Serkan ÜSTÜNER – 09 Şubat 2026
Epstein dosyaları ortaya saçılırken, dünyanın dört bir yanında taşlar yerinden oynuyor. İsimler, bağlantılar, kirli ağlar… Güçlülerin çocukların bedenleri üzerinden kurduğu iğrenç bir düzen ifşa oluyor. Normal bir dünyada bunun tek bir karşılığı olurdu: öfke, hesap sorma ve utanç.
Ama Türkiye’de? Derin bir sessizlik. Neredeyse organize bir suskunluk.
Bu ülkede her meselede mikrofon uzatıldığında “duyarlı”, “vicdanlı”, “toplumsal meselelerde ses veren” sanatçılar var ya… Hani bir yanlış kelimede anında story atan, bir dizideki replik için manifesto yazanlar… İşte onlar bugün yok. Hepsi bir anda meşgul. Hepsi bir anda apolitik. Hepsi bir anda sağır ve dilsiz.
Soruyorum:
Çocuk istismarı, insan ticareti, küresel elitlerin pedofili ağı hangi politik görüşe sığmıyor da susuyorsunuz?
Hangi sponsor, hangi menajer, hangi “uluslararası bağlantı” sizi bu kadar korkutuyor?
Mesele çok net: Bu suskunluk masum değil.
Bu suskunluk konforlu.
Bu suskunluk kariyer hesaplı.
Türkiye’de “sanatçı” denilen figür, uzun zamandır risk alan değil, risk yöneten bir profil.
Her cümle ölçülüyor.
Her paylaşım tartılıyor.
Her tepki, olası kayıplar üzerinden hesaplanıyor.
Çünkü bugün konuşmak riskli. Bugün konuşmak “yanlış yerde durmak” demek. Bugün konuşmak, davet edilmemek, listeden düşmek, algoritmadan silinmek demek. Ve Türkiye’deki sanatçıların büyük bir kısmı için çocukların uğradığı vahşet, kendi konforlarından daha önemsiz.
Daha da acısı ne biliyor musunuz?
Yarın bir gün bu ülkede bir skandal patladığında, yine en önde “adalet” naraları atacaklar. Yine gözleri dolu dolu konuşacaklar. Yine “biz hep çocukların yanındayız” diyecekler.
Ama bugün, gerçek bir sınav varken, sınıfta yoklar.
Sanatçı dediğin biraz rahatsız eder.
Biraz risk alır.
Biraz yalnız kalmayı göze alır.
Ama bizde sanatçı; davet listesini, marka anlaşmasını, yurt dışı bağlantısını koruyan bir sessizlik memuru olmuş durumda. Bizdeki “Sanatçı”nın sadece rakamları var. Bankadaki hesap cüzdanından ibaret.
Bu ülke 40 yıl şehit verdi. Bir gün bir şehidimiz için tek bir cümle etmediler. Gazze’de on binlerce çocuk öldürüldü. Ölü taklidi yaptılar. Bunlar Avustralya’daki kangurular için söz söylediler de bu ülke yararına, insanlık namına tek bir cümle etmediler. İşte bunları değerlendirirken bu bağlamda değerlendirin.
Şunu açıkça yazalım:
Epstein dosyaları karşısında susan herkes, sadece korkak değildir.
Aynı zamanda ikiyüzlüdür.
Ve tarih, kimin ne söylediğini değil; kimin sustuğunu çok iyi hatırlar.



YORUMLAR