Samsun’da profesyonel fotoğrafçılık yapan Süleyman Önder’in hikayesi, satın aldığı tarihi bir binayı dekore etme fikriyle başladı ve aradan geçen 6 yılda 150’ye yakın nadide parçadan oluşan dev bir koleksiyona dönüştü. Dekorasyon amacıyla yola çıkan Önder, bugün fotoğrafçılık tarihinin en önemli tanıklarını bir arada sergileyerek geçmişin izlerini geleceğe taşıyor.
Samsun’da yaşayan ve mesleği de fotoğrafçılık olan Süleyman Önder, yaklaşık altı yıl önce satın aldığı tarihi bir binayı restore etmeye karar verdiğinde bu yolculuğun kendisini nereye götüreceğini tahmin etmiyordu. Mekanın ruhuna uygun bir atmosfer yaratmak ve duvarları anlamlı objelerle süslemek isteyen Önder, antika fotoğraf makinelerine ilgi duymaya başladı. Başlangıçta sadece birkaç parça ile sınırlı kalması planlanan bu merak, kısa sürede büyük bir tutkuya ve kapsamlı bir koleksiyonerliğe evrildi.
Dekorasyon Merakı Nasıl Bir Tutkuya Dönüştü
Tarihi binanın dekorasyonu için arayışa giren Süleyman Önder, her geçen gün yeni bir parçayı envanterine ekledi. Altı yıllık süreçte Türkiye’nin dört bir yanından ve farklı kaynaklardan topladığı makinelerin sayısı 150’ye yaklaştı. Koleksiyonda yer alan cihazlar, sadece teknolojik birer araç olmanın ötesinde, fotoğrafçılık sanatının geçirdiği evrimi ve farklı dönemlerin estetik anlayışını da gözler önüne seriyor. Önder, her bir makineyi özenle seçerek koleksiyonunu genişletmeye devam ediyor.
Yaşanmışlığı Olan Eşyaların Peşinde Bir Ömür
Süleyman Önder için biriktirdiği bu makinelerin en önemli özelliği, her birinin kendine has bir hikayesinin olması. Koleksiyonundaki parçaların ruhuna ve geçmişine büyük önem veren Önder, toplama sürecindeki temel kriterini şu sözlerle ifade ediyor: “Yaşanmışlığı olan, birilerinde iz bırakmış her eşyayı toplamaya özen gösteriyorum” Bu yaklaşım, koleksiyonun sadece maddi bir değer değil, aynı zamanda derin bir manevi değer taşımasını sağlıyor.
Bugün Samsun’da sergilenen bu özel koleksiyon, hem fotoğraf meraklılarının hem de tarih tutkunlarının ilgisini çekiyor. Süleyman Önder, makinelerin arkasındaki yaşanmışlıkları koruyarak, dijitalleşen dünyada analog dönemin o büyüleyici atmosferini yaşatmaya devam ediyor. Gelecekte koleksiyonun daha da büyümesi ve bu tarihi mirasın daha geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor.
