İran siyasetinin merkezinde taşlar yerinden oynuyor. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın, ABD ile yürütülen kritik müzakerelerdeki derin görüş ayrılıkları sebebiyle Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yi görevden almayı düşündüğü iddiası gündeme bomba gibi düştü. Tahran kulislerini hareketlendiren bu gelişme, hükümet içindeki çatlağın boyutlarını da gözler önüne seriyor.
İran yönetiminin zirvesinde dış politika stratejileri üzerinden başlayan gerilim, kabine revizyonu sinyallerine dönüştü. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen diplomatik temaslar konusunda ciddi bir fikir ayrılığı yaşandığı öne sürülüyor. İran basınında geniş yer bulan iddialara göre, Pezeşkiyan’ın Arakçi’nin son dönemdeki tutumundan büyük rahatsızlık duyduğu belirtiliyor.
Müzakerelerdeki Görüş Ayrılığı Krizi Tetikledi
Krizin temelinde, nükleer anlaşma ve yaptırımların kaldırılmasına yönelik ABD ile sürdürülen gizli ve açık temasların yönetilme biçimi yatıyor. İddialar, Pezeşkiyan’ın müzakere sürecinde hükümetin genel vizyonundan uzaklaşıldığını düşündüğünü gösteriyor. Bu durumun, Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı arasındaki güven bağını zayıflattığı ve Pezeşkiyan’ın “yeni bir isimle yola devam etme” seçeneğini masaya getirdiği ifade ediliyor.
Pezeşkiyan’dan Arakçi’ye Sert Suçlamalar
Haberin en çarpıcı detayı ise Pezeşkiyan’ın, Arakçi’ye yönelik yönelttiği iddia edilen sert suçlamalar oldu. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın, Arakçi’yi “kendilerini dışlamakla ve hükümeti temsil eden bir bakan gibi değil, Vahidi’nin yardımcısı” gibi davranmakla suçladığı öne sürüldü. Bu ifadeler, kabine içerisindeki hiyerarşinin ve diplomatik önceliklerin nasıl tartışma konusu haline geldiğini kanıtlar nitelikte.
Tahran’da Diplomasi Trafiği Değişecek mi
Eğer bu iddialar gerçeğe dönüşür ve Abbas Arakçi görevden alınırsa, İran’ın Batı ile yürüttüğü diplomasinin rotasında köklü bir değişiklik yaşanabilir. Bölgesel gerilimlerin tırmandığı ve küresel güçlerle pazarlıkların sürdüğü bir dönemde gelen bu hamle, İran dış politikasında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Şu an için gözler Tahran’dan gelecek resmi açıklamalara çevrilmiş durumda.
