Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Türk savunma sanayisinde dengeleri değiştirecek PAMİR 4×4 göreve mi başlıyor

Türk savunma sanayisinin lokomotif şirketlerinden BMC, yeni nesil yük ve

Türk savunma sanayisinin lokomotif şirketlerinden BMC, yeni nesil yük ve personel taşıma aracı PAMİR 4×4’ü ilk kez görücüye çıkardı. SAHA 2026’da örtüsü kaldırılan ve teslimat aşamasına gelen bu yeni gücün saha operasyonlarında nasıl bir fark yaratacağı ise şimdiden büyük merak konusu oldu.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki yerli ve milli hamleleri hız kesmeden devam ederken, BMC tarafından geliştirilen PAMİR 4×4 Yük ve Personel Taşıma Aracı güvenlik güçlerinin kullanımına sunulmak üzere gün sayıyor. SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda ilk kez sergilenen araç, çevik yapısı ve ekonomik özellikleriyle dikkat çekiyor. BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, aracın sadece bir prototip olmadığını, tüm test süreçlerini başarıyla tamamlayarak seri üretime ve teslimata hazır hale getirildiğini vurguladı.

PAMİR 4×4 sahada neleri değiştirecek

Güvenlik güçlerinin değişen ihtiyaçlarına göre şekillenen PAMİR 4×4, özellikle terörle mücadele sonrası değişen saha dinamikleri göz önünde bulundurularak tasarlandı. Aracın gelişim sürecine dair önemli bilgiler paylaşan Fuat Tosyalı, “Türkiye’de terör atmosferinin dağılmasıyla beraber artık kuvvetlerimizin sahada kullanacakları, hem personel hem yükü daha çevik olarak taşıyacakları zırhsız hafif araç ihtiyacı ortaya çıktı. Bunu karşılamak üzere PAMİR 4×4 aracımızı geliştirdik. Hem daha ekonomik, hafif hem personel hem de hafif yük taşımada, sahada, arazide, her koşulda çok pratik bir ulaşım aracı olacak.” dedi.

PAMİR’in uluslararası pazarda da büyük ilgi görmesi bekleniyor. Aracın test süreçlerinin bizzat güvenlik güçleri tarafından yapıldığını belirten Tosyalı, “Bu araç bir prototip değil. Tüm testleri bitmiş, teslimata hazır bir araç. Örtüsünü açtık ve artık uluslararası alıcılara da görücüye çıkardık. Zaten uzun zamandır kuvvetlerimiz aracımızın testini yapıyordu.” diye konuştu.

Tank ve yerli motor üretiminde kritik eşik aşıldı mı

BMC’nin Ankara’daki üretim tesisleri, Türkiye’nin paletli ve tekerlekli zırhlı araç üretiminde merkezi bir üs haline gelmiş durumda. 7/24 esasına göre çalışan tesiste, tank üretiminden modernizasyon çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede faaliyet yürütülüyor. Tosyalı, Ankara’daki kompleksin durumunu şu sözlerle özetledi: “Ankara’daki tank ve yeni nesil zırhlı araçlar üretim kompleksimiz hemen hemen bütün birimleriyle 7/24 üretim yapar hale geldi. Öngördüğümüz üretim ve teslimat programı çerçevesinde tanklarımızı teslim ediyoruz. Bunun yanında 8×8 zırhlı personel taşıyıcılarımızın üretimi başladı. Leopar tanklarımızın modernizasyonu da yine burada yürütülüyor.”

Savunma sanayisinin en kritik bileşenlerinden biri olan yerli motor projelerinde de müjdeli haberler geldi. 1500 beygirlik yerli motor BATU’nun NATO standartlarını karşıladığını ifade eden Tosyalı, “1500 beygirlik BATU motorumuz yıl sonu itibarıyla NATO testlerinden geçti ve NATO onayını aldı. Çok ağır testlerdi, normal ihtiyacın üzerinde yüklerle yapılan testlerdi. Şu an motorlarımız seri üretim aşamasında. Güç grubu tarafında da takvime uygun ilerliyoruz.” ifadesini kullandı.

Yerli otomobil TOGG satışlarında son durum nasıl

BMC’nin sivil alandaki ve ortaklık yapısındaki en önemli projelerinden biri olan TOGG tarafında da üretim kapasitesi artıyor. Elektrikli araç piyasasındaki hakimiyetini sürdüren TOGG’un satış rakamları ve teslimat süreleri hakkında bilgi veren Fuat Tosyalı, “Elektrikli otomobillerde TOGG açık ara birinci sırada. Toplam satışlarda da birinci sırada. Bu yıl üretimi 40 binden 60 bine çıkarma hedefimizi başarıyla sürdürüyoruz. Araçlar stokta beklemiyor, şu an siparişler yaklaşık 2 ay sonrasına teslim ediliyor.” dedi.

BMC, SAHA 2026 fuarında sergilediği yerli motorlar, zırhlı araçlar ve yeni nesil lojistik çözümleriyle Türkiye’nin savunma kapasitesine katkı sağlamaya devam ederken, hem iç pazarda hem de küresel ölçekte büyüme hedeflerini koruyor.