WOTTV E-DERGİ
DOLAR 32,5038 0.08%
EURO 34,7826 -0.12%
ALTIN 2.496,260,50
BITCOIN 21098441,57%
Suriye’de PKK/YPG Arap Aşiretleri Savaşı

Suriye’de PKK/YPG Arap Aşiretleri Savaşı

13 Eylül 2023 10:54
Suriye’de PKK/YPG Arap Aşiretleri Savaşı
0

BEĞENDİM

Prof. Dr. Celalettin Yavuz – Güvenlik Politikaları Uzmanı – 12 Eylül 2023

Türkiye’nin Suriye ile ilgili devam eden güvenlik sorunları arasında Esad rejiminin diplomatik ilişkileri tekrar başlatmaması ilk sırada iken, PKK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD/YPG’nin ABD tarafından desteklenmesi de bir diğeridir. İdlib bölgesindeki çarpık statüko da devam etmektedir. Suriye sınırı duvarla örülmesine rağmen hala Suriyeli sığınmacı akını riski de mevcuttur. Suriye ile normalleşme başlatılamadığı için Türkiye’deki “zorunlu misafir” Suriyeli sığınmacıların yükü de ekonomik sıkıntıların ağırlaştığı son iki yıl içinde giderek ağırlaşmıştır. Suriye’deki DEAŞ terörünün hala devam ediyor olması da bir diğer sorundur. Son iki haftadır Suriye’nin doğusundaki Deyrizor bölgesinde PKK/YPG ile bölgenin Arap aşiretleri arasındaki silahlı mücadele dikkat çekecek derecede büyüyünce konuyu mercek altına aldık.

ABD ve Kısmen Rusya Himayesinde PYD/YPG’nin ‘Mini Devlet’ Yapılanması

ABD’nin 2015 yılından itibaren “Özel Kuvvetler” gibi eğitip silah ve teçhizatla donattığı, %80’inini PKK’nın Suriye uzantısı PYD/YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri, son yıllarda DEAŞ’la mücadele bahanesiyle Suriye’nin Irak sınırına yakın bölgelerinde hakimiyet kurdu. ABD’nin siyasi desteğini de alan PYD/YPG, Suriye’nin kendisine yeterli petrol kaynaklarının %80’ine yakın kuyularını da ele geçirerek ve önemli bir kısmını Esad rejimine satarak ciddi şekilde gelir elde etmeye başladı.  Her yıl ABD bütçesinden de önemli miktarda mali destek alan terör örgütüne bu yılın Ocak ayında 90 ve 50 araçlık konvoylarla içinde radar da dahil çeşitli silah ve erken ihbar malzemesi yardımı yapıldı. Haziran ve Temmuz aylarındakilere ilaveten Ağustos 2023’te de 50 konvoyluk askeri malzeme sevk edildi.

Suriye’deki terör örgütü Rusya’nın da siyasi himayesi altındadır. Daha Aralık 2022 içerisinde Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, “Maalesef Kürt grupları Amerikalıların güvenilir ortaklar olduklarını düşünüyorlar. Hüsnü Mübarek’in, Afgan Hükümeti’nin başlarına neler geldiğini biz unutmadık…” diyerek “dostlarını” uyarmak mecburiyetinde kalmıştı. Aslında Lavrov’un bu uyarısı, bir dönemin ABD’li Ankara Büyükelçisi Jeffrey tarafından da “Washington’un bu ‘mini devletin’ (PYD/YPG) ‘nihai aşamasını somut bir şekilde ortaya koyamamış olduğu” sözüyle de örtüşmektedir.  Rusya, Türkiye ile çok iyi siyasi ve ekonomik ilişkilerine rağmen YPG’yi bir sorundan ziyade bir partner olarak görmektedir.

Arap Aşiretleri YPG’ye Karşı

PYD/YPG’nin 2013’te Türkiye sınırına bitişik bölgelerde üç özerk “kanton” ilanından itibaren bölgede eğitim dili Kürtçe’ye dönüştürüldü. Bu gelişme BM’nin de raporlarında yer aldı. Daha 2022 yılı sonlarında BM Genel Sekreteri Guterres’in raporuna göre, YPG hakimiyetindeki bölge okullarında başörtüsü yasaklanmıştı. Bu karar Deyrizor, Rakka ve Haseke’nin muhtelif yerleşimlerinde öğretmenlerin, velilerin ve aşiretlerin gösterilerine yol açmış, protestolar üzerine yasak askıya alınmıştı. Alınan karar Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerin dışında, Rakka ve Deyrezor gibi Arap unsurun ağırlıklı olduğu yerlerde de alınmıştı. BM raporlarında bu gelişme “düşünce, vicdan ve din özgürlüklerinin ihlali” şeklinde yer alırken, daha 2018’de ülkenin kuzeydoğusunda 250’nin üzerindeki okulda Arapça dilinde eğitim yasaklanmıştı.

Bir diğer önemli konu da terör örgütünün bölgedeki Kürt ve Arap çocukları devşirme girişimleriydi. Bu durum üzerine Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu tarafından geçen Nisan ayında BM Konseyi’ndeki konuşmasıyla YPG/SDG’nin çocukları silah altına alması ve sivillerin evlerine dönüşlerini engellemesi ve Arapça okutan öğretmenleri tutuklanması kayda geçirilmişti.

Son olarak PKK/YPG’nin Deyrizor Askeri Meclis grubu lideri Ahmed el Habil’i alıkoymasıyla 27 Ağustos’ta Arap aşiretlerin başlattığı silahlı mücadeleyle PKK/YPG’li teröristler kontrolleri altındaki bölgelerden kaçarken, sadık müttefikleri ABD arabuluculuğa soyunmak istedi ama şimdilik başaramadı. 10 Eylül itibariyle Arap aşiretleri, Münbiç’te de dahil 40’ı aşkın köyü teröristlerden kurtardı. Bu mücadelede Arap ülkelerinin aşiretleri desteklemesi teşvik edilebilir.

Celalettin Yavuz

Güvenlik Politikaları Uzmanı Lisans ve Y. Lisans öğrenimini Milli Savunma Üniversitesinde (Deniz Harp Okulu – 1974; Deniz Harp Enstitüsü-1983) tamamladı. Daha sonra Silahlı Kuvvetler Akademisi öğrenimi (1985-86) gördü ve “Irak’ın Geleceği” ile ilgili bitirme tezini yazdı. 1989-1991 döneminde Führungsakademie (Hamburg/Almanya) 2 yıllık Güvenlik Politikası-Strateji-Stratejik İstihbarat-Jeopolitik, Askeri Tarih eğitimi aldı. “İstanbul Boğazı’nın Karadeniz Sahildarı Ülkeler Üzerindeki Jeopolitik ve Stratejik Etkileri” (Almanca) başlıklı mezuniyet tezini yazdı. Genelkurmay Personel Başkanlığı’nda görevli iken Kıbrıs Barış Harekâtı’nın madalya ve taltif projesini gerçekleştirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı karargâhında NATO Planlama direktifleri ve kuvvet plan çalışmaları üzerinde çalıştı. Ayrıca bir yıl boyunca Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Toplantı Dosyasını hazırladı. Ege'de gerilimli 1980'li ve 1990'lı yıllarda 2 ayrı geminin komutanlıklarını yaptı. 1994-1997 döneminde Almanya'da Deniz Ataşeliği sırasında Deniz Ataşe Birliği'nin başkanlığına (doyen) ve 143 kişilik Askeri Ataşeler Birliği'nin Yönetim Kuruluna seçildi. Daha sonra Mersin’de Karakol ve Çıkarma Gemileri Komodorluğu’nun ardından Genelkurmay Yunanistan Kıbrıs Dairesinde Yunanistan Şube Müdürü iken “Türk-Yunan Ege’de Güven Arttırıcı Önlemler Paketi” projesinin (Ocak 2000) yöneticiliğini yaptı. Türk-Yunan sorunları üzerinde General-Amiral Oryantasyon Kursu, Harp Akademileri, Milli Güvenlik Akademisi ve TSK İstihbarat Okulu'nda dersler veren Yavuz, Deniz Harp Okulu Dekanı olduğu 2001-2003 döneminde "Denizcilik Tarihi-Deniz Stratejisi", "Askeri Strateji" ve "Liderlik" dersleri verdi. 1994’te Dr., 2002’de Doç.Dr. olan Yavuz, Milli Güvenlik Akademisi öğretim üyesi iken 30 Mart 2004’te istekle emekli oldu ve BİLKENT Üniversitesi’ne ilaveten Milli Güvenlik Akademisi’nde Türk-Yunan Sorunları, Suriye, Ortadoğu, Terörle Mücadele dersleri, 2012’de Prof.Dr. olduktan sonra da Atılım Üniversitesi’nde (2012-2013) ve Kara Harp Okulu Savunma Bilimleri Enstitüsünde (2013 Bahar) Y. Lisans ve Doktora, Ufuk ve Başkent üniversitelerinde lisans dersleri verdi. 2022 yılı başlarında adı Topkapı Üniversitesi olarak değiştirilen “Ayvansaray Üniversitesi”nde İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nin kurucu dekanlığını yapan, fakülteyi 16 bölüme çıkartan Prof.Dr. Yavuz, “İstihbarat, Strateji ve Terörizm/Avrupa'da Terör Örgütleri” gibi 3 farklı konuda sertifika dersleri yanında İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde lisans ve Y. Lisans dersleri verdi. Güvenlik Bilimleri ve Uygulamaları Y. Lisans programının kurucu ABD Başkanlığını Eylül 2022’ye kadar sürdürerek “Küresel Güvenlik Stratejileri” üzerine sertifika programı hazırladı. Mayıs 2020 ayında uluslararası sempozyum düzenledi ve bizzat sunum yaptı. Milli Savunma Üniversitesi’nde (Harp Akademileri) 2019 yılından beri “Dış Politika Analizi” ile “Küresel Güvenlik Stratejileri” başlıklı ders verdi. Genelkurmay SAREM “Dış Uzman”lık (2003-2010), Türk Askeri Tarih Kurulu (TATK) Genel Kurul üyeliği (1999-2007), Gnkur. Atatürk Araştırma ve Eğitim Merkezi “ATAREM” Genel Kurul Kurucu Üyeliği (1999-2007), Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim/Öğretim Kurulu üyeliği (2001-2003), Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) “Strateji” Grubu üyeliği (2005-2011), Türk Ocakları Genel Merkezi Hars Heyeti (en üst düzeydeki kültür kurulu) üyeliği (2004-2010), TÜRKSAM düşünce kuruluşunun Kurucu Başkan Yardımcısı ve Terör Bölümü Başkanlığı (2008-2012) yapan Prof.Dr. Yavuz, pek çok süreli yayının yayın ve hakem kurullarında yer almaktadır. Almanca ve İngilizce bilen Prof.Dr. Yavuz’un “Güvenlik politikaları, Askeri Tarih/Strateji, İstihbarat, Ortadoğu, çevre ülkeler, terörle mücadele, bölgesel-küresel sorunlar, küresel güvenlik stratejileri ve Deniz Tarihi konularında, çoğu müstakilen yazılmış 30’un üzerinde kitabı ve süreli dergilerde yazılmış çok sayıda makalesi mevcuttur. Halen Anadolu Ajansı ve Yeni Şafak gazetesinin “Düşünce Günlüğü” bölümünde her ay “Bölgesel ve Küresel Güvenlik Politikaları” üzerine analizleri yayınlanan Yavuz’un son dönemde Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE)’de konferansları, sitesinde yazıları yayınlanmakta olup, gene son zamanlarda Devlet Dergisi ve Türk Yurdu dergilerinde de yazıları yayınlanmaktadır. Ayrıca, Eylül 2022’den itibaren TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda haftada bir gün “Mavi Vatan” adlı bir programın yapımcılığını (ve yorumculuğunu) yapmaktadır. Ankara’da ikame eden Prof.Dr. Yavuz, evli, iki çocuk babası olup Almanca ve İngilizce bilmektedir.

    En az 10 karakter gerekli
    Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.