Kamuoyunda geniş yankı uyandıran Abdullah Acar miras kavgasına dair yayımladığımız dosyaların ardından şok bir baskı süreciyle karşı karşıya kaldık. Gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya koyan haberlerimizin ardından başlatılan hukuk mücadelesi ve susturma girişimlerine karşı kararlı duruşumuzdan taviz vermiyoruz. İşte yaşanan tüm sürecin perde arkası ve gazetecilik onuruna sahip çıkan açıklamalarımız.
Gazetecilik, karanlıkta kalan noktaları aydınlatma ve halkın haber alma hakkını savunma sanatıdır. Bu misyonla yola çıkarak, kamuoyunun yakından takip ettiği Abdullah Acar ve çocukları arasındaki miras kavgasına dair kritik belgeleri paylaştık. Ancak ulaştığımız doğrular, bazı kesimlerde rahatsızlık uyandırarak hakkımızda bir yargı sürecinin başlatılmasına neden oldu. Yaşanan bu durum, özgür basının üzerindeki baskıların ne denli ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha kanıtladı.
Miras Kavgasında Susturma Operasyonu Nasıl Başladı
Yayımladığımız her bir haber dosyası, somut belgelere ve tarafsız tanıklıklara dayanıyordu. Bu şeffaf habercilik anlayışımız, ne yazık ki yasal süreçlerin bir silah gibi kullanılmasıyla karşılık buldu. Kurum olarak maruz kaldığımız bu durumu kamuoyuna duyururken şu ifadelere yer verdik: “18 ve 24 Nisan tarihlerinde kamuoyunun bilgisine sunduğumuz dosyalar sonrası tarafımıza yönelik başlatılan susturma operasyonuna cevabımızdır” diyerek baskılara karşı ilk tepkimizi ortaya koyduk.
Gerçeklerin Ortaya Çıkması Kimleri Rahatsız Etti
Miras davası gibi ailevi ve maddi çıkarların çatıştığı hassas konularda gazetecilik yapmak, çoğu zaman hedef tahtasına oturtulmayı da beraberinde getiriyor. Abdullah Acar dosyasında ulaştığımız her detay, olayın sadece bir aile kavgası değil, toplumu ilgilendiren hukuki bir süreç olduğunu gösteriyordu. Bu süreçte yaşadığımız zorlukları şu sözlerle özetledik: “Abdullah Acar’ın çocuklarıyla başlattığı miras davasında gerçekleri tüm detaylarıyla ortaya çıkardığımız haber dosyalarında hedef olduk.” Bu hedef gösterme çabaları, bizim doğru bildiğimiz yoldan sapmamıza neden olmayacaktır.
Baskı ve Tehditlere Karşı Gazetecilik Sözümüz
Hukuki yolların bir yıldırma politikasına dönüştürülmesi, demokratik bir toplumda kabul edilemez bir durumdur. Ancak bizler, kalemimizin gücünü halktan ve hakikatten alıyoruz. Hiçbir dava veya tehdit, kamuoyuna gerçekleri anlatma borcumuzun önüne geçemez. Bu konudaki nihai duruşumuzu ve kararlılığımızı şu net cümleyle ifade ediyoruz: “Yapılan tüm baskılara ve tehditlere yanıtımız net; gazetecilik yapmaya devam edeceğiz.” Gerçeklerin ışığı altında, her türlü engellemeye rağmen kamuoyunu bilgilendirme görevimizi sürdüreceğiz.
