Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Asia Times: Donroe Doktrini küresel enerji ve lojistik eksenini nasıl yıkıyor?

Küresel deniz hatlarındaki meydan okumalar, yeni bir enerji ve lojistik ekseni mi yaratacak? Donroe Doktrini küresel enerji ve lojistik eksenini nasıl yıkıyor?

Küresel deniz hatlarındaki meydan okumalar, yeni bir enerji ve lojistik

Kanada merkezli küresel yayın organlarından Asia Times’da, ABD’nin Panama üzerinden başlattığı diplomatik hamlelerin ve Çin’in deniz ticaretindeki etkisini sınırlamaya yönelik stratejisinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

ABD’nin Panama bayraklı gemilere yönelik Çin limanlarındaki uygulamaları “siyasallaşma” olarak nitelendirirken, aynı anda Panama Kanalı çevresindeki Çin lojistik varlığını tasfiye etmeye yönelik adımlar attığının belirtildiği analizde, Washington’ın söylemleri ile sahadaki uygulamaları arasındaki çelişkiye dikkat çekildi.

Analizde ayrıca; ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki abluka, Latin Amerika’daki liman ve enerji hatları üzerindeki hamleleri ve özellikle lityum gibi kritik kaynaklar üzerinden yürüttüğü politikalar birlikte ele alınarak, küresel deniz ticaret düzenini kendi lehine yeniden şekillendirmeye çalıştığına dair kapsamlı değerlendirmelere yer verildi.

İşte Asia Times’da yayınlanan analiz:

28 Nisan’da ABD Dışişleri Bakanlığı, Çin limanlarında Panama bayraklı gemilere yönelik artan alıkonulma vakalarına tepki olarak “Panama ile dayanışma” vurgusu içeren ortak bir açıklama yayımladı.

Asia Times: Donroe Doktrini küresel enerji ve lojistik eksenini nasıl yıkıyor?

Washington bu durumu, “deniz ticaretinin açıkça siyasallaştırılması” olarak nitelendirdi.

Bu açıklama, ABD ve Panama’nın Balboa ve Cristobal terminallerindeki Çin bağlantılı lojistik altyapıyı tasfiye etmeye yönelik hukuki ve diplomatik baskı kampanyasının hemen ardından geldi.

Aynı süreçte ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alması, Endonezya ile savunma iş birliğine gitmesi ve Peru’daki Chancay Limanı hakkında sert açıklamalar yapması, daha geniş bir deniz jeopolitiği bağlamını ortaya koyuyor.

Panama üzerinden güç mücadelesi

Açıklamaya imza atan ülkeler arasında Kosta Rika, Bolivya, Paraguay, Guyana ile Trinidad ve Tobago yer aldı. İlk bakışta bu ülkelerin seçimi rastlantısal gibi görünse de, aslında ABD’nin bölgedeki uzun vadeli ekonomik ve güvenlik öncelikleriyle birebir örtüşüyor.

Asia Times: Donroe Doktrini küresel enerji ve lojistik eksenini nasıl yıkıyor?

Bu noktada Panama’ya yönelik yaklaşım değişikliği dikkat çekici bir çelişki barındırıyor. Henüz birkaç ay önce Washington, Panama Kanalı çevresindeki Çin yatırımlarını hedef alan denetim süreçleri ve ikili güvenlik baskılarıyla agresif bir politika izliyordu. Süreç, Çinli CK Hutchinson şirketinin liman operasyonlarından çıkarılması ve yerine Danimarkalı Maersk’in bir iştirakinin getirilmesiyle sonuçlandı.

Trump yönetiminin müzakerelerin başında Panama Kanalı’nı güç kullanarak geri alma tehdidinde bulunduğu hatırlandığında, bugün kullanılan “egemenlik” ve “siyasallaştırmaya karşı duruş” söylemi ciddi bir tutarsızlık barındırıyor.

Enerji ve lojistik ekseni

Ortak açıklamaya katılan ülkelerin profili, ABD’nin enerji ve lojistik stratejisini açık biçimde yansıtıyor. Guyana, hafif tatlı petrol üretiminde hızla yükselen bir aktör olarak öne çıkarken; Trinidad ve Tobago petrokimya üretiminde kritik bir rol oynuyor.

Asia Times: Donroe Doktrini küresel enerji ve lojistik eksenini nasıl yıkıyor?

Kosta Rika, Karayipler’deki en gelişmiş liman altyapılarından birine sahip güvenilir bir ABD müttefiki olarak dikkat çekerken, Paraguay’ın Tayvan’ı tanıyan son Güney Amerika ülkesi olması jeopolitik tercihlerin altını çiziyor.

Bolivya’nın kritik rolü

En dikkat çekici imzacı ise denize kıyısı olmayan Bolivya. İlk bakışta Karayipler’deki deniz güvenliğiyle ilgisiz gibi görünen bu ülke, aslında ABD’nin uzun vadeli enerji dönüşüm stratejisinde merkezi bir konuma sahip.

Asia Times: Donroe Doktrini küresel enerji ve lojistik eksenini nasıl yıkıyor?

Bolivya, dünyanın en büyük lityum rezervlerine sahip olmasına rağmen, yüksek magnezyum oranı nedeniyle üretim süreci oldukça maliyetli ve teknolojik olarak zor. Ayrıca çıkarılan lityumun Şili limanlarına taşınması ve oradan küresel pazarlara ulaştırılması ciddi lojistik zorluklar içeriyor.

Bu durum, elektrikli araç bataryaları ve enerji depolama sistemleri için kritik olan lityumun her tonunu stratejik hale getiriyor. Bolivya Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın, devlet lityum şirketinin yönetimini değiştirmesi ve Çin-Rusya anlaşmalarını gözden geçirme sinyali vermesi, Batı sermayesine açık bir kapı olarak okunuyor.

Yeni deniz stratejisi

Bu çerçevede Bolivya’nın ABD öncülüğündeki açıklamaya imza atması, düşük maliyetli ama yüksek getirili bir diplomatik hamle niteliği taşıyor. La Paz yönetimi, ABD ile hizalanarak Panama ve Şili gibi ülkelerin lojistik altyapılarına erişim sağlamayı hedefliyor.

Asia Times: Donroe Doktrini küresel enerji ve lojistik eksenini nasıl yıkıyor?

Tüm bu gelişmeler, ABD’nin yalnızca Panama veya Bolivya özelinde değil, küresel ölçekte yeni bir deniz ticareti düzeni kurmaya çalıştığını gösteriyor. Hürmüz Boğazı’ndaki abluka ile Asya pazarlarına giden enerji akışını kesen Washington, aynı anda Karayipler’de Çin’in lojistik varlığını zayıflatmaya odaklanıyor.

Küresel deniz düzeninin dönüşümü

Bu tablo, sözde “Donroe Doktrini” olarak adlandırılan yaklaşımın, ABD ile Latin Amerika ekonomilerini entegre etmekten ziyade, sermayeyi Batı Asya’dan çekerek Batı Yarımküre’ye yönlendirmeyi amaçladığını ortaya koyuyor.

Asia Times: Donroe Doktrini küresel enerji ve lojistik eksenini nasıl yıkıyor?

ABD’nin başarılı olup olmayacağı belirsizliğini korurken, Latin Amerika’da enerji, tarım ve madencilik alanında kritik girdileri sağlayan ülkelerle yeni bir deniz ticareti mutabakatı oluşturma çabası dikkat çekiyor.

Özellikle “yeşil dönüşüm” için kritik olan madenlere sahip ülkelerin son dönemde Çin yatırımlarına mesafeli yaklaşması, bu stratejinin zemin bulduğunu gösteriyor.

Sonuç

Gelinen noktada ABD’nin küresel deniz ticaretinde “tarafsız bir düzen kurucu” olduğu yönündeki yaklaşım giderek geçerliliğini yitiriyor. Bir yandan Batı Asya’da gemilere el koyan ve enerji akışını kesen Washington, diğer yandan Latin Amerika’da kendi kurallarını dayatıyor.

Asia Times: Donroe Doktrini küresel enerji ve lojistik eksenini nasıl yıkıyor?

Trump’ın Carter Doktrini çerçevesinde ABD’nin Basra Körfezi’ndeki güvenlik rolünden geri adım atmasıyla birlikte, “serbest denizler” anlayışı da fiilen sona ermiş görünüyor. Kısa vadede bu durum küresel deniz düzeninde ciddi bir istikrarsızlık yaratırken, uzun vadede Çin ve diğer kıyı devletleri için yeni fırsat alanları doğurabilir.

Ancak mevcut aşamada, ortaya çıkan bu kırılganlık en çok ABD’nin enerji, tarım ve madencilik çıkarları doğrultusunda kullanılacak gibi görünüyor.