Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

The National Interest: Trump kendi yarattığı çıkmazla kendi sonunu mu getirecek?

Washington’da Trump’a yönelik direnç artarken, Trump İran savaşını çözemeden seçime yaklaşıyor. Trump kendi yarattığı çıkmazla kendi sonunu mu getirecek?

Washington’da Trump’a yönelik direnç artarken, Trump İran savaşını çözemeden seçime

ABD’nin önde gelen yayın organlarından The National Interest’de, Başkan Donald Trump’ın İran politikası üzerinden derinleşen siyasi çıkmazı, Cumhuriyetçi Parti içindeki kırılmalar ve Kongre ile yürütme erki arasındaki gerilimin aldığı yeni şekle dair kapsamlı bir değerlendirme yayımlandı.

Analizde, Temsilciler Meclisi’nde 215’e karşı 208 oyla kabul edilen ve Trump’ın İran’a yönelik yeni askeri saldırı girişimlerini sınırlayan tasarının, yalnızca dış politika alanında değil, aynı zamanda başkanın parti içi disiplin üzerindeki kontrolünde de ciddi bir aşınmaya işaret ettiği vurgulanırken, Washington’da Trump’a yönelik kurumsal direnç hattının da genişlemeye başladığı tespiti yapıldı.

Analizde ayrıca, İran dosyasının Trump açısından giderek daha zor bir denge alanına dönüştüğü ve Trump’ın İran’da kendi yarattığı çıkmazla kendi sonunu hazırlamaya başladığı tespitine yer verildi.

İşte The National Interest’de yayınlanan analiz:

Kendi yarattığı dış politika kriziyle karşı karşıya kalan ve Cumhuriyetçi Parti içinde giderek daha cesur davranan muhalif bir grupla yüzleşmek zorunda kalan Başkan Donald Trump’ın elinde net bir çıkış yolu bulunmuyor.

The National Interest: Trump kendi yarattığı çıkmazla kendi sonunu mu getirecek?

Çarşamba günü Temsilciler Meclisi, 215’e karşı 208 oyla Trump’ın İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlemesini engelleyen bir tasarıyı kabul etti. Dört Cumhuriyetçi vekilin parti çizgisinden ayrılması, Başkan için siyasi açıdan rahatsız edici bir yenilgi anlamına geliyor.

Bu gelişme, Senato’nun Trump’ın 6 Ocak olaylarına karışan kişiler için önerdiği özel fonu ve gösterişli balo salonu projesini reddetmesinin ardından geldi. Buna karşılık Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen tasarılar arasında Ukrayna’ya yeni kaynak aktarılmasını öngören düzenleme de yer aldı. Trump ise St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’na özel bir heyet göndermesine rağmen Ukrayna’ya yönelik olumsuz yaklaşımını gizlemiyor.

Tüm bunlar, siyasi rüzgârın Trump’ın aleyhine dönmeye başlayıp başlamadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Cumhuriyetçi Parti içinde çatlaklar

Trump’ın son dönemde Cumhuriyetçi Parti üzerindeki kontrolünü güçlendirmek amacıyla attığı adımların ters etki yaratmış olması mümkün görünüyor.

The National Interest: Trump kendi yarattığı çıkmazla kendi sonunu mu getirecek?

Başkan, Senatörler Bill Cassidy ve John Cornyn’in rakiplerini destekledi. Ancak bu hamle, söz konusu isimleri Trump’a daha az bağımlı hale getirirken diğer Cumhuriyetçilere de önemli bir mesaj verdi: Trump’a sadakat tek taraflı bir ilişki.

Trump artık giderek daha bağımsız davranan bir Cumhuriyetçi Kongre ile karşı karşıya bulunuyor. Parti içindeki birçok isim, ara seçimler öncesinde Trump’a koşulsuz bağlılığın seçimlerde yenilgiye yol açabileceği hesabını yapıyor.

Örneğin Fox News tarafından yapılan bir ankete göre Trump’ın desteği Ohio gibi eyaletlerde gerilemeye devam ediyor. Ayrıca Demokrat aday Sherrod Brown’ın Cumhuriyetçi Senatör Jon Husted’in önünde sekiz puanlık fark yakaladığı belirtiliyor.

Cumhuriyetçilerin hem Temsilciler Meclisi’ni hem de Senato’yu Demokratlara kaptırması halinde bu durum Trump açısından tarihi ölçekte bir siyasi yenilgi anlamına gelebilir.

İran savaşına yönelik isteksizlik

Cumhuriyetçi Parti içinde bazı isimler İran savaşından uzaklaşmaya çalışsa da ilginç olan nokta, Trump’ın da yeni bir askerî tırmanış konusunda çok istekli görünmemesi.

The National Interest: Trump kendi yarattığı çıkmazla kendi sonunu mu getirecek?

İran’ın Kuveyt ve diğer Körfez ülkelerine yönelik saldırıları sürerken Trump’ın oldukça kayıtsız bir tavır sergilediği görülüyor. Hürmüz Boğazı’ndaki darboğaz devam ederken enerji fiyatları yükselmeyi sürdürüyor. Trump’ın Orta Doğu’daki girişimleri yalnızca ABD’de akaryakıt fiyatlarını artırma riski taşımıyor; aynı zamanda küresel ekonomi açısından da ciddi sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyor.

Buna rağmen Trump, çarşamba günkü basın toplantısında ateşkesin iyi işlediğini savundu ve Orta Doğu’da ateşkes kavramına daha esnek bir anlam yüklediğini ima etti.

Ancak aynı gün İran’ın Kuveyt Havalimanı’nı vurduğu düşünüldüğünde bu değerlendirme Kuveyt açısından oldukça şaşırtıcı gelebilir.

İç cepheye yönelen öfke

Trump, asıl sert eleştirilerini ise “radikal solcu yargıçlar” olarak tanımladığı isimlere yöneltti. Bu yargıçların destekçilerinin hayatlarını mahvettiğini savunan Trump, bu nedenle önerdiği özel fon mekanizmasını desteklemeyi sürdürdüğünü belirtti.

The National Interest: Trump kendi yarattığı çıkmazla kendi sonunu mu getirecek?

Washington Post’un haberine göre Trump’ın 6 Ocak olaylarına karışan kişilere yönelik desteği yalnızca siyasi söylemle sınırlı değil. Haberde, Trump yönetiminin Elias Irizarry adlı bir ismi Pentagon’un Özel Operasyonlar ve Düşük Yoğunluklu Çatışmalar Ofisi’nde görevlendirdiği ifade ediliyor. Görüntülerde Irizarry’nin 6 Ocak olayları sırasında metal bir direkle Kongre binasına girdiği görülüyor.

Trump basın toplantısında ayrıca CNN muhabiri Kaitlan Collins’i soru sormasına fırsat vermeden hedef aldı. Collins’in yüzünde hiçbir zaman gülümseme görmediğini söyleyen Trump, gazetecinin gözlerinde nefret gördüğünü ileri sürdü.

Trump’a göre bunun nedeni ise sınır güvenliğini sağlamaları, güçlü bir orduya sahip olmaları, vergileri düşürmeleri ve seçimleri büyük farkla kazanmış olmalarıydı.

Güç algısındaki aşınma

Trump bugün İran konusunda iki zor seçenek arasında sıkışmış durumda görünüyor. Ya İran karşısında daha agresif bir politika izleyecek ya da çatışmadan kademeli olarak uzaklaşacak.

The National Interest: Trump kendi yarattığı çıkmazla kendi sonunu mu getirecek?

Bu nedenle Başkan’ın dikkatini mümkün olduğunca iç politikadaki gerçek veya varsayılan rakiplerine yöneltmesi muhtemel görünüyor. Ancak bu stratejinin ne kadar etkili olacağı belirsizliğini koruyor.

Bir dönem Trump’ı çevreleyen güç, kararlılık ve siyasi dokunulmazlık algısı giderek zayıflamaya başlamış durumda. İran’daki savaş politikasının beklenen sonuçları vermemesi ve Trump’ın artık seksenli yaşlarına yaklaşan bir başkan olması da bu süreci hızlandırıyor.

SON HABERLER