İsrail yönetiminin işgal altındaki Batı Şeria’dan Kudüs’e geçişleri kısıtlamasıyla Ramazan ayının ikinci cumasında büyük bir mağduriyet yaşanırken, izin belgeleri olan Filistinliler dahi Mescid-i Aksa’ya neden alınmadı?
İsrail’in Tel Aviv yönetimi, işgal altındaki Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin Doğu Kudüs’e ve kutsal mekan Mescid-i Aksa’ya erişimini kısıtlamaya yönelik politikalarını sürdürüyor. Uzun süredir devam eden bu ablaka ve denetim süreci, Ramazan ayının manevi atmosferinde daha da sertleşerek bölgedeki tansiyonu yükseltmeye devam ediyor.
İzin Belgeleri Bile Geçiş İçin Yeterli Olmadı
Ramazan ayının ikinci cuma namazını Mescid-i Aksa’da eda etmek isteyen binlerce Filistinli, sabahın erken saatlerinden itibaren askeri kontrol noktalarına akın etti. Ancak Kudüs’e geçmek için resmi izinlere sahip olan pek çok kişi, herhangi bir somut gerekçe gösterilmeksizin İsrail güvenlik güçleri tarafından geri çevrildi. Kontrol noktalarındaki denetimlerin aşırı sıkılaştırılması, geçiş sürecini tam bir kaosa dönüştürdü.
Kadınlar ve Yaşlılar İbadet Hakkından Mahrum Bırakıldı
Uygulanan sert denetimler sadece belirli yaş gruplarını değil, toplumun tüm kesimlerini etkiledi. Kontrol noktalarında saatlerce bekleyen yaşlılar ve kadınlar da dahil olmak üzere çok sayıda Filistinli, kutsal mekana girmelerine izin verilmeyince evlerine dönmek zorunda kaldı. Bu durum, ibadet özgürlüğünün kısıtlanması yönündeki tepkileri artırırken, pek çok Müslüman bu mübarek günde cuma namazını Mescid-i Aksa’da kılamamanın derin üzüntüsünü yaşadı.
İsrail’in bu tutumu, bölgedeki insani ve dini haklar konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirirken, Filistinlilerin en temel ibadetlerini yerine getirme çabası bir kez daha askeri engellere takılmış oldu.
