Prof. Dr. Celalettin Yavuz Güvenlik Politikaları Uzmanı, 12 Şubat 2026
Son bir hafta içerisinde küresel jeopolitik gelişmeler dikkate alınarak Türkiye’nin almasında yarar görülen hususları özetledik. Ancak 11 Şubat 2026 günü yüce Meclisimizdeki kavgayı görenlerin “Hocam, bu Meclis ve bu milletvekilleriyle Türkiye nereye gidebilir? Ayakların yere değsin biraz!” demesine hangi cevap verilebilir? Şahsen kendi Meclis’imizden ve aziz Türk milletinin seçtiği milletvekillerinin, milletin meclisini bu hale düşürmesinden utandım.
TBMM’de Boks Maçının Sebebi
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yeni atanan Adalet ve İçişleri bakanlarının11 Şubat 2026 günü TBMM Genel Kurulu’nda yemin etmesi gerekecekti. Adalet Bakanlığına, sık sık “Türkiye bir hukuk devletidir!” diyen Yılmaz Tunç’un yerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığı’na da Ali Yerlikaya’nın yerine Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi atandı.
Yüce Meclis’teki kavga Gürlek sebebiyle çıktı. Aslında meclislerinde kavga gürültü kopmayan Batı demokrasilerinde bakanlığa atanan kişiler, daha önce o bakanlıkta “Bakan Yardımcılığı” yapanlar arasından seçilir. İstanbul İstanbul Başsavcılığından önce kısa süreliğine de olsa bakan yardımcılığı yapan Gürlek’in ataması, düz mantıkla sorun görülmüyordu.
Bilindiği üzere son Mahalli Seçimlerde İmamoğlu, Ak Parti adayının çok önünde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Mart 2025 İçerisinde CHP, İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı olarak açıklamıştı. İstanbul dışındaki il ziyaretlerinde de büyük bir kabul gören ve açıklanan birçok kamuoyu yoklamalarında İmamoğlu, Erdoğan’a göre daha öndeydi.
İmamoğlu’nun yıldızı parlarken, Adalet Bakan Yardımcısı Gürlek, Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na atandı. 19 Mart 2025 sabahı İmamoğlu evinden alınarak tutuklandı. Siyasi ve askeri casusluktan suç örgütüne desteğe, ihaleye fesat karıştırma/nüfuzunu kullanmadan kamu görevlilerini tehdide kadar pek çok suç istinat edildi. Bunların bir kısmı beraat ve istinaf aşaması şeklinde iken, bir kısmı da devam etmektedir.
İmamoğlu’na ilaveten birçok CHP’li belediye başkanının da hüküm giymeden önce “azılı suçlular” gibi evinden polis nezaretiyle tutuklanması Gürlek’le CHP arasındaki ipleri koparttı. Bazı ifadeleri sebebiyle CHP Genel Başkanı Özel hakkında da dava açan, CHP ile ihtilaflı hale gelen Başsavcı Gürlek Adalet Bakanlığı’na atandı. Dananın kuyruğu da burada koptu!
TBMM’de CHP Grup Başkan Vekilliği HSYK üyelerinin bu görevden “istifa emesi” gerektiğini ileri sürerken, Ak Parti de Anayasa ve Meclis İçtüzüğü gereği atanan bakanın, atamanın yapılmasının ardından ilk Genel Kurul’da yemin etmesi gerektiğinde ısrarcıydı.
Bu arada CHP’li bazı milletvekilleri, kürsüye davet edilen Gürlek’in yemin etmesini önlemek üzere toplandılar. CHP’nin bu tavrına karşılık Ak Partili milletvekilleri de kürsüye ilerlediler. Bu itişme kakışma arasında Ak Partili genç/orta yaşlı milletvekillerinden biri boksörlüğe özendi ve Meclis’te kamuoyunun üzülerek (veya nefretle) izlediği bir kavga manzarası ortaya çıktı.
Sonuç itibariyle Meclisimiz “demokrasi” alanında sınıfta kaldı. CHP’nin kürsü işgali kabul edilemez. Bu durum zor kullanarak değil, hukuki yollarla (Anayasa Mahkemesine başvuru gibi) çözülmeye çalışılabilirdi. Demek ki Ak Parti iktidarının demokratikliğini eleştiren CHP de demokrasiyi hala özümseyememiş.
Ancak CHP ile ihtilaflı Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na atanmasının “Arı kovanına çomak sokmak”la eşdeğer olacağının görülememesi de düşünülemez. Parlamenter sistemlerde seçime giderken Adalet ve İçişleri bakanları niçin tarafsızlardan seçilmektedir?
ABD dahil başkanlık sisteminin olduğu birçok demokraside atanan bakanlar o ülke meclislerinden onay/güvenoyu alırlar. Acaba Gürlek TBMM’den güvenoyu alabilir miydi?
Türk demokrasisi daha önceden de çok hasarlar almış, askerler suçlanmıştı. Ama görülen o ki, asker ya da sivil, gücü elinde gören “Ben haklıyım!” diyor. ABD Başkanı Trump’ın “Güçlüyüm, o halde haklıyım!” şeklindeki küresel politikasını boşuna suçlamayalım. Ne yazık ki kendi mutfağımız da pek temiz sayılmaz. Hele de son 24 yılda Tv kanallarında ağırlık verilen mafya dizilerindeki sözde kahramanlara özenenler milletvekili seçilirken…



YORUMLAR