Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Avatar fotoğrafı

Trump’ın Teması, Netanyahu’nun Lobisi, Kürt Liderlerle Yapılan Hassas Görüşmeler…

Reşit Kemal AS – 03 Mart 2026

 

 

Ortadoğu’da hiçbir hamle anlık değildir.

Hiçbir geri adım da tesadüf değildir.

 

İran savaşı sürerken Donald Trump’ın Irak’taki Kürt liderlerle yaptığı temaslar, sahadaki askeri dengeden çok, zihinsel haritayı değiştirmeye dönük bir adımdır. Çünkü Ortadoğu’da savaş, sadece füzelerle değil, kimliklerle yürütülür.

 

Trump’ın Hesabı: Bombadan Fazlası

Donald Trump İran cephesinde sert retorik kullansa da, doğrudan kara savaşına girmenin Amerikan kamuoyu açısından maliyetini biliyor. Bu yüzden yeni bir denklem kurmaya çalışıyor:

 

Hava harekatı Washingtondan, kara dokunuşu yerelden.

2001’de Afganistan’da yapılan buydu. ABD bombardıman yaptı, sahada ise yerel unsurlar ilerledi. Şimdi benzer bir modelin İran çevresinde kurgulanabileceği konuşuluyor.

 

Bu noktada devreye iki isim giriyor:

  • Mesud Barzani
  • Bafel Talabani

Bu görüşmeler sıradan diplomatik temaslar değil. “Hassas” olarak tanımlanmasının nedeni, sahada potansiyel rol dağılımının konuşuluyor olmasıdır.

 

Netanyahunun Uzun Lobiciliği

Benjamin Netanyahu aylardır Kürt kartını masada tutuyor. Onun perspektifinde İran’ı zayıflatmanın en etkili yolu, merkezden değil çevreden basınç oluşturmak.

 

Tel Aviv’deki hesap şu:

İran içeride meşgul edilirse, dış cephelerde refleks gücü azalır.

 

Ancak ABD’li bazı yetkililer, Kürtlerin bu savaşta aktif ve yekpare bir rol üstleneceği beklentisinin abartılmış olabileceği uyarısını yapıyor. Çünkü Kürt siyasi yapısı homojen değil; her grup kendi jeopolitiğini okuyor.

 

2001 Modeli mi, Yeni Bir Fay Hattı mı?

Afghanistan War modelinde ABD, Kuzey İttifakı üzerinden ilerlemişti. Bombardıman + yerel kara unsuru formülü kısa vadede sonuç vermişti.

 

Ancak Ortadoğu, Afganistan değil.

İran, Irak değil.

 

Böyle bir senaryo, sadece İran rejimini değil, Irak’ın iç dengesini, Suriye’nin kuzeyini ve Türkiye’nin güvenlik mimarisini doğrudan etkiler.

 

Bu nedenle mesele sadece İran’a karşı bir askeri hamle değildir.

Mesele, bölgesel fay hatlarının yeniden tetiklenmesidir.

 

Trump Geri Vites mi Yaptı?

Geri vites, zayıflık değildir.

Bazen uzun savaşı kazanmak için kısa adımı geri çekmektir.

 

Trump doğrudan cepheye girmek yerine, çevresel baskı modelini deniyor olabilir. Bu, Amerikan askerini sahadan uzak tutarken savaşı uzatma riskini beraberinde getirir.

 

Çünkü yerel unsurlar devreye girdiğinde savaş kontrol edilebilir olmaktan çıkar, kimlik savaşına dönüşür.

 

Türkiye Açısından Kritik Eşik

Türkiye için mesele basittir:

İran’ın zayıflatılması mı, yoksa sınır hattında yeni bir kontrolsüz alan mı?

 

Irak ve Suriye tecrübeleri gösterdi ki, dış müdahaleler geçici; oluşan yapılar kalıcıdır. Eğer İran çevresinde yeni bir etnik mobilizasyon başlatılırsa, bunun yankısı sadece Tahran’da değil, Ankara’da da hissedilir.

 

Ortadoğu’da hiçbir savaş tek cepheli değildir.

Her adımın ikinci, üçüncü ve dördüncü halkası vardır.

 

Uzun Oyun Başladı

Trump’ın teması, Netanyahu’nun lobisi, Kürt liderlerle yapılan hassas görüşmeler…

 

Bunların hiçbiri bugüne ait değil.

Hepsi uzun soluklu bir Ortadoğu tasarımının parçaları.

 

Not: Bu savaş İran’ı mı dönüştürecek, yoksa bölgeyi mi yeniden bölecek? Göreceğiz.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER