallar neredeyse tamamen kapandı ve yerini karşılıklı suçlamalara bıraktı.

Ekonomik yaptırımlar ve nükleer kriz bölgeyi nasıl etkiliyor

Devrim sonrası dönemde, özellikle Irak-İran Savaşı boyunca ABD’nin tutumu ve ardından gelen sistematik ekonomik yaptırımlar, krizin kronikleşmesine yol açtı. İran’ın nükleer programına yönelik iddialar ve Batı dünyasının bu konudaki güvenlik endişeleri, gerilimi bölgesel bir sorun olmaktan çıkarıp küresel bir boyuta taşıdı. Washington yönetimi, Tahran’ı nükleer silah geliştirmekle suçlarken, İran tarafı bu programın tamamen barışçıl amaçlar taşıdığını her fırsatta dile getirdi. Karşılıklı sert açıklamalar ve Basra Körfezi’ndeki askeri hareketlilik, bölgedeki tansiyonu her geçen gün biraz daha tırmandırdı.

Nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilme kararı neleri değiştirdi

2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma, uluslararası kamuoyunda kısa süreli bir yumuşama dönemi vaat etse de ABD’nin bu anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesiyle birlikte kartlar yeniden karıldı. “Maksimum baskı” politikası adı altında hayata geçirilen yeni yaptırımlar, İran ekonomisini ciddi bir darboğaza sürüklerken, iki ülke arasındaki askeri restleşmeleri de zirveye taşıdı. Kasım Süleymani suikastı gibi kritik olaylar, tarafları doğrudan sıcak çatışmanın eşiğine getirdi. Günümüzde bu gerilim, sadece iki devletin meselesi olmaktan çıkıp tüm Orta Doğu’nun kaderini ve küresel enerji hatlarının güvenliğini belirleyen devasa bir güç savaşına dönüşmüş durumda.