MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin geleceğine dair hayati mesajlar vererek terörsüz bir Türkiye vizyonunun asla bir taviz değil, aksine tarihi bir sorumluluk olduğunu ilan etti. Bahçeli, “Barış için çıktığımız bu kutlu yola baş koyduk” diyerek sürecin kararlılıkla devam edeceğini vurgularken, bölgesel krizlerden Kıbrıs meselesine kadar geniş bir yelpazede önemli değerlendirmelerde bulundu.
Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli, Türkiye’nin küresel siyasetteki konumuna dikkat çekerek ülkenin barışı önceleyen bir duruş sergilediğini belirtti. Türkiye’nin aynı anda birçok kriz alanını okuyabilen ve farklı masalarda bulunabilen nadir devletlerden biri olduğunu ifade eden Bahçeli, diplomasinin önemine değindi. Türkiye’nin savaşların yayılmasını ve bölgemizin istikrarsızlaşmasını istemediğini söyleyen Bahçeli, arabuluculuk imkanlarının sonuna kadar değerlendirileceğini kaydetti.
Türkiye bölgesel krizlerde nasıl bir yol izleyecek
Diplomasinin bir başkasının hesabına eklenmek olmadığını vurgulayan Bahçeli, “Türkiye savaşların yayılmasını krizlerin derinleşmesini şehirlerin yıkılmasını ve bölgemizin kalıcı istikrarsızlık alanına dönüşmesini istemez. Türkiye arabuluculuk imkanlarını değerlendirir. Diplomasiye önem vermek başkalarının hesabına eklenmek manasına gelmez. Hiçbir gücün bölgesel uzantısı olmayız. Barış siyaseti yalnızca iyi niyetle yürütülemez. Sahada gücü olmayanın masadaki sözü zayıflar. İç cephesi kırılgan olanın, dış politikada manevra kabiliyeti azalır.” diyerek Türkiye’nin milli gücünün önemine işaret etti.
Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’de neler oluyor
Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki gelişmelere de değinen MHP lideri, Türkiye’nin barışçıl tutumunun milli çıkarlardan ödün verileceği anlamına gelmediğini net bir şekilde ifade etti. Özellikle Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bölgedeki tutumunu sert bir dille eleştiren Bahçeli, KKTC’nin güvenliğinin Türkiye için bir milli mesele olduğunu hatırlattı.
Bahçeli, bölgedeki enerji ve güvenlik denklemlerine dair “Fransa’nın, Yunanistan’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ve İsrail’in Doğu Akdeniz’de kurmaya çalıştığı güvenlik ve enerji merkezi temaslar dikkatle takip edilmelidir. Fransa’nın bölgeye tarihi komplekslerle bakması istikrar üretmez. Sayın Macron’un siyasi ölçeğini aşan Napolyonculuk hevesine kapılması Türk ve Fransız milletleri arasındaki kadim ilişkilere fayda sağlamaz. Türkiye, Kıbrıs Türkü’nün hakkını başkalarının insafına terk etmeyecektir. Kıbrıs stratejik hafızamızdır.” ifadelerini kullanarak Türkiye’nin geri adım atmayacağını belirtti.
Terörsüz Türkiye vizyonu bir teslimiyet mi
Kamuoyunda tartışılan yeni sürece dair en net açıklamalarını yapan Bahçeli, terörün sona ermesinin Türkiye için bir şahlanış olacağını dile getirdi. “Barış için çıktığımız bu kutlu yola baş koyduk. Kalkınmanın önündeki en büyük engel ortadan kalkacak.” diyen Bahçeli, bu sürecin bir pazarlık veya taviz olarak nitelendirilmesine sert tepki gösterdi.
Partisinin bu yoldaki sarsılmaz duruşunu “MHP tarihi sorumluluğun arkasındadır, kararlıdır.” sözleriyle mühürleyen Bahçeli, eleştirilere şu yanıtı verdi: “Terörsüz Türkiye teslimiyet taviz terör örgütü ile pazarlık değildir. Şayet MHP’yi vatana ihanetin merkezine koymaya cüret ediyorlarsa gaflet zindanlarına düşmüşlerdir. Hiç kimse MHP’nin adını terörle yan yana getiremez. Terörun her türlüsü topraklarımızdan atılacak. Terörsüz Türkiye komşunun komşuya güvenmesidir, çiftçinin tarlasına korkusuz gitmesi öğretmenin sınıfa başı dik girmesi yatırımcının Anadolu’nun her köşesine güvenle erişmesidir.”
Hürmüz Boğazı ve bölgesel riskler Türkiye’yi nasıl etkiler
Konuşmasının son bölümünde küresel risklere de değinen Bahçeli, ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin Türkiye için ciddi bir tehdit potansiyeli taşıdığını söyledi. İran ile ABD arasındaki kırılgan ateşkesin Hürmüz Boğazı’nda sarsıldığını ve silahların yeniden konuşmaya başladığını belirten Bahçeli, bu durumun Türkiye’nin sınır güvenliğinden enerji maliyetlerine kadar geniş bir alanda “büyük bir deprem potansiyeli” taşıdığı uyarısında bulundu. Bahçeli, terörsüz Türkiye’nin aynı zamanda bu küresel fırtınalara karşı bir güvenlik kalkanı olacağını, acıdan umuda, korkudan huzura geçişin anahtarı niteliği taşıdığını vurguladı.
