Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Bahçeli neden gıda güvenliğini beka meselesi ilan etti ve mutfaktaki tehlikeye karşı hangi uyarılarda bulundu?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada gıda güvenliğinin milli bir beka meselesi olduğunu vurgularken, “Bize düşen köyü boşaltan değil, milletin efendisi olan köylüyü yaşatan politikaları hakim kılmaktır.” diyerek tarımsal üretimin stratejik önemine dikkat çekti. Küresel gerilimlerin sadece cephede değil, vatandaşın sofrasında da hissedildiğini belirten Bahçeli, gıda arzının korunması için seferberlik çağrısında bulundu.

Ortadoğu’daki ateşkes krizin bittiği anlamına mı geliyor?

MHP Lideri Devlet Bahçeli, konuşmasının ilk bölümünde Ortadoğu’daki karmaşık tabloyu ve küresel güç dengelerini analiz etti. Bölgedeki hareketliliğin sadece askeri operasyonlarla açıklanamayacağını belirten Bahçeli, “Ortadoğu’da önümüze gelen manzarayı bugün münferit olarak sadece sıcak çatışma başlıklarıyla, birkaç gün sürecek gerilim dalgalarıyla anlamaya kalkışmak büyük resmi ıskalamak olur. Karşımızdaki tabloda diplomasi ile askeri harekatların arasında ilmek ilmek örülmüş çok katmanlı bir hesaplaşma ağı durmaktadır.” ifadelerini kullandı.

İran ve İsrail arasındaki gerilime ve sağlanan geçici ateşkese değinen Bahçeli, durumun hala bıçak sırtında olduğunu hatırlattı. Bahçeli, “ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırıları ile başlayan savaşın iki haftalık ateşkese bağlanmış görülmesi krizin bittiği anlamına gelmemektedir. Bu ateşkes kapsamlı bir uzlaşıdan ziyade tarafların temel hedeflerine ulaşamadığı bir noktada pozisyonlarını gözden geçirmesine imkan tanıyan bir duraklama niteliğindedir. Kalıcı çözüm zemini oldukça zayıftır.” şeklinde konuştu.

Dünya Barış Konseyi için tarihi bir mecburiyet vurgusu

Küresel bir çatışma riskine karşı Türkiye’nin çözüm odaklı duruşunu hatırlatan Bahçeli, Birleşmiş Milletler nezdinde yeni bir mekanizmanın kurulması gerektiğini savundu. Üçüncü Dünya Savaşı ihtimalinin yüksek sesle konuşulduğu bu dönemde, Türkiye’nin sorumluluk almaya hazır olduğunu belirten Bahçeli, “BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in öncülüğünde ABD, Rusya, Çin, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin katılımıyla bir Dünya Barış Konseyi mekanizmasının hayata geçirilmesi tarihi bir mecburiyettir. Türkiye tarihinin yüklediği sorumlulukla elini taşın altına koymaya hazırdır.” dedi.

Lübnan’daki saldırılar üzerinden İsrail yönetimini sert bir dille eleştiren Bahçeli, uluslararası sistemin etkisizliğine vurgu yaptı. Bahçeli, “İsrail’in Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarında yaşanan can kayıpları, siyonist hesapların Lübnan topraklarını terk etmeye niyetli olmadığını göstermektedir. İsrail’in Lübnan’ın egemenliğini ihlal eden saldırıları derhal durdurulmalı. İsrail bu savaşın gerçek ve tek sorumlusudur. İsrail üzerinde bir baskı mekanizmasının işletilememesi uluslararası sistemin esas sorunudur.” açıklamasında bulundu.

İç cephe ve Terörsüz Türkiye süreci neden önemli?

Türkiye’nin iç huzurunu bozmak isteyen odaklara karşı uyarılarda bulunan Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin stratejik bir gereklilik olduğunu söyledi. İç cephenin sağlam tutulmasının dış tehditlere karşı en büyük kalkan olduğunu ifade eden Bahçeli, “İç cepheyi sağlam tutmadan, dış kuşatmayı yarmak mümkün değildir. Terörsüz Türkiye sürecini sürdürmekteki ısrar ve kararlılığımızın temel sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır. Hal böyleyken bu süreci bahane ederek MHP’nin çizgisini sorgulamaya yeltenen sözde muhalefet her şeyden önce kendi basiretsizliğini ele vermektedir.” dedi.

Tarım ve gıda güvenliği neden ertelenemez bir yatırım kalemidir?

Gıda güvenliğini doğrudan milli savunmanın bir parçası olarak tanımlayan Devlet Bahçeli, tarım sektörünün sadece bir ekonomik faaliyet değil, hayati bir zorunluluk olduğunu belirtti. Dışa bağımlılığın bir milleti diz çöktüreceğini hatırlatan Bahçeli, “Tarım meselesine sadece çiftçinin gündemi gibi bakamayız. Tarım, toprağın hayatla buluşma biçimidir. Günümüz dünyasında bir millete diz çöktürmenin tek yolu işgal değildir. Dışa bağımlı hale gelen millet, diz çökmüş demektir. Bu nedenle gıda güvenliği doğrudan doğruya bir milli beka meselesidir. Tarım meselesi ertelenebilecek bir yatırım kalemi değildir. Savaş bazen sınır hattında olur, bazen gümrük kapılarında, bazen vatandaşlarımızın kesesine giden yolda olur.” ifadelerini kullandı.

Çiftçilerin ve köylülerin korunması gerektiğini savunan Bahçeli, fahiş fiyat artışlarına ve fırsatçılara karşı devletin sert tedbirler alması gerektiğini belirterek şunları ekledi: “Bize düşen toprağı küstürmemektir. Bize düşen çiftçiyi yalnız bırakmamaktır. Bize düşen köyü boşaltan değil, milletin efendisi olan köylüyü yaşatan politikaları hakim kılmaktır. Kara toprağa terini katık edip, soframıza nimet ulaştıran çiftçimizi ezdirmemek elbette bize düşecektir. Fırsatçıları tek tek belirlemeleri ve nerede bir gayrimeşru bir kazanç alanı varsa derhal devlet eliyle kapatılmalıdır.”

Yerli Malı Haftası yeniden müfredata mı giriyor?

Güvenli gıdaya erişimin bir ahlak meselesi olduğunu vurgulayan Bahçeli, eğitim ve tarım bakanlıklarına ortak çalışma çağrısında bulundu. Geçmişteki Yerli Malı Haftası’nın önemine değinen Bahçeli, “Güvenli gıdaya erişim konusu Türk milletinin yarınını hangi bünyeyle taşıyacağının meselesidir. Çocuklarımızın sofrasını korumak geleceğimizi korumaktır. Hatırlar mısınız, okullarda düzenlediğimiz yerli malı haftasını? Yerli malı haftaları tam bu meselenin muhafızıydı. Sade görünürdü ancak mesaj açıktı. Bir ahlak kazanımıydı. Çocuklarımızın birlikte yedikleri meyveler onlara paylaşmayı öğretirdi.” dedi.

Bu geleneğin modern çağa uygun şekilde canlandırılması gerektiğini belirten Bahçeli, “Bu anlayışın güncellenmiş ve çağın ihtiyaçlarına göre tasarlanmış şekilde Milli Eğitim Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çalışmasıyla ele alınması gerektiğine inanıyorum. Çocuklarımıza toprağın önemi anlatılmalı.” diyerek sözlerini tamamladı.