AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’un Ankara’da yanlış ilaç tedavisi sonucu hayati tehlike atlattığı olaya ilişkin yürütülen davada savcı mütalaasını sundu. Siyaset dünyasının yakından takip ettiği davada, sorumluluğu bulunduğu iddia edilen sağlık personelleri hakkında talep edilen cezalar ve beraat kararları davanın seyrini değiştirdi.
Ankara’da geçtiğimiz dönemde yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayda, AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’a uygulanan yanlış ilaç tedavisi yargıya taşınmıştı. Milletvekilinin sağlığını ciddi şekilde tehlikeye atan ve uzun süreli bir tedavi sürecine yol açan müdahalenin ardından açılan davada kritik bir eşik daha aşıldı. Cumhuriyet savcısı, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarını inceleyerek esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu.
Yargılama Sürecinde Hangi Suçlamalar Öne Çıktı
Ankara’da görülen duruşmada savcı, olay günü hastanede görevli olan ve müdahalede bulunan personelin kusur durumlarını ayrıntılı bir şekilde ele aldı. Yapılan incelemeler sonucunda, tıbbi müdahalenin standartlara uygun gerçekleşmediği ve bu durumun bir ihmal zinciri oluşturduğu tespit edildi. Savcı, özellikle ilaç uygulaması sırasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmediğini vurgulayarak sanıkların hukuki sorumluluğuna dikkat çekti.
Doktor ve Acil Tıp Teknikeri İçin Ceza Talebi
Mütalaada, tedaviyi yöneten doktor ve müdahaleyi gerçekleştiren acil tıp teknikerinin doğrudan kusurlu olduğu belirtildi. Savcı, her iki ismin de “taksirle yaralama” suçundan cezalandırılmasını talep etti. Sağlık çalışanlarının mesleki yükümlülüklerini yerine getirirken sergiledikleri ihmalin, bir milletvekilinin yaşam hakkını ve vücut bütünlüğünü tehlikeye attığı mütalaanın ana dayanağını oluşturdu. Mahkeme heyeti, savcının bu talebi doğrultusunda savunma makamına ek süre verdi.
Hastane Müdürü Hakkındaki Karar Netleşti Mi
Dava dosyasında yer alan bir diğer sanık olan hastane müdürü hakkında ise farklı bir hukuki değerlendirme yapıldı. Savcı, hastane müdürünün olaydaki idari sorumluluğunun adli bir suç teşkil edecek düzeyde olmadığını ve doğrudan yaralama eylemine iştirak etmediğini belirtti. Bu kapsamda, hastane müdürü hakkında beraat kararı verilmesi talep edildi. Davanın bir sonraki duruşmasında sanıkların ve avukatların mütalaaya karşı son savunmalarını yapmaları bekleniyor.
