Dünya gül yağı üretiminin merkez üssü Isparta’da gül hasadı tüm hızıyla sürerken, tarlalardan yükselen feryat herkesi düşündürüyor. Kokusuyla dünyayı büyüleyen güller, bu yıl üreticisinin ve işçisinin yüzünü neden güldürmedi? İşte Keçiborlu’daki hasat alanlarından gelen ve sektörün geleceğini tehdit eden çarpıcı detaylar…
Türkiye’nin gül bahçesi olarak bilinen Isparta’nın Keçiborlu ilçesinde, sabahın ilk ışıklarıyla başlayan hummalı gül hasadı devam ediyor. Yıl boyunca binbir emekle bakımı yapılan gül bahçeleri, bu günlerde en hareketli dönemini yaşıyor. Ancak tarlalardan bu yıl yükselen sesler, her zamankinden çok farklı bir gerçeği gözler önüne seriyor.
Alım Fiyatları Maliyetleri Karşılamıyor mu?
Gül üreticileri, bir yandan hasat heyecanı yaşarken diğer yandan açıklanan alım fiyatlarının yetersizliği nedeniyle büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Artan gübre, ilaç, sulama ve mazot maliyetlerinin altında ezildiklerini belirten üreticiler, mevcut alım fiyatlarının emeklerinin karşılığı olmadığını dile getiriyor. Hasat edilen güllerin hak ettiği değeri bulamaması, bölgedeki tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini de ciddi şekilde tehlikeye atıyor.
Gül İşçileri de Durumdan Memnun Değil
Sadece üreticiler değil, gün ağarmadan tarlalara girip dikenlerin arasında saatlerce çalışan gül toplama işçileri de dertli. Alım fiyatlarının düşük olması, doğrudan işçi yevmiyelerini de olumsuz etkiliyor. Zorlu çalışma koşullarına rağmen aldıkları ücretlerin yetersiz kaldığını ifade eden işçiler, hayat pahalılığı karşısında emeklerinin eridiğini belirtiyor. Hem üretici hem de işçi cephesinde yaşanan bu ortak memnuniyetsizlik, Keçiborlu’daki hasat dönemine gölge düşürüyor.
Sektör Temsilcileri Çözüm Bekliyor
Isparta gülü, dünya kozmetik ve parfüm sanayisinin en önemli ham maddelerinden biri konumunda bulunuyor. Ancak yerelde yaşanan bu ekonomik sıkıntılar, önümüzdeki yıllarda üretim alanlarının daralmasına yol açabilir. Üreticiler ve işçiler, emeklerinin heba olmaması için alım fiyatlarının acilen revize edilmesini ve desteklerin artırılmasını talep ediyor. Keçiborlu’daki bu sessiz çığlığın yetkililer tarafından duyulup duyulmayacağı ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
