Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

NATO’da Yeni Dönem Ankara’da Şekillenecek

Dış Politika ve Güvenlik Uzmanı – Mehmet Uslu – 19

Dış Politika ve Güvenlik Uzmanı – Mehmet Uslu – 19 Haziran 2026

 

Donald Trump döneminde Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) NATO’ya yönelik sorgulayıcı tutumu ve askeri varlığını Avrupa’dan çekme tehditleri, ittifak içerisinde jeopolitik dengeleri sarsarken; bu süreç, savunma sanayisinde rüştünü ispat eden Türkiye’nin NATO’da daha merkezi ve girişken bir rol oynamasının önünü açtı. Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi, bu yeni dönemin ve Türkiye’nin artan otoritesinin tescili niteliğinde olacağının ibarelerini taşımakta.

Trump Dönemi ve NATO’da Değişen Güç Dengeleri

Donald Trump’ın, müttefiklerin savunma harcamalarını GSYH’nin %2’sine çıkarma hedefini karşılamaması durumunda ABD desteğini çekebileceği yönündeki çıkışları, NATO içinde yapısal bir dönüşümü tetiklemiş oldu. Güncel raporlar, ABD’nin Avrupa’daki operasyonel kapasitesini radikal şekilde azaltma hazırlığında olduğunu göstermekte:

Askeri Güç Azaltımı: ABD’nin Avrupa’daki F-16 ve F-15E savaş uçaklarının sayısını 150’den 100’e düşürmeyi, deniz devriye uçaklarını 26’dan 15’e indirmeyi ve sekiz adet havadan yakıt ikmal uçağının tamamını geri çekmeyi planladığı öne sürülmekte.

Stratejik Unsurların Tahliyesi: İki stratejik bombardıman filosundan birinin başka bölgelere kaydırılması, bir uçak gemisi ve bir füze denizaltısının Avrupa sularından çekilmesi gündemde tutuluyor.

Yük Devri: Bu durum, Avrupa’nın konvansiyonel savunmasında birincil sorumluluğun müttefiklere geçeceği bir “yük devri” sürecini başlatmış oldu.

Türkiye’nin NATO İçerisindeki Stratejik Önemi

ABD’nin rolünün azalma ihtimali, Türkiye’yi ittifakın “vazgeçilmez” aktörlerinden biri haline getirmiştir. Türkiye’nin önemi şu temel dayanaklara sahiptir:

Askeri Kapasite: Ukrayna hariç tutulduğunda, Avrupa’nın en büyük ve sahada en tecrübeli ordusuna sahip ülkesi Türkiye’dir.

Coğrafi Hakimiyet: Boğazlar üzerindeki kontrolü ve güçlü donanmasıyla Karadeniz’de Rusya’yı sınırlandırabilen kilit bir güçtür.

Toplumsal Destek: Türkiye’de NATO’ya olan kamuoyu desteği, Mart 2026 verilerine göre %61 seviyesine yükselmiştir (anket/araştırma ortalama veriler).

Diplomatik Ağırlık: Türkiye; Rusya-Ukrayna savaşı ve ABD/İsrail-İran gerilimi gibi krizlerde aktif bir paydaş ve arabulucu rolü üstlenmektedir.

Savunma Sanayisinde Yerlileşme ve NATO Entegrasyonu

Türkiye’nin kendi savunma sanayisini güçlendirmesi, sadece ulusal güvenlik değil, NATO’nun operasyonel kapasitesi için de kritik hale gelmiştir. Türk savunma ürünleri artık ittifak içinde rüştünü ispat etmiştir:

SİHA Başarısı: Baykar tarafından üretilen insansız hava araçları; Polonya, Romanya, Arnavutluk ve Hırvatistan gibi NATO üyeleri tarafından tedarik edilerek Avrupa ordularının kritik unsurları haline gelmiştir.

İhracat ve Ortaklıklar: İspanya ile yapılan 3 milyar dolarlık eğitim uçağı HÜRJET anlaşması ve İtalya’nın Leonardo ile Baykar arasındaki ortak girişime onay vermesi, Türkiye’nin teknolojik entegrasyonunun derinleştiğini göstermektedir.

Hava Savunma Güvencesi: NATO hava savunma sistemlerinin Türkiye’ye yönelen İran füzelerini düşürmesi, karşılıklı güvenliğin ne kadar iç içe geçtiğinin somut bir örneğidir.

2026 Ankara Zirvesi: Anlamı ve Önemi

7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da, Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek 36. NATO Zirvesi, Türkiye’nin ittifak içindeki merkezi rolünü teyit eden tarihi bir dönemeçtir.

Gövde Gösterisi: Zirveye Donald Trump, Keir Starmer, Emmanuel Macron ve Friedrich Merz gibi dünya liderlerinin katılması beklenmektedir.

Stratejik Gündem: Zirvede; savunma bütçelerinin artırılması, Avrupa güvenliği, İran savaşı, Ukrayna krizi ve Suriye’deki son durum gibi hayati başlıklar ele alınacaktır.

Lojistik Hazırlık: Zirve için Etimesgut Askeri Havalimanı, Trump’ın “Air Force One” uçağı dahil büyük uçakların inişine uygun şekilde sil baştan yenilenmiştir.

Türkiye’nin Artan Otoritesi

Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin NATO içerisindeki otoritesini artıracağı ve ittifakın savunma mimarisine daha fazla entegre olacağı öngörmekteyiz. ABD’siz veya kısıtlı bir ABD varlığına sahip bir NATO senaryosunda, Türkiye’nin hem askeri gücü hem de teknolojik tedarik kapasitesi, Avrupa güvenliği için ana taşıyıcı sütunlardan biri olacak. Ankara Zirvesi, Türkiye’nin küresel güvenlik mimarisinin geleceğine yön veren, çözüm üreten ve ittifak ruhunu sahada somutlaştıran bir aktör olarak belirleyici rolünü tüm dünyaya ilan edecektir. NATO’da daha etkin bir aktör olarak ön plana çıkmakta olan Türkiye önümüzdeki süreç içerisinde Rusya ve Çin ile diplomatik girişimlerde farklı bir sürece gireceği aşikârdır. NATO’nun bir parçası olan Türkiye birliğin haklarına uygun hareket etme politikası gütmeye başladığında unutulmamalıdır ki her Türkiye her zaman ön planında kendi hak ve menfaatlerini gözetmeli ve iki kutup arasında dengeli stratejisinden ödün vermemelidir.