Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından paylaşılan son veriler reel sektörün döviz dengesindeki hareketliliği gözler önüne sererken, şirketlerin net döviz pozisyonu açığı şubat ayında 200 milyar dolar sınırını aşarak dikkat çekici bir seviyeye ulaştı.
Merkez Bankası, Şubat 2026 dönemine ilişkin Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan rakamlar, şirketlerin döviz cephesindeki yükümlülüklerinin varlıklardan çok daha hızlı arttığını ve bu durumun net açık rakamlarını yukarı taşıdığını gösteriyor. Finansal tabloya bakıldığında, şirketlerin kur riskine karşı savunma mekanizması olan varlık birikiminin, borçlanma hızının gerisinde kaldığı görülüyor.
Varlıklar ve Yükümlülükler Arasındaki Makas Nasıl Değişti
Ocak ayı verileriyle kıyaslandığında, firmaların döviz varlıklarında 1 milyar 226 milyon dolarlık bir artış yaşandı. Ancak aynı dönemde yükümlülükler tarafındaki yükseliş 4 milyar 468 milyon doları bularak varlık artışını neredeyse dört katına çıkardı. Yükümlülüklerin varlıklara oranla bu denli keskin bir artış göstermesi, finansal kesim dışındaki firmaların döviz cinsinden borçlanma eğiliminin sürdüğünü kanıtlıyor.
Net Döviz Pozisyonu Açığı 200 Milyar Doların Üzerinde
Şubat ayı itibarıyla reel sektörün net döviz pozisyonu açığı 200 milyar 281 milyon dolar seviyesine ulaşarak tarihi bir eşiği geride bıraktı. Ekonomistler, net döviz pozisyonundaki bu genişlemenin şirketlerin bilanço yönetiminde daha dikkatli olmaları gereken bir sürece işaret ettiğini belirtiyor. Döviz yükümlülüklerindeki bu belirgin artışın önümüzdeki dönemde piyasalardaki likidite ve kur hassasiyeti üzerindeki etkileri ise iş dünyası tarafından yakından takip edilecek.
