Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

26 yıllık Çağla Tuğaltay cinayeti nasıl çözülecek ve binaya sonradan giren o 12 kişi kim

Şişli’deki evinde 26 yıl önce vahşice katledilen 15 yaşındaki Çağla

Şişli’deki evinde 26 yıl önce vahşice katledilen 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay dosyasında adalet mekanizması yeniden hız kazandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bizzat devreye girmesiyle birlikte, cinayet günü binaya giriş çıkış yapan 12 şüphelinin DNA örneklerinin incelenmesine ve dosyadaki karanlık noktaların teknolojik imkanlarla yeniden aydınlatılmasına karar verildi.

Faili meçhul dosyaların yeniden açılması ve adaletin yerini bulması adına başlatılan kapsamlı çalışmalar, yıllardır çocuklarının katilini arayan ailelere umut oldu. Adalet Bakanlığı bünyesinde 23 Nisan 2026 tarihinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, rafa kaldırılmış dosyaları birer birer incelemeye aldı. Bu birimin mercek altına aldığı ilk ve en kritik dosyalardan biri, 5 Haziran 2000 tarihinde okulundan döndükten kısa bir süre sonra kendi evinde boğazı kesilerek öldürülen Çağla Tuğaltay dosyası oldu.

Bakan Akın Gürlek Dosyayı Yakından Takip Ediyor

Adalet Bakanı Akın Gürlek, genç kızın ailesiyle bir araya gelerek soruşturmanın seyrine dair önemli açıklamalarda bulundu. Devletin bu cinayeti çözme konusundaki kararlılığını vurgulayan Gürlek, “Burada bir cinayet var. Devletin bu cinayeti çözmesi lazım. Üzerine gitmesi lazım. Özellikle hayatının baharında tazecik bir genç kardeşimizin vefatı devletin sorumluluğundadır.” ifadelerini kullandı. Gürlek, suçun olduğu yerde mutlaka bir failin de bulunduğuna dikkat çekerek, geçmişte eksik kalan delil toplama süreçlerinin bugünkü teknolojiyle telafi edileceğini belirtti.

Bakan Gürlek sözlerine şöyle devam etti: “Ortada bir suç varsa mutlaka bir fail vardır. Bunu çözmek bizim görevimiz. Bu olaylarda delillerin sıcağı sıcağına toplanması lazım. O zaman toplanmadı demek şu an toplanmayacağı anlamına gelmez. Şüpheli görülen her iz, bulgu ve veri bugünkü teknoloji ve şartlarla yeniden değerlendirilmeli.”

Binaya Giren 12 Kişiye Mercek Altında

Soruşturmanın en dikkat çekici gelişmesi ise olay günü ve sonrasında binaya girdiği tespit edilen 12 kişi üzerinde yoğunlaşıyor. Bakan Gürlek, bu 12 kişinin DNA incelemesinin yapılacağını ve o dönem görev yapan cinayet bürosu ekipleriyle tekrar görüşülerek gözden kaçan bir detay olup olmadığının araştırılacağını ifade etti. Ayrıca ailenin talebi doğrultusunda, daha önce şüpheli olarak görülen ancak hayatını kaybetmiş olan dört kişi için “Fethi Kabir” işleminin yapılmasının uygun bulunduğu açıklandı. Bu sayede mezarlar açılarak elde edilecek bulgular, tırnak altı DNA örnekleriyle karşılaştırılacak.

Yıllar Sonra Gelen DNA İpucu ve Zaman Aşımı Kararı

Çağla Tuğaltay cinayeti, 2000 yılında hazırlanan ilk kriminal raporda tırnak altında DNA bulunmadığı belirtilmesine rağmen, 2013 yılında yapılan modern incelemede şaşırtıcı bir dönemeç almıştı. Yeniden yapılan analizlerde genç kızın tırnakları arasında, boğuşma sırasında kaldığı tahmin edilen yabancı bir erkeğe ait DNA profili tespit edilmişti. Bugüne kadar binlerce kişiden alınan numunelerle eşleşmeyen bu iz, şimdi yeni şüpheliler ve binaya giren kişiler üzerinden tekrar sorgulanıyor.

Dosya, normal şartlarda 5 Haziran 2020’de zaman aşımına uğrayarak kapanma noktasına gelmişti. Ancak savcılığın, kapıcının ifadesini alması ve kan örneği karşılaştırması talep etmesi hukuken “zaman aşımını durduran işlem” olarak kabul edildi. Bu hamle, 26 yıldır sonuç alınamayan davanın tamamen kapanmasını engelleyerek bugünkü kapsamlı operasyonun önünü açtı.

Acılı Annenin Tek Umudu Yeni Soruşturma

Görüşme sırasında duygusal anlar yaşayan Çağla Tuğaltay’ın annesi Gülnur Saygı Tuğaltay, yıllardır sesini duyurmaya çalıştığını ifade etti. Bakan Gürlek’e teşekkürlerini ileten anne Tuğaltay, “Şimdiye kadar ben hep ulaşmak istedim. Ama hiçbir geri dönüş alamadım. Bir tek siz ilgilendiniz.” diyerek adaletin bu kez tecelli etmesini beklediğini dile getirdi. 9 savcı ve yüzlerce polisin elinden geçen, ancak bir türlü çözülemeyen bu kördüğümün, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın titiz çalışmasıyla çözülmesi hedefleniyor.