Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

BRAC Institute: Lübnan-İsrail görüşmeleri nereye doğru gidiyor?

Lübnan’da, İsrail’in saldırılarını meşrulaştırmak için diplomasi araçsallaştırılıyor mu? Lübnan-İsrail görüşmeleri nereye doğru gidiyor?

Lübnan'da, İsrail'in saldırılarını meşrulaştırmak için diplomasi araçsallaştırılıyor mu? Lübnan-İsrail görüşmeleri

Washington merkezli düşünce kuruluşlarından BRAC Institute’de, son dönemde Lübnan–İsrail hattında tırmanan çatışmalar ve ABD arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler ışığında, bölgesel güvenlik mimarisinin geleceğinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

Son dönemde Washington’da yürütülen müzakereler, ateşkesin 45 gün uzatılması ve sahadaki çatışmaların sürmesi bağlamında ele alınan analizde; mevcut diplomatik çerçevenin kalıcı bir çözüm üretmekten uzak olduğu, taraflar arasındaki güç asimetrisi ve ABD’nin giderek tarafsızlığını kaybetmesinin süreci kırılgan hale getirdiği tespiti yapıldı. Ayrıca İsrail’in sahadaki askeri faaliyetlerini sürdürürken eş zamanlı diplomatik süreç yürütmesinin, müzakereleri fiilen “paralel savaş-diplomasi” modeline dönüştürdüğü ifade edildi.

Analizde ayrıca, bölgedeki insani durumun ve sivillere yönelik etkilerin müzakere sürecinin dışında bırakılmasının, uzun vadede hem Lübnan devlet kapasitesini hem de bölgesel istikrarı daha da zayıflatacağına dair değerlendirmelere yer verildi. War Watch tarafından hazırlanan “çatışma bölgelerinde sivil güvenliği ve uluslararası hukuk uygulamaları” raporuna da atıf yapılarak, benzer süreçlerin kalıcı ateşkes üretmekte yaşadığı yapısal sorunlar örnek gösterildi.

İşte BRAC Institute’de yayınlanan analiz:

Washington’da ABD arabuluculuğunda yürütülen İsrail-Lübnan ateşkes görüşmelerin ardından Lübnan ve İsrail heyetleri, 16 Nisan’da ilan edilen ateşkesin 45 gün daha uzatılması konusunda mutabakata varmıştı.

BRAC Institute: Lübnan-İsrail görüşmeleri nereye doğru gidiyor?

Bu adım, güvenlik ve siyasi başlıklara yayılacak daha kapsamlı müzakerelerin önünü açan geçici bir çerçeve niteliği taşıyordu. Ancak şu anda durum, İsrail’in sürekli saldırıları ile birlikte tamamen değişmiş durumda.

Washington hattı

Müzakereler, tarafların birbirine taban tabana zıt pozisyonları nedeniyle baştan itibaren ciddi kırılganlıklar taşıyor.

BRAC Institute: Lübnan-İsrail görüşmeleri nereye doğru gidiyor?

İsrail’in maksimalist güvenlik yaklaşımı, Lübnan’ın parçalı siyasi yapısı ve ABD’nin tarafsız arabulucu rolünü giderek kaybetmesi, sürecin temel zaaflarını oluşturuyor.

Her ne kadar Trump ve Rubio ilk temaslara siyasi destek vermiş olsa da, müzakere çerçevesinin niteliği eleştiri konusu olmuş durumda. Analist Sam Heller’e göre ortaya çıkan tablo, “Lübnan makamlarını aşağılayan ve karşılığında gerçek bir ateşkes üretmeyen” bir diplomatik mühendisliğe işaret ediyor.

Diplomasinin araçsallaşması

Lübnan’ın yürüttüğü diplomasi, giderek Amerikan kamuoyuna ve Washington’daki siyasi merkeze mesaj üretme aracına dönüşmüş durumda. Bu yaklaşımın temel varsayımı, ABD’nin İsrail üzerinde dengeleyici bir baskı kurabileceği beklentisi.

BRAC Institute: Lübnan-İsrail görüşmeleri nereye doğru gidiyor?

Ancak mevcut güç dengeleri bu varsayımı zayıflatıyor. Lübnan yönetimi, İran etkisinden bağımsız hareket ettiğini göstermek ve Washington’un siyasi onayını almak için sembolik adımlar atsa da, bunların sahadaki karşılığı sınırlı kalıyor.

ABD Orta Doğu Enstitüsü’nden Fadi Nicholas Nassar’a göre tartışılan formül; Lübnan ordusunun güçlendirilmesi, Hizbullah’ın silahsızlandırılması için bir mekanizma kurulması ve İsrail çekilmesinin doğrulanabilir bir devlet denetimine bağlanması gibi başlıkları içeriyor. Ancak bu çerçevenin uygulanabilirliği belirsiz.

Lübnan’ın kırılgan pozisyonu

Lübnan, müzakerelere hazırlıksız ve iç konsensüs oluşturmadan girmiş görünüyor. Mevcut süreçte net bir müzakere çerçevesinin tanımlanmamış olması, ülkeyi İsrail’in güvenlik önceliklerine daha açık hale getiriyor.

BRAC Institute: Lübnan-İsrail görüşmeleri nereye doğru gidiyor?

Parlamento Başkanı Nebih Berri’nin normalleşmeye karşı çıkması ve gerçek bir ateşkesin ön şart olması gerektiğini vurgulaması, iç siyasi dengelerdeki çatlağı gösteriyor. Buna karşın yürütme erkinin parçalı diplomasi yürütmesi, müzakere kapasitesini zayıflatıyor.

Hizbullah, doğrudan müzakereyi reddederek süreci İsrail lehine tek taraflı bir kazanım olarak görüyor. Örgüt, Lübnan güvenliğinin iç bir mesele olduğunu savunarak İsrail’in güneydeki askeri varlığına karşı direnişini sürdürüyor.

İran Devrim Muhafızları danışmanlığında geliştirilen komuta-kontrol reformları ve düşük maliyetli İHA sistemleri, Hizbullah’ın askeri kapasitesini artırmış durumda. Bu durum hem örgütün sahadaki dayanıklılığını hem de siyasi pazarlık gücünü yükseltiyor.

Analistlere göre, Lübnan devletinin silah tekeli kurmaya yönelik herhangi bir adımı, iç siyasi şiddet riskini tetikleyebilir.

İsrail’in ihlalleri stratejik belirsizliği

İsrail sahada operasyonlarını sürdürürken diplomatik masada da esnek olmayan bir çizgi izliyor.

BRAC Institute: Lübnan-İsrail görüşmeleri nereye doğru gidiyor?

Lübnan’da köylerin yıkımı ve “güvenlik bölgesi” oluşturma girişimi devam ediyor.

Bazı analistlere göre İsrail’in müzakerelere katılımı, gerçek bir uzlaşı arayışından çok ABD baskısını yönetme refleksi taşıyor. İsrail’in eş zamanlı olarak hem savaş hem barış söylemini sürdürmesi, süreci yapısal bir çıkmaza sürüklüyor.

Bu durum, kısa vadede bir diplomatik ilerleme olsa bile, sahadaki gerçeklikten kopuk bir müzakere hattı yaratıyor.

Ateşkes uzatılmış olsa da Lübnanlı siviller için güvenlik garantisi oluşmuş değil. Yüz binlerce kişi yerinden edilmiş durumda ve altyapı büyük ölçüde tahrip edilmiş halde.

Süregelen saldırılar ve yıkım, özellikle Şii nüfusun yoğun yaşadığı bölgelerde geri dönüşü zor bir demografik ve sosyal kırılma yaratıyor. Hizbullah’ın yerel düzeyde hem güvenlik hem hizmet sağlayıcı rolü, bu bağımlılığı daha da derinleştiriyor.

BRAC Institute: Lübnan-İsrail görüşmeleri nereye doğru gidiyor?

Diplomatik kaynaklara göre, İsrail’in mevcut askeri yaklaşımı devam ettiği sürece, tam tersi bir sonuç olarak Hizbullah’ın toplumsal meşruiyeti daha da güçlenebilir.

Genel tablo, müzakerelerin sahadaki güç gerçekliğiyle uyumsuz ilerlediğini ve mevcut haliyle kalıcı bir siyasi çözüm üretme kapasitesinin sınırlı olduğunu net bir şekilde gösteriyor.

SON HABERLER