Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Sosyal Medya

National Security Journal: Ukrayna-Rusya müzakeresi gerçekten mümkün mü?

Sahadaki gerçeklikler, Avrupa’nın tavrı, savunma sanayi dengesi ve diplomasi beklentileri. Ukrayna-Rusya müzakeresi gerçekten mümkün mü?

Sahadaki gerçeklikler, Avrupa'nın tavrı, savunma sanayi dengesi ve diplomasi beklentileri.

ABD merkezli düşünce kuruluşlarından National Security Journal’da, Rusya’da Vladimir Putin yönetimine yönelik artan memnuniyetsizliğin ve Ukrayna’nın Rusya’nın derinliklerine yönelik operasyonel başarılarının Moskova’yı müzakere masasına getirme ihtimalinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

Rus elitleri ve kamuoyunda savaşa ve Putin yönetimine yönelik desteğin zayıfladığına, Ukrayna’nın Rusya’nın derinliklerine yönelik başarılı saldırılarının ise Moskova’da artan bir alarm havası oluşturduğuna dikkat çekilen analizde, bu gelişmelerin ABD ve Avrupa için yeni fırsatlar yarattığı iddia edildi.

Analizde ayrıca; Ukrayna’nın hava savunma kapasitesinin, özellikle Patriot sistemlerinin güçlendirilmesinin ve orta menzilli taarruz kabiliyetlerinin geliştirilmesinin Putin’in savaş stratejisini sekteye uğratabileceği, Rusya’daki memnuniyetsizliği derinleştirebileceği ve Moskova’yı yüzünü kurtarabileceği bir çıkış arayışıyla müzakere masasına yaklaşmaya zorlayabileceği değerlendirildi.

İşte National Security Journal’de yayınlanan analiz:

Rusya’da Ukrayna savaşına yönelik artan memnuniyetsizlik ve Kiev’in operasyonel başarıları, Moskova’yı nihayet müzakere masasına getirebilir.

National Security Journal: Ukrayna-Rusya müzakeresi gerçekten mümkün mü?

Birkaç haftadır Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in hem Rus elitleri hem de kamuoyu nezdindeki desteğinin zayıfladığına ilişkin çok sayıda haber görüyoruz. Bu haberler, Moskova da dahil olmak üzere Rusya’nın derinliklerine yönelik başarılı Ukrayna saldırılarının artması karşısında Rusya genelinde yaşanan yaygın alarm haberleriyle aynı döneme denk geliyor.

Bu gelişmelerin kesişimi, özellikle ABD ve Avrupa’nın Putin’in mevcut askeri stratejisindeki zafiyetleri istismar etmek üzere kendilerini organize edebilmeleri halinde, Batı açısından yeni fırsatlar yaratıyor. Söz konusu strateji, doğru savunma sistemleriyle etkisiz hale getirilebilecek füze saldırılarına büyük ölçüde dayanıyor. NATO Zirvesi’nden gelen haberler bu yönde umut verici bir adım niteliğinde. Özellikle Başkan Donald Trump’ın Ukrayna’ya Patriot füze önleyicileri üretmesi için lisans anlaşması sağlama taahhüdü dikkat çekiyor.

Rusya’da Putin’e yönelik memnuniyetsizlik artıyor

Putin’in Rusya’sına yönelik memnuniyetsizliğin en son işareti, Rusya’nın en önde gelen sanayicisi ve “gübre kralı” Andrey Melnichenko’nun The Economist’e verdiği kapsamlı röportaj.

National Security Journal: Ukrayna-Rusya müzakeresi gerçekten mümkün mü?

Melnichenko’nun konuşmaya karar vermesi, savaşın uzaması ve içeride hiçbir şeyin değişmemesi halinde Rusya için çizdiği karanlık senaryolar kadar çarpıcı. Rejim değişikliği çağrısı yapmaktan özenle kaçınsa da, vatandaşların refahına daha fazla odaklanan ve dünyaya daha öngörülebilir, daha az düşmanca bir yüz gösteren politikalar uygulanmadığı takdirde Rusya’nın kaosa ya da Çin veya Batı ile bir tür güçsüz vasallık ilişkisine sürüklenebileceğini değerlendiriyor.

Bu açıklama, daha önce The Economist’te yayımlanan ve Rus hükümetinde görev yapmış eski üst düzey bir yetkiliye ait anonim bir makalenin ardından geldi. “Anonymous”, Putin rejiminin yakın vadede çökeceğini öngörmüyor; ancak Rusların “onsuz bir gelecek hayal etmeye” başladığını ileri sürüyor.

Yazara göre bunun birçok nedeni var. Bunlar arasında Rusya’nın kazanmadığı bir savaşın giderek artan maliyeti de bulunuyor. Ancak temel fikir şu: Rus elitleri sadakatlerinin karşılığında elde ettikleri kazanımların eridiğini görüyor ve Ruslar genel olarak “amaçsız bir baskı” yaşadıklarını düşünüyor. Mart 2025’te tutuklanan ülkenin en önde gelen tarım iş insanının milyarlarca dolarlık varlığına hükümet tarafından el konulmaya çalışılması da kuşkusuz bu duyguyu güçlendiriyor.

National Security Journal: Ukrayna-Rusya müzakeresi gerçekten mümkün mü?

Benzer haberler, Rusya’da güçlü resmi kaynaklara sahip olduğunu iddia eden yayın organları üzerinden de sızıyor. Letonya’dan faaliyet gösteren muhalif Rus gazetecilerin işlettiği Meduza, başkanlık yönetimi, yasama organı ve bölgesel hükümetlerdeki kaynaklara dayanarak, bu kişilerin savaşın 2024’te sona ermemiş olmasından hayal kırıklığı duyduğunu aktarıyor.

Savaştan “yorulmuş” durumdalar ve Putin’in savaş sonrası döneme ilişkin net bir vizyonu olmadığını düşünüyorlar.

Buna karşılık, memnuniyetsizliğini farklı biçimde ifade eden büyük bir grup da var. Bu kişiler savaşın daha agresif biçimde yürütülmesini istiyor. Savaşa karşı değiller; ancak insan gücü ve askeri malzeme eksikliğinden rahatsızlar. Yeni bir seferberliği ve ülkenin daha da fazla savaş ekonomisi ve savaş düzenine sokulmasını destekliyorlar. Bunun doğal sonucu olarak, onlar da Putin’in çatışmayı yönetme biçiminden derin bir memnuniyetsizlik duyuyor.

İnternet kısıtlamaları ve toplumsal baskı

Rusya’da rejime karşı daha geniş çaplı bir öfkeyi muhtemelen hiçbir şey, Telegram uygulamasının yasaklanması ve internete getirilen sıkı kısıtlamalar kadar tetiklemedi.

Bunlar, yoğun stres altındaki bir toplumda nispeten özgür ifade ve dış bilgilere erişim için kalan az sayıdaki kanaldan bazılarıydı; aynı zamanda gündelik hayatı da kolaylaştırıyordu. Bazı Ruslar, bu tür kısıtlamaların kendilerini internet konusunda “Kuzey Kore benzeri bir modele hazırladığından” korkuyor.

Rusya’da kamuoyunun nabzını tutmak her zaman zor. Bununla birlikte, mevcut anketler arasında en güvenilir olanlar, “Anonymous” ve Rusya’ya hâlâ erişebilen bağımsız gazetecilerin çizdiği genel yönü doğruluyor.

Görece bağımsız Levada Center’ın anketleri, savaşa verilen desteğin yüzde 24 ile en düşük seviyesine gerilediğini gösteriyor. Buna rağmen ordunun kendisine yönelik destek ve Rusya açısından olumlu bir sonuç beklentisi yüksek kalmaya devam ediyor. Kremlin için çalışan bir kamuoyu araştırma şirketinin yaptığı başka bir anketin ise 2022’den bu yana Putin’e duyulan en düşük güven düzeyini gösterdiği bildiriliyor.

Savaş alanındaki tablo ne söylüyor?

Peki savaşın sahadaki durumu bütün bunları nasıl etkiliyor? Batı kamuoyunun önemli bir bölümü, inisiyatifin Ukrayna lehine döndüğü görüşünde. Ukrayna kesinlikle daha iyi bir performans sergiliyor; ancak değişen momentum anlatısı durumu fazlasıyla basitleştiriyor.

National Security Journal: Ukrayna-Rusya müzakeresi gerçekten mümkün mü?

Ukrayna’nın gelişmiş insansız hava araçlarıyla Rusya’nın derinliklerine ulaşarak yıkıcı saldırılar düzenleyebilmesi, kuşkusuz Rusya’daki havayı kararttı. Bu saldırılar Rusya’nın rafinaj kapasitesinin yaklaşık yüzde 20’sini devre dışı bıraktı. Ancak toprak kazanımlarını ve kayıplarını takip eden uzmanlar çelişkili tahminler sunuyor. Bazıları Rusya’nın önemli kayıplar verdiğini belirtirken, diğerleri sınırlı kazanımlara işaret ediyor.

Bunun temel nedenlerinden biri, her iki tarafın da sızma taktiklerinin sahada dalgalanan bir gri bölge yaratması ve geleneksel cephe hattı kavramını parçalamış olması. Sızılan bölgeyi kontrol altında tutulan toprak olarak sayarsanız, geçici olabilecek bir durum kazanım gibi görünüyor.

Rusya’nın sızmalarını Ukrayna açısından bir kayıp olarak değerlendirirseniz tamamen farklı bir tablo ortaya çıkıyor.

National Security Journal: Ukrayna-Rusya müzakeresi gerçekten mümkün mü?

Son üç aya ilişkin verilere bakıldığında, taraflardan hiçbiri haritayı stratejik ölçekte değiştirebilecek bir kapasite ortaya koymuş değil. Bununla birlikte Ukrayna, sahada iniş çıkışlı görünen duruma katlanırken Rusya üzerindeki ekonomik ve siyasi baskıyı artırarak stratejik bir avantaj elde ediyor. Bu durum, Putin savaşı yeterince uzun süre devam ettirebilirse daha büyük bir zafiyete dönüşmesi muhtemel olan insan gücü açığı nedeniyle daha da ağırlaşıyor.

Salt askeri açıdan bakıldığında, yakın zamanda taraflardan herhangi birinin kesin bir stratejik atılım gerçekleştirmesi pek olası görünmüyor.

Rusya bir dönüm noktasına mı yaklaşıyor?

Peki bütün bunlar ne anlama geliyor? Gerçekten bir şey değişti mi? Ne de olsa Putin’e olan güvenini kaybeden ya da savaştan bıkan kişiler bile Putin’in büyük olasılıkla ayakta kalacağını söylüyor.

National Security Journal: Ukrayna-Rusya müzakeresi gerçekten mümkün mü?

Ayrıca Ukrayna’da ilerlemesi duran Rus güçlerinin kesin bir yenilgi tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dair de herhangi bir kesinlik yok. Sadece bir başka geçici dönemden geçtiğimizi ve sonbahara gelindiğinde yeniden, sonu görünmeyen ve çoğu zaman “statik çatışma” olarak adlandırılan bir savaş ortamına döneceğimizi söylemek cazip olabilir.

Yine de, dört yılın ardından bir tür dönüm noktasına ulaşmış olmamız mümkün. Bunun temel özelliği, Rusya’da önemli ve yeni bir duygu olabilir: Baskıcı önlemlerin maliyetlerinin faydalarını aşmaya başladığı yönündeki kanaat.

Bu hoşnutsuzlukların kritik kitleye, yani bir liderin desteğinin basitçe ve aniden çöktüğü noktaya ne kadar yaklaştığı açık değil. Buna karşılık Putin’in muhalefeti tespit etmek ve etkisiz hale getirmek için emrinde bulunan güçlü baskı aygıtı var. Siyasi analizde güvenle ölçülmesi en zor şey,

Rusya’da tespit ettiğimizi düşündüğüm kademeli değişimin ne zaman kritik kitleye ulaşacağı ve kesin bir dönüşümü tetikleyeceğidir. Bu tür dönüşümlerin gerçekleşmesi bizi şaşırttığında bunun nedeni genellikle onları kesin biçimde öngörmenin neredeyse imkânsız olmasıdır.

Putin’in çıkış yolu: Ukrayna’da tırmanma

Putin geçmişte ve şu anda da Rusya’daki desteğin zayıflamasına verdiği yanıtın Ukrayna’da tırmanmak olduğunu gösterdi. Bunu Ukrayna’ya yönelik bomba, füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırarak yapıyor. Bunu, iç kamuoyuna kazanıyormuş gibi görünen bir gösteri sunmak için yapıyor. Dolayısıyla Amerikan politikası açısından burada bir fırsat varsa, bu fırsat Putin’in bunu yapma kapasitesini engelleme potansiyelidir.

National Security Journal: Ukrayna-Rusya müzakeresi gerçekten mümkün mü?

Böyle bir ABD stratejisinin iki kritik unsuru, Ukrayna’nın hava savunmasının güçlendirilmesi ve Putin’in saldırılarını gerçekleştirmek için kullandığı araçları etkisiz hale getirmeye yardımcı olacak orta menzilli taarruz kapasitesinin geliştirilmesidir.

Ukrayna’ya yardım etmek elbette savaşın sona erdirilmesine yönelik standart değerlendirme olmuştur; dolayısıyla bu başlı başına yeni bir fikir değil. Yeni olan ise tüm bu faktörlerin benzersiz biçimde aynı anda ortaya çıkmasıdır: Putin’in içeride yaşadığı sorunlar, bir gösteriye duyduğu ihtiyaç ve sahadaki çözümsüz durum. Bunlar bir araya geldiğinde Batı’nın harekete geçmesi için özellikle elverişli bir an yaratıyor.

Şimdi ABD ve Avrupa’nın Ukrayna’nın en kritik araçlarını güçlendirmek için azami çaba göstermesinin zamanı. Bu, Putin’in mevcut stratejisini sekteye uğratmak ve Rusya’da onun performansına yönelik memnuniyetsizliği beslemek açısından en büyük potansiyeli taşıyor.

Patriot meselesi ve savunma sanayii boyutu

Ukrayna’nın hava savunması en yüksek önceliği hak ediyor ve Patriot sistemi hâlâ altın standart olmayı sürdürüyor. Bu sistemler elbette pahalı: Her bir sistem yaklaşık 1 milyar dolar, her bir füze ise 4 milyon dolar değerinde. Ayrıca arzları sınırlı.

National Security Journal: Ukrayna-Rusya müzakeresi gerçekten mümkün mü?

Ukrayna şu anda ABD, Almanya ve Hollanda üzerinden tedarik edilen sekiz sistemi işletiyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, yeterli kapsama için 25 sisteme ihtiyaç duyduğunu söylüyor.

Trump’ın Ukrayna’ya uzun süredir talep ettiği üretim lisansı anlaşmasını verme taahhüdü Kiev açısından memnuniyet verici bir haber. Bu, esas olarak ABD desteğine ilişkin siyasi bir sinyal olması bakımından stratejik öneme sahip. Ancak 2026’daki önleyici füze krizinin operasyonel ihtiyaçları üzerinde kısa vadede bir etkisi olmayacak.

Yoğun saldırı dönemlerinde aylık tüketimin yaklaşık 100 önleyici füze olduğu tahmin ediliyor. Dahası, Trump’ın yalnızca önleyici füzeleri mi, daha geniş anlamda Patriot sistemini mi, yoksa Ukrayna’da, Avrupa’da ya da her ikisinde başka tür bir üretimi mi kastettiği hemen netleşmedi.

Buna ek olarak, tüm sistemin üretimi son derece karmaşık. Sistem, en az üç şirket tarafından üretilen bileşenlerin entegre edilmesini gerektiriyor. Bazı parçaların üretimi ve entegrasyonu diğerlerinden daha uzun sürüyor. Bu sorun, nihai montaj aşamasındaki gecikmeye de katkıda bulunuyor.

National Security Journal: Ukrayna-Rusya müzakeresi gerçekten mümkün mü?

Bu durum neredeyse kesin olarak şu anlama geliyor: Ukrayna’daki herhangi bir üretim hattı faaliyete geçene kadar geçen süre, transferler, müttefik ülkelerin satın alımları ve kaynakların önceliklendirilmesi yoluyla kapatılmak zorunda kalacak.

Üretimi hızlandırmak ve/veya sistemi işleten 19 ülkeden yaklaşık 17-18 Patriot sistemini bir araya getirmek, ABD sanayisi ve diplomasisi açısından, aynı zamanda Ukrayna’nın savunma sanayii tabanı açısından da son derece zorlu bir görev olacaktır. Ancak imkânsız değildir.

Başkan Trump gerçek bir etki yaratmak istiyorsa, günümüz uluslararası arenasında bundan daha sonuç doğurucu bir başarı elde etmek zor.

Diplomasi için açılan pencere

Bunun bile Putin’in Ukrayna’daki hedeflerinden vazgeçmesine ya da Rusya’da rejim değişikliğine yol açacağı yönünde hiçbir yanılsamaya kapılmamalıyız.

National Security Journal: Ukrayna-Rusya müzakeresi gerçekten mümkün mü?

Ancak bu durum onun ikilemlerini derinleştirebilir, seçeneklerini daraltabilir ve yüzünü kurtarabileceği bir çıkış yolu arayışıyla onu müzakere masasına gelmeye yöneltecek dengeyi değiştirebilir.

Bundan sonrası ise diplomasiye kalacaktır. Bu diplomasinin karşı karşıya kalacağı eşit derecede zorlu görev, caydırıcılık ve güvenlik garantileri yoluyla Ukrayna’nın gelecekteki toprak bütünlüğünü güvence altına almaktır.